www.islamastrolojisi.com "Adalet denge ve huzurun temelidir"

FATİHA EYLEM MANİFESTOSU www.islamastrolojisi.com
1-Etiklik (Eunsü)
2-Müteşekkirlik(Elhamdü)
3-Vicdanilik(ErRahim)
4-Sorumluluk(Yewmiddin)
5-Tevhit(İyyakena)
6-Meşru hedef ve Umutvar olmak(Sırat-ıMustakim)
7-Kimseyi taklit etmemek ve kendin olmak, samimi olmak(Gayrilmağdubi) #KABENİNHAYATŞİFRELERİ KİTABIMDAN ALINTIDIR...

10 Aralık 2017 Pazar

İSİM ANALİZİ ( Bebeklere Doğru İsim vermek )


Peygamberlerim isimleriyle isimleniniz ancak Allah katında en sevimli isimler Abdullah ve
Abdurrahman’dır. İsimlerin en doğrusu kar getiren ve hikmetli isimlerdir. En çirkin isimler savaş şiddet ve cimrilik acı elem veren isimlerdir. ( Müsned 4/35) Hadis-i Şerif
Sizler kıyamet günü babalarınızın isimleriyle çeğrılacaksınız öyleyse güzel isimler verin. (Ebu Davut Edeb 69) Hadi-i Şerif

Görüldüğü üzere isimler önemli ve bu öneme Peygamber efendimiz işaret etmiştir hadislerinde. Peki güzel ve bize uygun isim nasıl olmalıdır? İsimleri verirken Doğum Haritamızı yansıtan mı olmalı destekçi isimler mi olmalı? Bu sorulara da cevap verelim…

Bazı isimler insana çok büyük bir sorumluluk ve enerji yüklemektedir. Mesela Fatıma, Fatma isimleri Peygamber efendimizin kızının adıdır. Çevrenize lütfen bir bakın, ne kadar Fatma varsa hayatları diğer insanlara göre çok ama çok farklı geçmektedir. Çok daha fazla sorumluluklar üstlenmekteler ve daha fazla çile çekmekteler. Bu yüzden bu isimi doğum haritasına göre vermek en uygunu olacaktır çünkü Balık Yengeç Terazi burcu gibi hassas insanlara Fatıma adı verilirse hayatları çok daha zor geçer ama bu kişiler Allahın rızasını kazanmada çok ama çok avantajlı konum elde ederler. Koç Aslan Boğa Başak Kova ve Oğlak burçlarına yükselini stelyumları bu burçlardan olanlara ilk önce Fatıma adının verilmesi çok önemli çünkü bu burçlar çok yüksek bir enerjiyle gelirler dünyaya hırsları yüksektir ve kendilerine daha fazla çeki düzen vermeleri gerekmektedir. İşte Fatıma adı bu burçların kendilerine çeki düzen vermelerine son derece büyük katkı sağlar. Fatıma ismini takip eden diğer çile paratoneri olabilen burçlar ise Hatice, Zehra, Zeynep isimleridir.

Erkeklerde Fatıma ismi gibi etki yapan isim Ahmed’dir. Ahmed isimi kişinin kendisine çeki düzen vermesine, mütevazı davranmasına, daha edebli olmasına ve davranmasına yardım eden güzel bir isimdir.

Çocukları zorlayacak ve onların hayatta ciddi manada kendilerini strese sokmalarına neden olan aynı zamanda islama göre uygun olmayan isimler var ve bu isimler maalesef verilmektedir. Mesela kadınlarda Kezban adı mana olarak yalancı demektir. Verilmemelidir. Erkeklerde Kemal veya Kamil adı mana olarak son raddeye gelmiş olmuş, tamamlamış manasına gelir ve kişiyi mükemmeliyetçi olmaya zorlar daima ve hata yapma korkusu verir. Oysa dünyada hiç kimse olmamıştır ve hata yapa yapa doğruyu öğrenmekte herkes. Bu mana verilecek isimler destekleyici olmalıdır.

Doğum haritaları ve el çizgileri dikkatle incelenerek isim verilirse çok daha iyi olacaktır. Bir kişinin doğum haritasında Hava elementi ağırlıklıysa ve el çizgisinde akıl çizgisi de son derece gelişmiş derin ve uzun sa bu kişnin bu duruma uygun yansıtıcı isim Sema olabilir mesela. Gökleri Hava elementini yansıtan bir isim Sema. Ancak kalp çizgisi kötüyse kırıksa ve derin değilse ya da vizdansızlık belirtileri varsa bu kişiye verilecek isim Abdulhalim, Halim, Vicdan verilebilir.

İsimlerde mana elbette önemlidir ama dikkat edilmesi gerken bir diğer hususta isimin içindeki sesli ve sessiz harflerdir, veya sert sessiz harfler ve kalın sesli harfler meselesidir. 

Mesela Nisa isminde başlangıç N harfidir ve hayatın başlangıcındaki zorlukları arttırma işaretidir. İ harfi o dönemde yaşanan zorluklara ve baş kaldırmama işaretide olabilir, D sesi ise yumuşak sessizdir ve olumludur, A adı da sonradan öne çıkma çekilenlerden ders çıkarma ve hayatın sonuna doğru daha öne çıkıp başarma azmini ortaya koyar.

BAZI HAFRLER VE YANSITTIKLARI ETKİLER:

M harfi isimlerde anneliği yardımseverliği insancıllığı yansıtır, Yengeç, Balık burcu etkisi. Lunar ve Jupiteryen etki..

V Z harfleri kendini ve egosunu sona atmanın işaretidir. Balık Yay burcu etkisi. Jupiteryen etki..

P Ç T K harfi yapılanı unutmama ve sertlik işaretidir. ( İsimlerin sonunda bulunmamalıdır.) Koç Aslan Boğa Oğlak etkisi... Mars, Güneş, Dünyevi ve Satürnyen etki...

B C D G harfleri yumuşaktır ve insanın sorunları halletmesinde medenice yol bulmanın işaretidir. Terazi Başak Balık Yay etkisi.. Venüs, Merkür Jupiteryen etki...

O U  harfleri isimlerde zerafeti yansıtmaz biraz daha dobra olmayı diplomatikçe davranmaktan ziyade her şeyi açık beyan halde ifade etmeyi işaret eder.

A I İ harfleri lider olma isteğini atılganlık ve cesareti ifade eder. Koç, Oğlak, Aslan burcu etkisi. Marsiyen Satürnyen ve Güneş etkisi...

Mana ve ses harmonisi çok önemlidir, bu yüzden bebeklerde isim verilirken önce bebeklerin doğum haritasına bakılmalı incelenmeli sonrada o bebeğin yeteneklerine ve zayıf yanlarına göre destekleyici isimler verilmelidir.

Doğum Haritası, Yıldızname, Transit analizler, El ve İsim Analizleri Danışmanlığı için arayınız
05352573693


4 Aralık 2017 Pazartesi

SAFRANBOLU BELEDİYESİ NEFES MOLASI VERDİ

Analiz Uzmanı Taner Akkuş imzalı “Nefesten Kimlik Analizi” semineri, Safranbolu Kaymakamlığı ve Belediyesi ev sahipliğinde muhteşem bir programla gerçekleşti. Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer Öncülüğünde ve Sakem (Safranbolu Kültür Eğitim Merkezi) Genel Koordinatörü Münevver Esen ev sahipliğinde, İdealist Kadınlar Platformu işbirliği ile SAKEM yönetim binasında gerçekleşti. Doğru Nefes Alma teknikleri ile zenginleştirilmiş proje, kamusal alanda yoğunluk içinde hizmet veren Safranbolu yöneticilerine moral oldu. İdealist Kadınlar Platformu Başkanı Aslı Karakuş, Analiz uzmanı Taner Akkuş ile birlikte sürdürdüğümüz bu anlamlı proje çok ilgi görüyor, bizde başarılarımızı daha iyi yarınlara taşıyabilmek için gayretle çalışıyoruz. Bu bağlamda bize ev sahipliği yapan Kaymakam ve Belediye Başkanı Sayın Fatih Ürkmezer ile Sakem Genel Koordinatörü Münevver Esen hanıma çok teşekkür ederim dedi.
SAFRANBOLU SAKEM’LE BİR İLK YAŞADI
Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan projenin seminerler dizisi programına Safranbolu kaymakamlığı, Belediye ve Sakem Yönetimi tam kadro katılım sağladı. Programda Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sebahat Kılıç uygulamanın kendi üzerinde denenmesi konusunda gönüllü olmak istedi. Nefesten Kimlik analizi uygulamasına gönüllü olarak sahneye çıkan akademisyen Kılıç, Analiz uzmanı Taner Akkuş tarafından yapılan Kimlik tespiti analizini hayretler içinde kalarak doğrularken, salonda bulunanlar da beğeni ile alkışladı. Sosyolog ve Aile danışmanı Seyran Akdaş destekli “Nefesten Kimlik Analizi” seminerde, Doğru Nefes Alma teknikleri ile birlikte uygulamalar yapıldı. Analiz uzmanı Taner Akkuş programda Devletimizin bekası, huzuru ve refahı esastır. Bu nedenle yaptığımız proje özellikle suça ve şiddete meyilli olan insanların doğru nefes alma teknikleri ile önüne geçebiliriz dedi. Sosyolog Seyran Akdaş ise doğru nefes alma tekniklerini anlatırken, salonda bulunanlar uygulamaya eşlik etti.
SAFRANBOLU PROTOKOLÜ’DE KATILIM SAĞLADI
Safranbolu Müftüsü Hasan Güneş, Jandarma Komutanı Yüzbaşı Serkan Özden, İşkur yöneticileri ve tüm Safranbolu mülki idari yöneticileri katılım sağladı. Sakem Genel Koordinatörü Münevver Esen ve İkder Başkanı Aslı Karakuş ile Genel Sekreter Zeynep Duman işbirliklerini sürdüreceklerini dile getirerek tüm katılımcılara teşekkür ettiler.
KAYMAKAM VE BELEDİYE BAŞKANINDAN TEBRİK VE PLAKET
Söz alan Kaymakam ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer, proje beni çok meraklandırdı ve ilgiyle takip ederken Taner beyin analizlerindeki tespitler sonrası çok şaşırdım. Safranbolu için kültür ve sanat bizler için önemli dedi. İstanbuldan bizler için gelen İkder ailesine ve sosyolog Seyran Akdaş’a teşekkür ederiz diyen Ürkmezer, Taner Akkuş’a plaket verdi.

2 Aralık 2017 Cumartesi

SEN KİMSİN? DELİ TAYYİP (!)



 ( Tayyip'in kim olduğunu yazdım. Y.Ozdil okumasın)



Şimdi şöyle düşünelim. Devlet Başkanısınız, rezil rüsvağ edilmek isteniyorsunuz ve bundan kurtulursanız diye size hasta ediyorlar yüksek teknoloji ilaçla Chavez'e Da Silva'ya yaptıkları gibi. Sizden 2010 da ülkenin anahtar teslimini istiyorlar (MIT Müsteşarlığı isteniyor) siz bunu vermiyorsunuz diye sizi ve ailenizi ABD'yi arkalarına alıp tehdit ediyorlar. Olmadı en yakın arkadaşlarınız onların satılık iş birlikçisi ve size inanmıyorlar, yapmak istediğiniz ülkenizi kalkındıracak tüm projeler engellenmeye çalışılıyor. Barış yapmak ve ülkede terör bitsin kardeş kanı akmasın istiyorsunuz oy kaybetme riskine rağmen barış yolları arıyorsunuz ve Barış yolları uykusunda katledilen iki polis memuru ile bitiyor. 



Hastalığınız nüksediyor ve Küba ve Çin'e gitmek zorunda kalıyorsunuz çünkü sözde Müttefiklerin eline geçseniz Atatürk gibi öldürecekler sizi. Yanınızda sadece sizi destekleyen size inanan halkın %51,5 ğu var. 15 Temmuzda o halk sokağa çıkıp göğsünü siper ediyor hayasızca CIA Kumandalı ABD Büyükelçiliği ayarlı ABD ve NATO köpeklerinin akınına karşı. Gece gündüz sizinle uğraşıyorlar hem içerde Fetö hemde ABD. 
Allah aşkına uyku uyuyabilir misiniz? Hem hastalığınızla hemde bu sorunlarla uğraşabilir misiniz? 
Çaldığınızı söylenilen paralarla kendinize bu eziyeti yapabilir misiniz? Deli olmanız gerekir...
Tayyip de öyle işte. Deli Tayyip...



Bazen saçma sapan konuşmasını da mazur görüyoruz bu yüzden. Çünkü bunca düşman içerde dışarda gece gündüz aktif çalışırken, uyumazken sizde uykusuzsanız eğer bazen konuşurken saçmalarsınız da...

30 Kasım 2017 Perşembe

AMERİKA HAKKINDA TERÖRÜ DESTEKLEMEKTEN DOLAYI SUÇ DUYURUSU

Değerli Dostlar

Bildiğiniz gibi Amerikan derin devleti olan ve tüm Amerikayı ele geçirmiş bulunan Amerikan Başkanının sadece bir kukladan ibaret gücü ve yetkisi bulunmayan biri olduğunu gerek icraatlerden gerekse konunun filmlerine işlenmesinden bilmekteyiz. Dünyaya şekil vermeye kalkan Şeytan illüminatisi kudurmuş köpek gibi Türkiye'ye saldırmaktadır. Ülkemiz 2010 dan beri artan oranda ABD, Britanya ve NATO'nun hedefindedir. Önce Fetöcü köpeklerini saldılar, sonrada yetmedi Devletin samimiyetle çözmeye çalıştığı Kürt Sorununu bizzat PKK'ya uykusunda şehit ettikleri iki polis memuruyla sabote ettiler.
Peki bizler vatandaş olarak ne yapabiliriz?
Aslında çok şey yapabildiğimizi defalarca kez kanıtladık. Hem 15 Temmuzda canımızı hemde 24 Kasım da #DöviziniTürkiyeİçinBoz ile azda olsa paramızla yaptık. Peki biz bunu niye yapmalıyız? Çünkü Kurtuluş savaşında ninelerimiz silahlar ıslanmasın diye mermilerin silahların üzerini evlatlarının üzerinden aldıkları çullarla örttüler "Ben bir daha doğururum ama ülkemin bağımsızlığı giderse bir daha geri gelmez" mantığını ve kalbini taşıyordu bu sözler.
Rıza Sarraf olayı ile hem ekonomimizi hemde iç huzurumuzu bozmaya kalkan Amerikan Derin devletine karşı mücadeleyi beklemedikleri şekilde beklemedikleri yerden devam ettirmek zorundayız. Biliyorum kızgınsınız, küskünsünüz, sinirlisiniz bu iktidarın AK Partinin sayısız saçma sapan icraatleri oldu, yol yaptı köprü yaptı ancak işsizlik paralarını işsizlere yoksullara emeklilere yansıtmadı. Ancak konumuz ne AK Parti nede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Konumuz EMPERYALİST KÖPEKLERİN SALDIRISI.
Madem mücadele istiyorlar işte bizimde demokratik hak arama mücadelemiz. Tarihte görülmemiş bir şekilde ABD derin devletine karşı top yekün olarak #TOPLUSUÇDUYURUSU'n da bulunmak en büyük cevabımız olmalı. Savcılıklara giderek ABD ve terörü desteklemesi, teröre yataklık yapması, suçluyu koruması hakkında lütfen adalet sarayına giderek SUÇ duyurularında bulununuz.
Bunu azıcık solcuysanız yurdumuz için Anti Emperyalizm karşıtlığı adına yapınız, bunu azıcık muhafazakarsanız Muhammed aşına yapınız, bunu azıcık milliyetçiyseniz Vatan Bayrak aşkına yapınız, azıcık Atatürkçüyseniz NATO'nın hedefe koyduğu Mustafa Kemal Atatürk için yapınız.

Benim normal dilekçemde 6 madde var. Siz başka maddelerde ekleyebilirsiniz ABD'nin suçlarına yönelik.

DİLEKÇE ÖRNEĞİ

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ADALET BAKANLIĞI
................................. CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
KÜÇÜKÇEKMECE/ISTANBUL
Aşağıda açık adresleri ve kimlik bilgileri bulunan ben …………………, ABD Savunma Bakanlığı Pentagon ve ABD Ankara Büyükelçiliği ve FBI (Federal Araştırma Bürosu), CIA (Merkezi Haberalma Bürosu) hakkında Türkiye aleyhine Terörü ve terörizmi destekleyen ve teröristi koruyan tavırlar dolayısıyla ve ayrıca bu yolla can kayıplarına neden olup hemde Türkiye ekonomisini zarara uğrattıkları için müttefikliğe asla sığmayan çaba içinde olmalarından dolayı suç duyurusunda bulunuyorum. Bu kurumlar Türkiye’ye karşı aşağıdaki suçları işlemişlerdir.
1-       Fethullah Gülen, TSK içindeki Fetöcülere 15 Temmuzda darbe yaptırdığına dair kanıtlar olduğu halde hala Terörist Gülen’i Türkiye’ye iade etmeyerek hasmane tutumunu göstermiş ve bu teröristi ülkesinde barındırarak Türkiye’ye karşı uluslararası sözleşmelerle suçluların iadesini hiçe sayarak ve yapmayarak kendi taraf olduğu anlaşmaları ihlal etmekte ve Teröristi ve teröristleri barındırarak suç işlemektedir.
2-       ABD’nin terrorist YPG’ye Deaş’ı bahane ederek verdiği silahlar yapılan operasyonlarda PKK’da çıkmıştır. TSK’nın Kuzey Irak’ta ve ülke içinde yaptığı operasyonlarda en büyük cephaneliği ortaya çıkmış ve bu silahların ABD tarafından verilen silahlar olduğu tespit edilmiştir. Ne ABD ne de NATO asla Türkiye’nin yanında yer almamışlar bilakis PKK’nın varlığı için Deaş’ı da 2009 yılında kurmuşlardır. Bu Deaş’lı militanların Litvanya, Polonya, Letonya gibi ülkelerde kolaylıkla iltica açma ve oturum almaları sağlanmıştır. Suriye’den başka Çeçenistan ve Doğu Türkistan’da da terror eylemleri yapmalarına destek sağlanmaktadır. Başakşehir’de ele geçen Deaşlı teröristlerin beyanatları incelendiğinde ve istihbarattan istenen ifadelerde bunlar görülecektir.
3-       Deaş’a yönelik koalisyon adı altında kurulan sözde birlik “Suriye Demokratik Güçleri”nin tamamına yakını YPG teröristlerinden müteşekkildir. Binlerce conteynır silah verilmiş ve Deaşla mücadele etmeden Rakka’dan Deaşlıların güvenle ayrılmaları sağlanmıştır. YPG ye binlerce konteynır bırakılan silahlar asla geri alınmamış ve hala YPG teröristlerini ABD savunma bakanlığı Genel Kurmay Başkanlığı silahlandırmaya devam etmektedir. Asla savaşmadıkları DEAŞ’a karşı verilen bu silahlarla YPG Afrin üzerinden Türkiyeye taciz saldırıları düzenlemektedir. Bu konuda BBC bile ayrıntılı haberler yapmıştır.
Savcılık makamınızdan ABD Savunma Bakanlığı, Genel Kurmay Başkanlığı, FBI ve CIA daire başkanları hakkında Türkiye Cumhuriyetine yönelik tehdit unsurları olan FETÖ, PKK, YPG ve DEAŞ’I gizli veya açık desteklemekten dolayı suç duryurusunda bulunuyorum. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim.

Ad Soyad İmza


7 Kasım 2017 Salı

İKİZ DOĞAN BEBEKLER NEDEN FARKLI KARAKTERDE? İSLAMİ ASTROLOJİ PERSPEKTİFİYLE

Astroloji'de en ilginç konulardan biride hemen hemen aynı anda doğan ikiz çocukların, üçüzlerin veya dördüzlerin 
hatta beşizlerin neden karakterleri farklı olmakta? Oysa bir kaç dakika arayla doğan çocukların haritaları çok az farklı da olsa karakterleri çok farklı olabilmekte. İkizler, üçüzler yüz sima olarak yüzleri birbirine benzese de karakterler taban tabana zıt olmaktadır. Bu konuyla ilgili en çok tartışma konularından hatta Astroloji ilmine karşı çıkanların iddiası "Aynı gün ve saatte doğan tek yumurta ikizleri çok farklı karakterlere sahip, astroloji yalandır" şeklinde...

Şimdi gelelim bu sorunun cevabına, şimdiye kadar bir kaç kez İkiz doğan çocukların analizleri yaptım, ancak onların analizleri yapılırken ilk doğan çocuğu normal analizini yaparken ikinci doğan çocukta harita tamamen ters yüz edilerek analiz edilmeli. Mesela harita da plüton 4. evdeyse 10. evde gibi, satürn 8. evdeyse 2. evde olarak analiz edilmeli. İlk çocuk haritanın normal formunu yansıtırken Allah ikinci çocukta kardeşi ile aynı olmasın diye haritanın tamamen ters etkisini almasına neden olmakta. Açıkça söylemem gerekirse en zorlandığım analiz şekilleri ikizlerin analizlerini yazarken olmuştu.
Tuhaf olan şu ki çocuklar eğer üçüz ise 1. ve 3. çocuğun mizacı birbirine benzerken 2. çocuk haritasının zıddı özelleri göstermekte. O yüzden Astrologlar analiz yaparken 2. çocuğu kendi haritasının zıddını sanki bir film şeridinin negatiflerine bakıyormuş gibi analiz etmeliler. Bu şekilde çok daha sağlıklı bir sonuç ve analiz elde ettiklerini göreceklerdir.
Peki, Allah neden 2. çocuğun 1 ve 3. çocukla mizacının farklı gezegen manyetizması almasını sağlamakta? Asıl sorulması gereken soru bu.
Aslında bu sorunun cevabını verirken Kuran'ı iyi okumak ve analiz etmiş olmak gerekir. Allah Kuran'ı Kerim'in yükselen burcunu bile İkizler burcuna denk getirmiştir ve 3. evde yani gece 1-3 arasında inmesini sağlamıştır ve Kuranda bir çok yerde hatta Necim(Astro) Suresinde "Allah herşeyi çift çift" yarattı derken çifter çifter yaratırken herşeyin zıddıyla yaratıldığını anlamzmızı ister. Kadın erkek, siyah beyaz, Yaz kış, sıcak soğuk, gece gündüz, doğru yanlış, ying yang, La ve İlla, Eunzü ve Bi ismi, adil zalim, kuru ıslak, ağır hafif, güzel çirkin vb. Eğer zıtlar olmazsa yaşam olmazdı ve herşey yeniden hiçliğe sıfıra ve Big Bang öncesinde dönerdi. Kuran doğru ve yanlışı birbirinden kesin çizgiyle ayıran FURKAN adını da alır ki bu tam bir İkizler burcu ismidir, Kerim adını da Aslan burcunda 13 Ağustos 610 yılında gelmesinden dolayı Aslan burcunun cömertliğini yansıtması yüzünden aldı. Ramazan da zaten tandır yeri demektir ve oruç tutan içi yanan içi susuzluk ve açlıkla kavrulan insan da Kabenin Ateş elementinin olduğu taraf olan Sahara Çöllerinde yaşayan garibanları nefs hatırlar ve cömert olma empati kurma isteği gelir ve şeytan nefs böyle bağlanır.
Sonuçta Allah herşeyi zıddıyla yarattığı için bu konuda ki en önemli tez "İslami Astroloji - Doğum Haritası Rehberi - Yaşam Şifreleri Hayatın Anlamı Esmaül Hüsna" kitabımdaki ayrınlarını açıkladığım şekilde bu zıtlığın bereketidir ve aynılaşmama hayata farklı açıdan bakma, aslında zıtlık Düşünsel tavaf yapabilmek için gereklidir, herşeyleri aynı olan iki ikiz kardeş için aslında uyum varmış gibi durur ama yaşam sıkıcıdır. Bu nedenle Allah, herşeyi zıddıyla çifter çifter yarattığı için ikinci çocukta gezegen etkileri tam tersi etkiler ortaya koymaktadır.
Elbette bunlar benim kendi Kuran, Siyer, Astroloji, Ezoterizm, Felsefe, Coğrafya, Sosyoloji, Psikoloji ilimlerinden aldığım bilgilerin derlenip akılla ve "düşünsel tavafla" birleştirdiğim ve analizlerde karşılaştığım tezlerdir.
Herşeyin yinde de en doğrusunu en iyisini Yüce yaradanımız Allah bilir....
Saygılarımla

Ayhan Özcimbit
Danışmanlık ve Analizler için
05352573693'ü Arayınız

6 Kasım 2017 Pazartesi

(ANALİZ) SURİYELİ GÖÇMENLERE KARŞI ARTAN NEFRET VE HÜKÜMETE 2019 da YANSIMASI



İstanbul'da ve Türkiye'nin bir çok yerinde Türkiyedeki sosyal yaşam kurallarına, çalışma etik ve kurallarına uymayan Suriyeli kardeşlerimize karşı maalesef tahammül bitmiş neredeyse. Bazı Suriyeliler Eski Doğu Almanlar gibi, yavaş çalışmaktalar, patron yoksa sıkı çalışmayı bırakmakta kimisi. Türkiyedeki sert ve hızlı çalışma koşullarını algoritmik işi hızlı ve çabuk yapma bitirme konusu malesef yok çoğunda bu da artık onlara iş vermemeye kadar gidiyor. Mesela 4 yıldır Suriyeli Araba tamir ustaları çalıştıran sanayide sevdiğim bir usta artık Suriyeli çalıştırmayacağını söylediğimde üzüldüm. Neden diye sorduğumda yukardaki cevaplardan daha fazlasını söyledi ki bu kişi 4 sene önce hiç böyle düşünmüyordu. "Malesef müşteriler arabalarını artık Suriyeli usta veya kalfası olanlara götürmüyor çünkü herşeyi yanlış veya eksik takıyorlar sonrasında muzdarip olmaktalar" diye anlattı. Çok üzüldüm... Hükümet Mülteciler konusunda inanılmaz hatalar yaptı en başından beri. Çünkü bu konuda acemiydi, Mültecilik siyaseti bile yoktu. Organizasyon çok kötüydü. Mülteciler belirli kamplarda entegrasyon ve adaptasyon sürecini yaşamadan asla büyükşehirlere yollanmamalıydı. Yollandı ve bunun seçimlerde 2019 da bana yansıyan konuşmalarda ve dinlediğim insanlarda RTE'ye ve Hükümete büyük bir öfke var, hem Suriyedeki savaşın çıkartılması hemde milyonlarca göç alıp kültürel çatışmaların yaşanmasına sebebiyet verdiği için.
Malesef Suriyeli kardeşlerimizi seven insan sayısıda onlara empatiyle bakanlarda azaldı...
Sanırım bu yüzden olsa gerek eskiden Suriyeliler için dostlarla daha çok yardım toplayabiliyorduk artık şu anda çok az ve sadece dul yaşlı yetimler için kıyafet bulabiliyoruz...
Oysa şunu düşünmeliyiz.
Mekkeliler Medineye gelince nasıldı? Çok mu anlaşabiliyordu Medinelilerle? Mekkeliler sert (işkencelerden biliyoruz) ve Bedevice davranabilen daha savaşçı kişiliklerdi. Medineliler ise daha medeni ve daha anlayışlıydı...
İslam, cahillere, bedevilere, bedeviliğe tahammül edebilme meselesi. Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?
Benim çocukluğumda ki yetişkinleri İstanbul'a getirsek nasıl davranırlardı? İnsanlar yere tükürüyorlardı, sokağa küçük abdestini bozuyordu, yerlere pislik çöp aymak ayıp karşılanmıyordu, Ankaranın havası da toprağıda temiz değildi...
Unutmamak lazım ki Suriye halkı Türkiye'yi zihniyet olarak abartısız söylüyorum tam 30 sene geriden takip etmekte....
Bunları göz önünde bulundurarak davranışlarımızı ayarlasak daha iyi olacaktır. Avrupa'da milyonlarca mülteci var ve Batı Avrupalıların çoğu yemin ederim bizden daha müsamahakar ki içlerinde elbette faşistler olsa da...
Onlardaki tahammül sınırlarını artan göç zorladı, başlayan artan yabancı düşmanlığı aslında bu yüzden eğer Almanyaya giderseniz sokağı en çok kimlerin pislettiğini görünce anlıyorsunuz ve yabancı düşmanlığının artış nedenini...

x