www.islamastrolojisi.com "Adalet denge ve huzurun temelidir"

FATİHA EYLEM MANİFESTOSU www.islamastrolojisi.com
1-Etiklik (Eunsü)
2-Müteşekkirlik(Elhamdü)
3-Vicdanilik(ErRahim)
4-Sorumluluk(Yewmiddin)
5-Tevhit(İyyakena)
6-Meşru hedef ve Umutvar olmak(Sırat-ıMustakim)
7-Kimseyi taklit etmemek ve kendin olmak, samimi olmak(Gayrilmağdubi) #KABENİNHAYATŞİFRELERİ KİTABIMDAN ALINTIDIR...

18 Mart 2015 Çarşamba

Lale ve Gül - Hilal ve Yıldız - Hidrojen ve Oksijen

Lale Hilal ve Hidrojen Kardeştir
Tıpkı
Gül Yıldız ve Oksijen Kardeşliği gibi....
Lale sıradan bir çiçek değildir. O Anadolu yarım adasının özgün çiçeği olmakla beraber içinde sembolik olarak bir çok anlamı barındırmaktadır. Bir döneme adını veren bu çiçek Allah ve Hilal kelimeleri ile aynı harflerle yazılır Arap dilinde. Bu nedenle Hilal ile beraber Allahı simgelemiştir hep. Elementlerden Hidrojen tek elektronu, tek protonu ve tek nötronu ile Allahın tekliğini belirtmekte. Atomlardan Tevhidi en iyi temsil eden Hidrojendir.
Dilerseniz bu üç kombinasyonu inceleyelim.

LALE VE GÜL ( Gül'e LA ve İLLA'yı LALE Söyletir )

Lale yukarda belirttiğim özelliğinden dolayı camilerimizde süsleme sanatında kullanılmış ve hale kullanılmakta. Lale yetiştiriciliği öylesine büyük bir tutku olmuşki bir döneme adını vermiş. Avrupa'da Hollanda'da da yetiştirilen Lale'nin Osmanlı İmparatorluğundan Hollanda’ya Hollanda elçisi Buspecq aracılığı ile götürüldüğü biliniyor tarihsel kayıtlarda. Hollandaca Tulip olan Lalenin adının ise Osmanlı sarığından geldiğini çok az insan bilir. Hollandalı elçi kafasına Lale takan birini görmüş ve işaret ederek Wat is dat? dediğinde Osmanlı vatandaşının sarığını işaret ettiğini sanıp ona Turban ( http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrban_%28erkek_ba%C5%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%29 ) demiş ve Elçi Lalenin adını Hollanda’ya gittiğinde Turpen olarak anlayıp söylediğinden adı Batı Avrupa'da bu sözden türetilmiş ve ingilizceye de TULIP olarak geçmiştir.

Lale kısa sürede Türkiye'de Lale devrinde olduğu gibi Hollanda'da da tutku olmuş ve halkı lale sevgisi kaplamıştır. Çeşit çeşit laleler yetiştirilmiştir.

Camilerimizde motiflerde görülen lalelin adı İstanbul Lalesidir. O lale artık günümüzde maalesef yoktur ve sadece resimlerde kalmıştır. Bu lalelin yok edilmesinin nedeni fakir ve aç İstanbul halkının Osmanlı Padişahı 3. Ahmed'e karşı Patrona Halil’le devrimci bir ayaklanma başlatmasıyla oldu. Patrona Halil ve yanında bulunanların öfkesinden yapılan tüm rönesans özentisi eserler ve Laleler de aldı. Halk o kadar kızgın ve açtı ki gözü dönmüştü. Padişah'ta Halkın öfkesini yatıştırmak için damadı İbrahim paşayı halka verdi. Halkta onu linç etti. Lale işte böyle acıklı olaylara tanıklık etti tarihimizde. Ancak İstanbul Lalesinin yok edilmesi bu devrimsel anlayışta vandalizmin hakkaniyet ve adalet ölçülerini çiğnediğini ve asla İslami etki göstermediğini bize anlatmakta. Şöyle ki Hz Muhammed Mekke’yi fethettiğinde Kabe’deki putları yıkmıştı iyi ve faydalı olan eskiye dokunmamıştı. Bu noktada Komünist devrim ve Patrona Halil'in ayaklanmaları benzerlik göstermektedir. Her ikisi de iyi yada kötü olmasına bakmaksızın adalet ilkesini yerle bir ederek hareket etmiştir kendi devrimlerinde.

Lale, Hollanda'da da benzer etkiler oluşturdu ancak sonu bizdeki gibi olmadı. Hollandalılar Lale'ye sonuna kadar sahip çıktılar ve onlar bugün bizim bize has bu çiçekten dünyaya milyarlarca adet satıp ülkelerinin ekonomilerine katkı sağlamaya devam etmekteler.

Lale başta belirttiğimiz gibi Allah ve Hilal kelimeleriyle geleneksel inancımıza Yahudi Kabalasından giren EBCED hesabına göre de yine bu kelimelerle 66 rakamını paylaşmaktadır. ( 666 yı Şeytanın sayısı olarak görme buradan ve 6666 ayet diye belirtilen Kuran ayetlerinden esinlenme yapmıştır Batı ).

Gül ise peygamber efendimizi simgelediği inanılarak her zaman sevilen bir çiçek olmuştur. Edebiyat ve müziğimize bile etki etmiştir bu durum. Türk sanat müziğinin çok ünlü ve çok sevilen bir şarkısı Hz Muhammed (SAS) için yazılmış ve bestelenmiştir ( Lütfen dinleyiniz https://www.youtube.com/watch?v=Q8kUr0Tdl0Q ). Gülün dikenleri aslında insanın neye LA demesi gerektiğini neye dokunamamasının da ifadesi. La İlahe demenin bir ifadesi. Aynı zamanda Neyhi anhil münker ve haramları sembolize eder. Gülün kendi içinde açılımı iç içe olması kırmızısının en önce düşünülmesi Allah’ı aşkla sevmeyi İLLA ALLAH demeyi bunun karşılığı olarak emri bil marufu görmeyi sevginin temelinin iyilik yani maruf olduğunu anlamayı ifade etmektedir. Bir diğer ifadeyle Lale Allaha imanı simgeliyorsa Gül'de bu iman için neye dikenlerde dokunmamayı Münkire yaklaşmamayı ama sevgiyle Marufa yönelmeyi ifade eder. Gül Hayatın içinde zıtlıkları dualizmi en iyi ifade eden çiçeklerdendir.

HİLAL ve YILDIZ

Bayrağımızda da bulunan HİLAL aslında ilkel Araplarda da kutsal sayılan semboldü ve baş Put HUBEL'in kafasında bulunan semboldü. Aslında Hilal Arapça olsa da bu dilin kardeşleri Aramice ve İbranice de de benzer seslere sahiplerdir. İslamda özellikle zamanın Ay'a göre olması, Ramazan ayının buna göre belirlenmesi vb bir çok sebeplerden dolayı kutsal sembol olarak kabul edilmiş ve İslam süsleme ve sanatına mimarisine yansımaları olmuştur. Allah ve Lale ile aynı ebced 66 sayısına sahip olmasıda ona prestij kazandırmıştır. Bugün dünya üzerinde bulunan onlarca İslam ülkesinin bayrağında ( Türkiye, Pakistan, Libya, Malezya, Tunus, Cezayir, Özbekistan, Malay, Azerbaycan vb) Allahı sembolize eden Hilal bulunmaktadır.

Yıldız Hilal'e göre daha küçük ve beş köşeli olarak sembolize edilmekte. Bu aslında İslam’ın beş şartını, bunların pratiğine, Hz Muhammed'in AHLAKINA ve KURAN'A PARALEL sahih sünnetine işaret etmektedir. Yıldız ayrıca beş vakit Allah'ın huzurunda duruşu, Ateş Hava Toprak Su ve RUH'un insan da buluşmasını insanın beş temel ilke ( Hava: Kibre karşı tevazu, Ateş: Zulme ve Şehvete Karşı Adil Öfke/Hilmet, Toprak: Cimriliğe karşı cömertlik, savurganlığa karşı tutumluluk. Su: Geçmişin acısı ve tatlısı ile günü heba etmemek. Geçmişi ırkçı yaklaşımla BABA değil rahmetle ANA görmek. Ruh: Bütün bunlarla ARINMA ÇABASI ).

HİDROJEN VE OKSİJEN

Hidrojen yukarda da belirttiğim gibi tek elektronu tek protonu tek nötronu olan tek atomdur ve Elementler tablosunda Allah'ın tekliğini tevhidi ve Yaratıcıyı simgeleyen ilginç bir atomdur.

Hidrojen yanıcı bir maddedir. En hafif atomdur. Hidrojen'in anlamı Hidro SU dan gelir. Çünkü yandığında Oksijenle birleştiğinde ortaya enerji çıkar ve hayatın membağı Allahın evrimle getirdiği yaşamın başlangıç noktası SU oluşur. Hidorhen'in sombol harfi H dir. H önemli bir harftir çünkü AllaH'ın adında da bulunur. Ağızdan çıkan bir nefestir H Allahına dını söylediğimiz her an nefesimizi veririz tıpkı çok yorulupta ağzımızdan çıkan "huuuu" der gibi. Allahın adı aslında TEVHİDİDE barındırmakta. Gerçekte L ile kapanan kısım tüm putlara vücudu kapatmaktır LA ile. Ancak derin bir nefesle HHHH uzun bir AllaHHHHH demek sonda HU ruhta bir açılımdır. Hidrojen bu açılımı Oksijenle yapar.

En önemli bağını Oksijenle yapar HİDROJEN. Oksijen element tablosundaki sembolü " O " dur. Bu aslında kulun hayatın merkezine Kabe ve değerlerini almasıyla sağdan sola çizdiği tavafın şeklidir. Kul çizdiği tavaflarla hayata 360 derece bakar, sığ değil, statik değil, dogmatik değil, yerinde sayan değil yürüyen düşünen, merkeze Kabe'nin dört köşesi olan Adalet Ahlak Sorumluluk ve vicdan'ı koyan bir kafadadır. Oksijen Kul merkeze aldığı Hidrojenle cem olduğunda ve yandığında ortaya SU çıkar. O SU ki Araf Suresinde belirtilen Allah arınma gayreti içinde olanlarla beraberdir gereğince bir kulun aklının arınması olan LA ve İLLA'ları neye ve kimlere söyleyeceğini belirlemesinden sonra AB(SU)-DEST(EL) ile gelen arınma çabasını oluşturmaktadır. Arınma çabası noktasal değil zamana lineal (Doğrusal) ve paralel giden bir süreklilik arz eder. Belli bir zaman sıkışan arınma çabası yoktur bu tamamen zaman çizgisine paralel bir emeği kapsar. Bu doğrusal hareket insanın SAFA (İhtiyaçların karşılanması ) tepesi ile MERVE (Cömertlik) tepesi arasında gidiş gelişlerinin tefekkür dolu yürümesi olan SA'Ydır (ÇALIŞMADIR EMEKTİR). Tavaf inancın Fatiha manifestosu 7 ilkeyi İMANI MERKEZE ALARAK TAVAFIN hayatın membağı oksijen'in sembolü " O " şehlinde hareketi ile üstünde taşırken SA'Y ise bu ilkelerin Lineal olarak ZAMAN EMEK bağlantı ik paralel çizgisinde arada bir bağlantı kurmak olan H ile hidrojenle özdeşleşen semboldür. Bunlar insan aklının kendi doğasında bulunan bilinçaltı ve bilişsel birikimlerinin yansımasıdır. H ve O'nun birleşimi ile H2O (SU) Kuran'da RAHMET olarak anılan Yağmurlarla gelmekte. O yağmur ki biraz önce anlattığım H ve O 'nin birleşiminde kendini bulur. Her çartma temas bir hayat enstrümanı oluşmasına aksiyona gebedir. Gebelik bile sevginin RAHİM'de çarpışmasıyla hayata yol bulur kendinde. Rahim merhametin kaynağı Allah'ın ismiyken işte böyle verilmiştir ANAlara. Analık bir CEMden sonra oluşur, sevdiği Hidrojeni ile yanan Oksijenin çıkarttığı enerji olan sonrasında gereken emek için bir hediyedir orgazm. Evlat bu çarpışmanın akabinde hayata gelir. Aslında aile H2O'dur. Topluma rahmet damlacığıdır. Analar ve babalar sorumlu ebeveyndir. Bu birleşim topluma hayat verir kan verir can verir. Evlenmek aile kurmak ve bu ailenin desteklenmesi tıpkı çevreci mantıkla suların kirletilmemesi gibidir. Bu anlattıklarımı dikkatle düşünen ve bağlantıları yakalayanlar görürler ki paranın maddenin altının put olduğu ortamlarda su kirlenecektir. Bir Müslümanın Kabeyi gördüğünde yaşadığı ruhsal çarpılmada bu türdendir. Aynı çarpılmayı yaşayan binlerce milyonlarca insan anlam kökü analık olan ÜMMET ailesini oluşturur yada oluşturması gerekir. 

Oysa biz H2O ile başlatmamış mıydık arınma çabamızı?

Selam olsun arınma çabasından vazgeçmeyenlere, amel (emek) harcayanlara, emeği sadece işçinin değil, ananın, babanın eşin emeğini de görenlere, Allahın her varlıktaki emeğini gören akıllara, karşılıksız seven tüm yüreklere selam olsun. Selam olsun anlama, hissetme sınırlarını genişletenlere....

Yazıklar olsun marufu kısıtlayanlara, münkiri kutsayanlara ve hayatlarında bir kez olsun TEVHİT ne demek düşünmeyenlere....

En derin saygılarımla...
Ayhan Özcimbit

Not: ( Son kitabım "Kabe'nin Hayat Şifreleri Sembollerin Dili'nden yer yer alıntı içermektedir )







HAYAT ve DÖRT İŞLEM

Hayatın
Dört Elementi ve Dört İşlemi Vardır.
İnsan bunun tam ortasındadır.

Akil x Düşünmek = Fikir
Bilgi x Akil x Düşünmek x Zeka x Hayal= Icat
Akil x Düşünmek + Bilgi x Fikir = Hikmet
Hikmet + Eşya = Hakikat
İnsan + Nihilizm = Nitsche
İnsan + Adil Düzen = Erbakan
İnsan – Vatan = Mülteci
Mülteci / İnsan = Çile
İnsan - Tefekkür = Muhafazakâr
İnsan - Vicdan - Adalet - ILM = ISID
İnsan - Adalet - Hikmet + Para = Kraliçe Elisabeth
İnsan - Ahlak x Menfaat= Ciamaat + Illimunati
İnsan + 6 ok = Kemalist
İnsan + 9 ışık = Ülkücü
İnsan + Emek - iman = Komünist
İnsan - Emek + Hırs + Para = Kapitalist
Polis + Ayakkabı Kutusu + Mossad = Paralel Emniyetçi
İnsan + Çocuk + Sencililik = Anne
İnsan - umut / çaresizlik = İntihar
İnsan + Kabe = Düşünsel Tavaf + Vicdani Tavaf
√Kuran⁴ = Tevhit
Tevhit⁴ = Kuran
√Sünnet = Nehyi Anhil Munker + Emri bil Maruf
(Tevrat – Kabala) + (İncil – Petrus) = Vahiy
İnsan X Cömertlik = Ebu Bekir
İnsan x Adalet = Hz Ömer
İnsan x Tevazu + İlim = Hz Ali
İnsan x Hilmet + Haya = Hz Osman
İnsan x Entrika = Muaviye + Mervan
İnsan + İntikam = Yezit + Kerbela
Ümmet – Kerbela – Analık = 0
Cadde + Ayetler = SIRAT
SIRAT – Ayetler = Tarikat
İnsan + HUŞU = Namaz
İnsan – Namaz = L
İnsan + Ramazan = Rahmet
Hayat – Umut = İntihar
Hayat – Güven = 0
Umut x Güven + Vahiy + Amel (Emek) = İman
İnsan - İhlâs = Münafık
İnsan + Fatiha = Müslüman
İnsan - Kuran + Hurafe = Yobaz
İnsan - Bakara = Yahudi
İnsan - Ali İmran = Hıristiyan
İnsan - Nisa = İtilmiş
İnsan – Ebu Leheb = Zeyd
İnsan + Hadis = İmam Safi
İnsan + Düşünsel Tavaf = İmam Azam

INSAN + Kuran = Muvahhit

17 Mart 2015 Salı

17 Mart MARS ve URANÜS Birleşmesi, 20 Mart GÜNEŞ TUTULMASININ ETKİLERİ (2015)


Bana Sosyal medya üzerinden Mars ve Uranüs'ün 17 Mart'ta aynı hizaya gelmesinin ve 20 Mart'ta ki Güneş tutulmasının astrolojik etkileri sorulmakta. İnsanlarda bununla ilgili bir telaş var. Bununla ilgili cevabım aşağıdadır.

Koç ve Akrebin yöneticisi Marsın insanlara ve dünyaya mücadele, hırs, kabına sığmama, savaşlar, aşk vb etkiler vermekte. Kova'nın yöneticisi Uranüs'de gökyüzünden insanlara özgürlük, bilgelik ışığının manyetik dalgalarını yayar. Bu iki gezegenin aynı hizadan (Birleşmeleri) ve etkilerini birleştirerek güçlü şekilde insanlara ve dünyaya yayacakları aşikar.

İnsanların genelinde siyasetçilerin veya cemaat liderlerinin konuşmalarına doyduğunu düşünür ve hepsini çöpe atma isteği uyanır. Kısacası bu ikisinin sosyal olaylarda kanın kaynamasına destek olabileceğine düşünüyorum. Küçük kıvılcımların geriye dönülmez sonuçlar vereceği anlardır bu zamanlar.

17 Mart Mars Uranüs Etkisi

Bu dönemde insanlar kıstılanmışlıktan daha fazla bıktığını anlar, özgür ve bağımsız olma isteği daha fazla artar. Kendisini kısıtlayan her şeyden daha fazla uzaklaşmak ister. 

Bu birleşim Doğum haritasında birinci evinde olan KOÇ'larda hemen her alanda olur.

Boğalar ve yüksleni boğalarda anlam vermemedikleri içsel sıkıntı yaşarlar. Kısıtlanmış bir şekilde hissederleri yüreklerini.

İkizler ise dost ve arkadaş çevresinin kısıtlanmışlığını yada bir organizasyon içinde kendilerini bunaltan bir sorumluluk içinde bulabilir. 

Burcu ve yükselen burcu Yengeçler ise kariyerlerinde istediklerini alamamış olmanın hüznü vardır. Hiç bir şey istedikleri gibi gitmediğini düşünerek başta Allaha isyan etme eğilimi içinde olurlar. 

Aslanlar ise inançlarını tekrar gözden geçireceği bir dönemi yaşarlar.

Başaklar ise biraz daha ileri giderek rutinlerden bıkıp arabasına atlayıp hızla otobanda seyretmek isteyebilir.

Teraziler ise evliliğin ve ortaklığın kendilerini ne kadar çok kısıtladığını düşünebilirler.

Akrepler ise çalışma yaşamasında istediğini alamamış olmaktan şikayet edebilirler bu dönemde.

Yaylar aşk ve çocuklar konusunda bu etkiyi hissederler. Sevdiğini bulmuşsa ondan bıkma eğilimi, bulamamışsa bulamamanın verdiği bir isyan ortaya çıkar. Çocuklardan kaynaklanan sıkıntılar ve onların sebep olduğu kısıtlılık duygusu hakimdir.

Oğlaklar ise baba ocağından gelen etkiyle kendilerini kısıtlı hisseder. Talepkar ve istekleri bitmeyen anne baba veya kardeşlerden bunaldığını hissedebilirler.

Kovalar ise iletişimde kendini yeterince ifade edememe de sıkıntı yaşar.

Balıklar ise uğraşıp didinip bir türlü tam anlamıyla gerekleşmeyen ekonomik özgürlüğü elde edememekten dolayı bunalmıştır. Bu sebeplerden dolayı isyan edebilir.

Bu birleşimin iç dünyamızada oluşturduğu ve her birimizi başka başka etkilediği bu dönemde en iyi edilecek dua şudur: 

"Hasbun Allahu venimel vekil ve nimel mevla ve nimennasir" olmalıdır. 

Özellikle tasavvuf eğilimli olan kişilerin bunu sürekli tekrarlamaları tam bir meditasyon iç rahatlama sağlarken Tasavvuf eğilimi olmayan Muvahhit Müslümanlar ise bu ayetin anlamını düşünerek geriye doğru bakıp "Ne geçmedi ki hayatta, ölüm var " demelerini tavsiye ederim.

20 Mart GÜNEŞ TUTULMASININ BURÇLARA VE YÜKSELENLERE ETKİLERİ

KOÇ: İç dünyanızda depremler olacaktır ve sorgulamadığınız ve sorgulamaya yanaşmadığınız konuları gündeminize alabilirsiniz.

BOĞA: Rutinleriniz ve dostlar konusunda her şeyi gözden geçirebilirsiniz. Bazı dostlukları bitirip yeni çevre edinme isteyebilirsiniz. Eski ideolojik düşüncelerinizi bırakıp yeni felsefeler geliştirebilirsiniz.

İKİZLER: Bu tutulma sizin kariyer ve şöhret evinizde. Kariyer değişiklikleri yapabilir ve şayet ünlü biriyseniz yeni fırsatlar ortaya çıkma ihtimali var olduğunu bilin. Allah bir kapıyı kapatır başkasını açar sözünü kariyerde yaşama ihtimali yüksek.

YENGEÇ: Bu konu eğitim, inanç düşünce sisteminizde değişikliklere sebep olabilir. Eskiden inandığınız ne varsa daha farklı bakış açısı getirebilir başka bir ülkeye taşınma yaşama fikri ortaya çıkabilir yada böyle bir fırsat ortaya çıkabilir.

ASLAN: Uzun zamandan beri elinizde tuttuğunuz yatırım araçlarını özellikle emlak konusunda farklı alanda değerlendirmek isteye bilirsiniz. Ayrıca beklemekte olduğunuz davaların sonuçlanma ihtimalide güçlü. Ölüme ve hayata farklı bakacağınız bir kapıdan girmektesiniz.

BAŞAK: Evli olanlar ve bir işe ortak girmiş olanlar bu tutulmadan sonra evlilik ve iş ortaklığını sorgular duruma gelecektir. Bekar olanlar ise evlilik konusunda daha farklı kriterler oluşturmaya başlar. Ortak iş yapmak isteyen başaklara yeni fırsatlar açılabilir.

TERAZİ: Kasım 2009 ve Ekim 2012 yılları arasında yoğun bir şekilde yaşanmış Satürnlü zor yılların, Ekim 2012 - Aralık 2014 arası yaşanan maddi yansımalarıyla yorgunluğunu hala atamamış olanlar için yeni pencereler yeni iş fırsatları gündeme gelebilir. Bu konuyu iyi değerlendirmelidirler.

AKREP: Aşk hayatında aradığını bulamayan akrepler için yeni başlangıçların arifesi denebilir. Eski düşünceleri ve ağır kriterleri hafifleterek "Nefes Alsın Yeter" moduna kadar düşmese de sevgilide aranan en temel kriter olarak adaletli ve etik biri olması her zaman iyidir. Çocukları olan Akrepler bu tutulmayla evlatları hakkında yeni bir vizyon oluşturabilir..

YAY: Tutulma yaylarda baba ocağı ve aile sorumlulukları konularında yeni gelişmeler ortaya çıkartır. Yeni bir eve taşınma isteği de artabilir.

OĞLAK: Bu tutulma oğlaklarda tarz değişikliğine neden olabilir. İletişimde ve insanlara yaklaşımında oğlaklar yeni bir üslup ortaya koyarlar. Zengin oğlaklar yatırımlarını iletişim alanlarında değerlendirmek isteyebilir.

KOVA: Tutulma Kovalarda maddiyat konularında etki ortaya çıkartır. Kovalar maddiyata ve gelir ediniminde farklı yenilikçi bir kapı aralayabilir. Sıkıntıları olsa da bunu aşabilecek kapının kolunu tutabilirler.

BALIK: Tutulma Balık burcunun son dekanın da gerçekleşmekte ki bu da Balıklarda (Özellikle son haftasında doğanlar) eskinin tamamen yıkılıp yeninin ortaya konmasına yol açacaktır. Balıkların bu değişime ihtiyacı var.

Sevgiyle kalın dostça kalın...




16 Mart 2015 Pazartesi

BRİTANYA; PARALEL VE İŞİD ORTAKLIĞI

Geçen, İngiliz vatandaşlarını ve parasını IŞİD'e ileten Kanada İstihbaratına çalışan Arap kökenli ajan Türk İstihbaratı tarafından yakalandı. MI6 kendi ellerini yalmamak için Majestelerinin Kanada'lı uşaklarını yani sömürgesini kullanmakta. İlginç olan şu Para Londra'dan çıkıyor aracı banka Bank Asya alan kişi Kanada istihbaratına çalışan arap bir Ajan.

Bunu nasıl okuyacağız?

Olay şu. Bu olay açığa çıkarsa olabildiğince kafa karıştıracak enstrümanlar kullanılmalı ki Londra temize çıksın. Olaya bakın yahu, arap ajan kullanıyorsunuz, Türkiye'de en güvendiği Banka ile parayı yolluyorsunuz İŞİD'e. Hem para hem insan kaynağı Londra'dan gelmekte. IŞİD ile Londra ve Tel Aviv'den emir almayı kesen PKK ve Kürtler cezalandırılmakta, Suriye kan gölüne çevrilmekte. Çeçenistan'dan sonra Suriye'de de vahabi selefi katiller ustaca kullanılmakta. Hemde kimin eliyle ve aracılığı ile?

Öyle görülmekte ki İngilizler Tayyip'i rahat bırakmayacaklar. Önümüzde Cumhurbaşkanlığı koltuğu için geçecek olan tamamında RTE tıpkı hemoroid'i olan bir hasta gibi o koltukla rahat oturamayacak.

Hoş, Cumhurbaşkanı RTE'ninde koltuğunda boş boş oturmaya niyeti yok. Hakan Fidan'ın Milletvekilliğinin, Dış İşeleri Bakanlığına açılan kapıyı şimdilik erteleyen o. Çünkü kavga büyük. MIT'in, Jitem'in, Emniyet İstihbarat'ın içinde ABD Cumhuriyetçilerine dolayısıyla Kraliçe ve Siyonizme hizmet eden adamların tamamı temizlenmesede kabul edilebilir minimum seviyeye gelmediği Fidan'ın MIT'in başına tekrar getirilmesinden belli.

Fidan, madem Milletvekilliği ertelendi, görevine daha fazla asılmak zorunda. Ülkemizde en büyük sorunlardan biri İstihbarat'ın tek bir çatıda hala tam olarak birleşememe sorunu var.

Bütün istihbarat ağı tek ve büyük bir merkezde ya MIT'in çatısı altında toplanmalı yada Ulusal Haberalma Teşkilatı adı altında yine MIT bünyesinde yeniden yapılanmalı. Bir ülkede birbirinden bağımsız görünen bağımsız çalışması tehlikesi bulunan bu kadar çok istihbarat birimi olabilir mi Allah aşkına.

Cemaate bağlı çalışan Emniyette ki İstihbaratçıların MIT'e karşı komplosunu ne çabuk unuttuk. Böyle bir şeyin bir daha yaşanmaması adına İstihbarat yeniden yapılanmak zorundadır. Jitem, Emniyet İstihbarat ve MIT içinde çalışan ne kadar insan kaynağı varsa bunlar yeniden elden geçirilmeli. İçlerinden Paralel devlet örgütüne veya Britanya bağlantısı olanlar varsa derhal görevlerine son verilmeli. Güçlü devlet güçlü ordu ile sağlanamaz. Güçlü Devlet en başta sağlam güvenilir ve kaliteli haber veren, kaynak üreten istihbaratın sağladığı bilgiyle strateji üreten stratejistlerle gelir. Yanlış bir bilgi savaşta yanlış yerin hedef alınmasını sağlar. Gerek kıbrıs çıkartmasında gerekse paralel istihbaratçıların kumpası Uludere'de yaşanan bunlar değil mi? Ülke bunlardan ders almak zorunda.

İşte, yıllarca dost bilinen ülkeler nasıl da ülkenin kuyusunu kendi içimizde din kisvesi altında bulunan ajanlarına yaptırmakta.

Hükümete tavsiyem bu saatten sonra bu yaşananlara rağmen Paralel yapının üzerine daha fazla gitmeli.  Sadece paralel yapı değil onunla iş birliği hevesinde bulunan diğer paralel özentilerinin de üzerine gitmek zorunda.

Yoksa daha çok arap asıllı, Kanada istihbaratı ve cemaat bankası aracılı sıkıntılı durumlar ortaya çıkar. Elbette Türkiye bu sıkıntıları yaşıyorsa bunda büyük hayırlar var. Ne diyor Kuran "Güçlükle beraber kolaylık vardır".....


Lanet getiren büyük ikramiye paraları

Loto ve Piyango Paraları Neden Sahibine Uğursuzluk Getiriyor?
Şimdiye kadar büyük ikramiyeyi alan bir çok talihli aslında biraz zaman geçince bu paranın talih değil bela getirdiğini görmüştür.
Şimdi kendine büyük ikramiye çıkanların öyküsünü önce okuyalım sonra neden böyle olduğunu irdeleyelim.
- Üç Kez Büyük İkramiye Kazanan En Büyük Talihsiz -

1979, 1982 ve 1984 senelerinde yılbaşı çekilişinde üç defa büyük ikramiye kazanan Mustafa Savgan zor şartlar altında ayakkabı boyacılığı yapıyor. İkramiye kazanır kazanmaz hemen yıllarca beraber yaşadığı eşinden ayrılmak isteyen, başaramayınca da kendi ifadesiyle 'öldükten sonra paralar ona kalmasın diye' neyi var neyi yoksa hepsini harcayan Savgan, ikramiyeden kazandıklarını az zamanda bitirmiş. "150 memurun maaşını 2 ayda yiyordum. Lokantalarda ödediğim hesabın 5 katı bahşiş bırakıyordum." diye başından geçen süreci özetleyen Savgan'ın yaşadıkları 'Kaybedebilme Kabiliyeti' isimli bir belgesele bile konu oldu.

- 1995 Yılı Talihlisinin Başına Gelen Talihsizlikler -

Milli Piyango'nun 1995 senesi yılbaşındaki büyük ikramiye talihlisi Ayhan Yalçınkaya diğer kazananlar gibi itirafını yaptı ve "Kazandığım para bana hep uğursuzluk getirdi." diyerek memuriyete bir an önce geri dönmek istedi. Yılbaşı çekilişinde kazandığı 10 milyar liradan sonra diğerlerinin de yaptığı gibi önce işinden ayrılan Yalçınkaya girdiği hiçbir işte başarıyı yakalayamadı. Yalçınkaya, "Emek harcamadan kazandığım o paranın bereketini hiç göremedim, ne iş yaptıysam hep iflas ettim." diye üzüntüsünü dile getiriyor.

- Muğlalı Talihsiz -

Muğla Fethiye'deki Yakacık köyünde yaşamını sürdüren 33 yaşındaki Özcan Arıkan, yılbaşı öncesinde aldığı çeyrek bilete 3 milyon YTL isabet edince kafayı yemiş gibi oldu, eşini ve çocuğunu terk edip ortadan kayboldu, izini kaybettirdi. Sayısal Loto'dan 230 milyar lira ikramiye kazanan Samsunlu Ekrem Çetin da diğerlerinden farklı bir şey yapmadı; parayı kazanır kazanmaz 45 yıllık karısından ayrılmak için dava açtı. Denizli'nin Çivril ilçesinde yaşayan iki çocuk babası Osman Kaplan büyük ikramiyeyi kazanınca yaptığı ilk iş yine yıllarca beraber yaşadığı eşinden ayrılmak oldu. Yeşim Akyol da bir alışveriş merkezinin kendisine hediye ettiği bilete 2 trilyon lira isabet edince evliliğini sürdüremedi ve o da kocasından boşandı.

- Ecnebi Talihsizler -

Biraz da yurtdışından örnek verelim… Amerika Birleşik Devletleri'nde doğan Jack Whittaker 2002 senesinde piyangodan tam 410 trilyon lira kazandı. Evi tam 7 defa soyulan hırsızlık mağduru Whittaker'ın torunu da fidye isteyen insanlar tarafından katledildi. Alkol ve uyuşturucu bağımlısı olan piyango talihlisi çok zor bir hayatın ardından parasını son kuruşuna kadar harcadıktan sonra "Mutluyum, çünkü o uğursuz paradan kuruş kalmadı." diyerek başına gelenleri anlatıyor. İngiltere'de bir çekilişten 23,5 trilyon lira kazanan Michael Carroll, uyuşturucu nedeniyle karısı ve çocuğu tarafından terk edildi. Kanada'da lotodan 8,5 milyon dolarlık para kazanan Gerald Muswagon eline geçen parasını, lüks arabalar, alkol ve uyuşturucuya harcadı ve sonu acı oldu: İntihar etti.
Bunlar neden Başlarına Geliyor?
Çünkü,emek harcamadan kazanılan para, çevrede para almak için yapılan yalakalıklar ve insanın içinde hep sakladığı cinsel açlıklar, hepsinin üstüne Şeytanın telkinleri insana herşeyi unutturuyor.
İnsan bir anda ne oldum delisi oluyor, bunun sonsuza kadar süreceğini sanarak elinde avcunda ne varsa zevki sefası için harcıyor.
En başta, kendisine en zor günlerde destekçi olan, hastayken ona bakan annesini ve karısını ailesini bırakıyor. Kendisini sahte sevgililerin ve sahte dostlukların ve bilimum yalakaların kucağına atınca bu sahte dostlar ikramiye sahiplerine uzağı yakın yakını uzak gösterip saçma sapan yatırımlarla ellerinden bu paraları almaktadır.
İşte emek harcanmadan ele geçen paralar insanın içindeki kötüyü, vefasızlığı, açlıkları, kırılmaları ortaya çıkarmakta ve sahibine hiçte talih getirmemektedir aslında.
İşin tuhaf tarafı büyük ikramiye parasının zarar vermediği tek kitle zaten işadamı veya iş kadını olan kişilerdir. Zira bu insanlar zaten paraya dok oldukları için büyük ikramiyelerin kazanılması onları zaten zengin oldukları için fazla etkilemiyor.
Sorun ani zenginleşmenin getirdiği eskilerin tabiriyle "Ne oldum delisi" olmaktan kaynaklanmakta...

ELİF ADININ ANLAMLARI ve SIRLARI

Elif ve Kıyam

Elif adı Türkiye'de en popüler bayan isimlerindendir ve asla eskimeyen bir isimdir.

Halkımız Allah'ın isimlerinden ona kul olmakla türetilen Abdullah, Abdurrahman, Abulkerim, kızlara Fatma, Emine, Ayşe isimlerini artık çocuklarına eskidikleri için koymadıkları halde Elif adını koymaktadır.

Latincede ki karşılığı "Alfa", Yahudi Alfabesinde "Alef" olan Elif adının hikmetli güzel sırları vardır.
Alfabe içinde Elif Allah'ı simgeleyen bir harftir. Allah adı Elif harfiyle başlar. Elif sayı olarak 1'i simgelerken aynı zamanda Allahın tekliğini vurgular. Bu ifade hakkaniyet ve adalet'te kendini bulur. Zira adil bir akıl Allah'ı tekler ve bir çok ilah edinmez.

Elif yine Arapçada "Elf" olarak sayılardan 1000 anlamınada gelir ki bu Elif harfinin itikat olarak Allah'ın tekliğini, bu itikada sahip olduktan sonra ki itikadın getirdiği sorumluluk ve borçluluk bilinci olan gerçek din anlayışından kaynaklanan ( Zekat ve paylaşma olgularıyla) bereketi de sembolize eder.

Allah'ın Kuran'da geçen bir çok adında Elif ya başta ya da ismin içinde ses olarak bulunur. Yahudilerin  Allah'ın 72 olan isiminde de bir çoğu Alefle(Elif'le) başlar.

Elif adını taşıyan insan adı gibi zarif olmalıdır, adı gibi dosdoğru, doğru sözlü ve dürüst olması beklenilir. Bu ismin sahibinden beklenilen şeylerden biride hakka, hukuka eşyanın tabiatına uygun davranmaya gayret göstermesidir.
Bütün bunları yaşayacak birikime sahip olması için Elif'ler akıllıdır, akıllı olmak zorundadırlar. Lailahe illa Allah'ın içinde bir yığın Elif vardır ve bu eliflerin tamamı akılla söylenen bu söze kelepçelenmiştir fakat bu öyle bir sözdürki insana özgürlük verir, o özgürlük Allah'tan başkasına kul olmamanının manifestosudur. Bu manifesto mala, onun getireceği kibre, öfkeye ve onun getirebileceği zulme, şehvete ve onun getireceği ailevi ve sosyal yıkıma karşı adilce duruşun ifadesidir. Mal mülk, şehvet, üstünlük duygusu olmak üzere tüm insanı eğen ve büken unsurlara karşı direnerek hep ilerici bir başkaldırıdır Elif.

Elif ister Alfa isterse Alef olsun alfabenin başındadır. İnsanın elinde işaret parmağı, onu yazan kalem gibi doğruluğa hizmet etmek elifin hakkını vermektir. Yazıklar olsun dosdoğru kalemle yazı yazmayan onu tutan işaret parmaklarına.
Elif, tüm kötüleri ve kötülükleri devirmenin, kıyamın ve bir (iyilik) devrimin(in) adıdır.

Tüm Eliflere selam olsun...