www.islamastrolojisi.com "Adalet denge ve huzurun temelidir"

FATİHA EYLEM MANİFESTOSU www.islamastrolojisi.com
1-Etiklik (Eunsü)
2-Müteşekkirlik(Elhamdü)
3-Vicdanilik(ErRahim)
4-Sorumluluk(Yewmiddin)
5-Tevhit(İyyakena)
6-Meşru hedef ve Umutvar olmak(Sırat-ıMustakim)
7-Kimseyi taklit etmemek ve kendin olmak, samimi olmak(Gayrilmağdubi) #KABENİNHAYATŞİFRELERİ KİTABIMDAN ALINTIDIR...
ALPASLAN TÜRKEŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ALPASLAN TÜRKEŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2022 Cuma

POLİS NE DEMEK? POLİS'TEN NE ANLAŞILMALI?

 


Polis mana olarak Yunan dilinden gelmektedir ve anlamı Şehir demektir. Şehir anlam olarak Arapçada Medine demektir. Medeniyet kelimesi Medineden yani şehirden gelmektedir. Polis'in medeniyetle çok yakın alakası var. Hatırlayacağınız üzere Sırat'ın bir köprü değil bir Cadde olduğunu kelime kökünün antik yunancadan geldiğini mana olarak Medeniyeti ifade ettiğini zira Caddenin üzerinde kurallar bulunduğunu bu kurallarında yapamazsın diyen yasakların sınırların olduğu sol taraftaki haramlar, sağ tarafta müsade edilenler Helaller olarak görebileceğimizi ve Trafik işaretinin de arapçad a AYET anlamına geldiğini ve Medine yani şehirde medeniyetin Caddedeki hal ve hareketlerle kontrol edildiğini açıklamıştım. 

Neden bunları yazmaktayım? 

Lütfen dikkatle okuyunuz...

Polis, şehirde medeniyeti temsil eder ve halkın şehre ait yaşam düzeninde kontrol gücüne ve devletin tüm emir ve yasaklarını uygulamakla görevli güvenlik güçleridir. GÜVENlik diyorum Güven çok önemlidir. Güven yoksa İman da yoktur inançta yoktur. Bu nedenle Polis kesinlikle kendisine duyulan güvene inanca asla ama asla halel getiremez. Polis armasının üzerinde bulunan ve ay yıldızın kenarında yazan küçük yazılarda Polisin Medeniyete nasıl bir katkısı olacağı aslında belirtilmiştir. Bu nedenle Polis kendisine olan Güveni boşa çıkartmamakla ve halka özellikle de ülkemizi bizlerden teslim alacak olan örnek olduğu ilkokul anaokul orta okul çocuklarına kesinlikle rehberdir ve takip edilen özenilen meslektir. 

Polis asla devletin kendisinin koyduğu kuralları çiğneyemez. Çünkü korumakla yükümlü olduğu kanunların bile üstünde olamaz kendisi. Anayasada ne varsa ilk önce kendisi örnek olması gerektiği için o yasalara uyar. Mesela Kırmızı ışıkta durur, yaya geçiyorsa yay geçidinden ilk önce o durur ve geçişe izin verir. Acil ve sıkıntılı bir durum yoksa asla Emniyet Şeridini meşgul ederek o yolu kullanmaz. 

Benim kızım küçüklüğünden beri çok dikkatli. Kızım polis olmak istiyordu küçükken. Ancak kırmızı ışıkta polis arabası geçerken gördü, yayalara yol vermeyen bazı polis araçlarınıda gördü. Çakarlı ve hız kurallarını ihlal ederek acil görevde olmasa bile emniyet şeridinden giden Polis araçlarınıda gördü. Kızım bana sorduğunda "Baba hani polis medeniyeti temsil ediyordu?" Devletin kanunlarını ilk önce Polis amcalar ihlal ediyor dediğinde bir şey diyemedim...

Umarım polis okullarında bu yazım okunur ve polis adayları devletin koyduğu kanunları uygulamada çok hassas davranırlar ve küçük çocukların bile gözlerinden yaptıkları hataların kaçmadığını anlarlar...

23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı çocuklara armağan olmuş bir bayramdır.. Çocuklar bu özel ve güzel bayramla kendilerini öz güvenli hissederler. 

Ancak çocuklarımıza değer vermek sadece bayramla olmaz. Anneler babalar ve Polisler hal ve hareketlerine dikkat etmeli zira cin gibi gözleri olan çocuklar onları izliyor...

Çocuklarımıza eğer Gönlü Zengin Gönül Türklüğünü ve İslamı Medeniyet olarak bırakacaksak onların gözlerinden kaçmayacak ihlalleri asla ama asla hiç bir kamu memurunun yapmaması gerekir. Güçlü Türkiye sadece İHA SİHA İDA roket füze MMU uçaklarını yapmakla değil, sağlam kişiliği olan adil ve etik dürüst ve güvenilir nesiller yetiştirmekle olur ve bu sadece anne ve baba ile değil GÜVENlik Güçlerinin de hal ve hareketlerine dikkat etmesiyle olur. 

Unutmayalım ki Türkiye ancak iyi yetişmiş öz güvenli çocuklarla geleceğe uzanır. Anadoludan İslam ve Gönül Türklüğünün silinmemesi için Polisin Medeniyetimizin ve Cumhuriyetimizin Bekçisi olduğunu anlamamızdan geçer. 

Vatanı sevmek önce görevini doğru yapmaktan geçer. 

Bu medeniyetin de can damarı olan unsurdur...

Görevini hakkıyla yapan tüm polis bekçi kardeşlerimizi kucaklıyor onlara ALLAH RAZI OLSUN SİZDEN diyor ve selam söylüyorum....

Ayhan Özcimbit


4 Ocak 2021 Pazartesi

KAN TÜRKLÜĞÜ’NDEN GÖNÜL TÜRKLÜĞÜNE, TÜRKLÜĞÜN SERÜVENİ NEREYE YOL ALMALI?

 


Orta Asya’nın sert bozkır ikliminde göçebe kültürü ile bu şekilde doğan Türklük, tarihsel süreçte dünyanın gidişatına askeri, sosyal, kültürel, bilimsel olarak yön vermiş olan bir olgudur. Orta Asya steplerinde tüm Asya’da kuzenlerimiz olan Moğol ırkıyla beraber adaleti, düzeni, medeniyeti taşıyan bir ırktan bahsediyoruz. Düşene el uzatan, aman dileyene kılıç vurmayan, mazlumu koruyan zalime kan kusturan bir ahlak anlayışından ve sorumluluk duygusundan bahsediyoruz.

Türklük ailesinin iki kolu var. Birisi yukarda saydığım ilkelerle bezenmiş olan ve bu olguyu atasından anasından aldığı kültür ve yüksek ahlakla yoğuran KAN TÜRKLÜĞÜ, diğeri ise bu ülküyü Orta Asya’dan alarak başta Avrupa’ya Anadolu üzerinden taşıyan ve özünü Hoca Ahmet Yesevi’den alan İslamla yoğrulmuş olan bu hamuru sabırla ve azimle mücadele ile pişiren gönlünün ekmeğini mazlum ezilen halklarla bölüşen ve bu yüksek misyonu görüp de buna hayran kalarak gönlünü TÜRKLÜĞE kaptırarak İSLAMLA şereflenerek Türklük ailesine farklı bir ırktan gelse bile severek bu aileye katılan GÖNÜL TÜRKLÜĞÜ MİSYONUDUR.

Kan Türklüğünün sınırları Batıda Edirneden, Budapeşte’den, Estonya, Sancak’ta ki, Üsküp’te ki, Kırcali’deki Balkan Türklerinden başlar kandaş olduğumuz kuzenlerimizin yaşadığı Ulan Bator, Seul, Pyon Yang, Tokyo’ya, Altay dağlarını aşıp Bering Boğazından geçip Kuzey Amerika Eskimoları, Amerikan Kızılderilileri, Maya ve Aztek kabilelerine kadar en Doğu’ya ulaşır. Kuzeyde Finlandiya’nın Laponya’dan, Moldova’dan Gagavuzya’dan başlar ve Kuzey Afrika’daki Tuareglere ve Mısır’daki Sudan da yaşamış orada kalmış olan kandaşlarımıza kadar gider.

Gönül Türklüğünün sınırları ise AY YILDIZ’IN gölgesinde En Batıda Fas’tan, Senegalden başlar, Pakistan, Afganistan, Hindistan dan en doğuda Malezya ve Endonezya’ya kadar uzanır. Kuzeyde Tataristandan Kazan’dan başlar güneyde Afrika’nın güneyindeki Tanzanya ve Darus Selam’a kadar uzanır.

Görüldüğü gibi Türklük küçük bir coğrafya değil neredeyse tüm dünyayı kaplayan büyük bir misyon ve gönül olayıdır.

Eğer bir mazlumun eline diken batsa gerçekten kan ve gönül Türkü olan bir insanın içi daha başka sızlar. Türk asla ölümden korkmaz, mazlum ve doğru ilkeler için savaş bir onurdur. Kınayanın kınamasından korkmaz. Kandıran, korkan, etik ve vicdan dairesi dışında olan ve güvenilmez olan bir tip asla Türk olduğunu iddia edemez. Çünkü ilkeleri parametreleri çiğnemiştir ve bu dairenin dışına kanı Türk bile olsa itilir. Ancak, Türklüğe hayran olan kendini Türk gibi hisseden Adalet ve Ahlakı ilke edinen her insan bu dairenin içine isterse siyah derili olsun fark etmez Türklüğün sınırları içine girer. Türkler beyaz ırktır ama kim ezilmişse, ezilen Afrikalıysa yüreği Afrikanın renginde olur, ezilenin deri rengi Türkün kalbiyle aynı renkten olur. Çünkü bir Türk bencil olamaz.

İslamın AY ve YILDIZI bugün hem Kan Türklüğünü hemde GÖNÜL Türklüğünü birleştirmiştir. Azerbaycan Türklerinin acısını Türkiye Türkleri kalbinde kafasında hem Kan hemde Gönül Türkleri olarak hissetmiştir. Pakistan ise kanı Türk olmasa da gönlü her daim Türk olan ve daima Türkleri desteklemiş olan GÖNÜL TÜRKÜ bir ulustur ve kardeşimizdir. Bu kardeşlik bayrağı Ayyıldız olan Libya’da da geçerlidir Arap olsalar da. Türklüğü desteklemeye söz vermiş olan Emirlerin ülkesi Katar için de bu geçerlidir ve tüm Araplar arasında Katar’ın ayrı bir Türkiye sevdası vardır. Katar Türklere kılıç çekmeyen ihanet etmeyen Arap kabilelerinin kurduğu bir ülkedir ve Orta Doğudaki Pakistan gibidir.

Türkiye, Azerbaycan, KKTC artık ortak bir çatı altında Konfederasyon olmalıdır. Bu konfederasyona daha sonra diğer Kan Türkü ve Gönül Türkü ülkeler katılarak yeryüzünde adaletin ve vicdanın hakimiyetini kurabilirler. Tıpkı eskiden olduğu gibi. Bu kapsamda Rusya Federasyo’nunuda bu konfederasyon içinde olması gereken ülkelerden görmek zorundayız. Rusya Federasyonu’na asla sırtımızı da dönemeyiz. En çok Türkün yaşadığı ülkelerden biridir Rusya Federasyon’u. Çünkü Lenin, Putin vb hangi Rus’un geçmişi kazınsa altından mutlaka bir Türk köken, Tatarlık çıkmaktadır. Rusya Federasyonu’nun geleceği Türklükle beraberdir. Çünkü ülke topraklarında bir çok Türk yaşamakta ve Türk Cumhuriyetleri bulunmaktadır. Şu anki Rusya federasyonu Savunma Bakanı Sergei Şoygu da bir Tuva Türkü’dür ve Türkçe anlamaktadır. Rusya Federasyonu da Türkiye ile ilişkilere önem vermektedir. Dünya Türkleri vizyonunu dar tutamaz. Sadece kan Türklüğüne sıkışamaz, sadece Gönül Türklüğüne de sıkışamaz. İkisi beraber bir kuşun iki kanadı gibi düşünülerek hareket edilmeli. Ancak bu sayede dünyanın huzur bulacağı adalet ve vicdani bir düzen kurulabilir.

Türkler kesinlikle ahlakı bozan şimdiki dizileri yapamazlar, bunun yerine kendilerine gelmelerini sağlayacak ERTUĞRUL, METEHAN, FATİH, ATİLLA, CENGİZHAN, TOMRİS, BERKE KAĞAN, ATATÜRK gibi nice yiğitlerin yüksek ahlak ve adalet olgularını konu alan filmler yapmalıdırlar. Bu diğer ırkları küçümseyen bir misyon değildir, bu kendi ırkındaki güzellikleri tanıtan yayan bir misyondur.

Kendine ben Türküm diyen her bir birey bu geniş vizyon ile hareket etmek zorundadır.