www.islamastrolojisi.com "Adalet denge ve huzurun temelidir"

FATİHA EYLEM MANİFESTOSU www.islamastrolojisi.com
1-Etiklik (Eunsü)
2-Müteşekkirlik(Elhamdü)
3-Vicdanilik(ErRahim)
4-Sorumluluk(Yewmiddin)
5-Tevhit(İyyakena)
6-Meşru hedef ve Umutvar olmak(Sırat-ıMustakim)
7-Kimseyi taklit etmemek ve kendin olmak, samimi olmak(Gayrilmağdubi) #KABENİNHAYATŞİFRELERİ KİTABIMDAN ALINTIDIR...

3 Temmuz 2018 Salı

Kızıldeniz'de Boğulan Firavun da Sünnetliydi. Tecavüzlerle Ne Alakası var?

Gerek edebiyatımızda gerekse kültürümüzde iyi olan dürüst olan her şeyde bir MERTlik, ADAMLIK  ararız ve kötü olan bir şeytanlık aldatma olan işlerde ise kancıklık (kadınlık) ararız. Mert kelime olarak farsçadır ve manası "Erkek" demek. Mert, serttir, cesaretlidir gözü pektir korkmaz. Kancık (kadın) sinsidir korkaktır arkadan iş çevirir. Adam olmak, dürüst olmak sözünün ER'i olmak anlamlarına gelir. Karı olmak zordur, karı gibi ağlamak, karı gibi kıvırtmak, karı yani kadın olmak ve erkek olmak ile ilgili yığınla ilki olumlu ikincisi olumsuz deyim yerleşmiştir kültüre. 
"Aç oğlum amcana göster pipini amcan görsün" "Amcası bak! oğlum nasıl da müslüman oldu?" diye söylenen sünnet sonrası sözler bizden önceki kuşağın sözleridir. 
Ben sünnet olduğumda çocuktum ve daha çocukken amcamın etkisiyle Allaha inanmazdım ve buna rağmen babaannem tarafımdan sünnet ettirildim ve sünnet ettirilirken babaanneme acı içinde yığınla küfür ettim, o da karşıma geçmiş bana gülüyordu altındişlerini göstere göstere. Yaşıtlarıma göre çok geç sünnet olmuştum ( Yaklaşık 9 yaşımda), mahalleden geçen seyyar sünnetçiye ( Ki bunlar seyyar berberdi çoğunlukla) sünnet olmuştum. Bana 9 yaşıma kadar sen hala gavur musun? derlerdi. Evet ben o zamanlar Gavurun ne demek olduğunu bilmesem de aslında onlara göre Gavurdum ama gavur olmam sünnetimin derisinden değil kalbimde Allaha karşı bir şey hissetmemem onun gibi zorda kalanları umursamadığını düşündüğüm sorumsuz bir varlığa inanamamam dan kaynaklanıyordu.

Düşünün lütfen, bir çocuk var ve bu çocuk sünnet olduğunda Müslüman olduğuna inandırılıyor ve bu duyguyla zaten kurtulduğunu işaretlendiğini pipsinin dersinin alınmasıyla cenneti garantilediğini sandırılıyor. Bu şekilde bir sandırılış aslında o çocuğa yapılan en büyük zulümdür. Çünkü Yahudilerde sünnet olurlar ve asla kendilerini sorgulamazlar ve doğuştan kurtulduklarını sanırlar. Mısır'daki bulunan tabletlerden bir Firavun geleneği olduğunu tarihsel ve arkeolojik incelemelerde gördüğümüz sünnet derisini aldırma, aslında kurtuluşun garantisi olmadığını iyi anlatmamız gerekmekte topluma. Çünkü Kızıldeniz de boğulan Firavun'da Sünnetliydi. 
Oğlumu yıllar önce sünnet ettirdiğimde zavallı evladım kan ter içinde kalmıştı hayatımda en büyük sıkıntılardan birini yaşamıştım, oğlumun yaşadığı sıkıntıyı kalbimin en derinlerinde hissetmiş ondan sonra bu uygulamayı sorgulamış ve araştırmış konunun Firavunlara kadar gittiğini öğrenmiş aslında bu geleneğin Müslümanlara sonradan Müslüman olan Medineli Yahudilerden geçen bir gelenek olduğunu aslında Hz Muhammed'in öğretisine sonradan sızdırıldığını görmüş ve hayret etmiştim. 
2012 yılında bu türlü bir deri aldırmanın Kuranda olmayan aslında Firavun sünneti olduğunu yazdığımda Twitter takipçilerim 3500 den 900 e kadar düşmüştü.
Daha yeni Balkan ülkelerinden geldim. Hepsi ister Müslüman İster ortodoks veya katolik olsun tamamen ritüele inanmakta ve geleneklere tapmakta. Sorgulama yok. Aynısı Türkiyede de vardı eskiden ancak İstanbul arttık sorguluyor ve daha çok sorguluyor bu akım onlarıda etkileyecek. Türk dizilerinin etkilemesi gibi.
Çocukluktan beri erkek olmak demenin mertlik sertlik cesaret savaşçılık korkusuzluk vb özellikler demek olduğunu öğrenen erkekler, anneleri hariç kadınları kadınlığı, kancıklık, saçı uzun aklı kısalık, eksik eteklik, zayıflık, karı gibi kıvırtmalık, erkeğin hakkını yaralarını yalasa da hakkını ödeyemeyecek, güvenilmezlik olarak öğrenmesi kışkırtılmış erkekliği sayesinde anneye saygı duyarken kadına asla aynı saygıyı göstermeme eğilimine neden olmakta. 
Erkek, Gavurluk derisini aldırdığı pipisini kutsamakta, vaftiz suyunu yada abdest suyunu sanki onun kafasına dökmüş gibi erkekliğini cinseyitini kutsayarak yaptıklarının hesabını vereceğini düşünmemecesine fırsatını bulduğunda taciz etmeye, tecavüze, zorlamaya, zorla sahip olmaya çalışmakta. 
Öyle yavşaklar var ki şu Türkiye'de, namaz kıldığı halde zavallı gencecik körpe yabancı bir kıza tokat atıp kaçırıp zorla imam nikahı kıyıp dövüp tecavüz edip ardından "seni müslümanda yapacağım sende bende cennete gideceğim" diyecek kadar reziller köpeklerden aşağı varlıklar var. 
Bu tipler toplumun içinde serseri mayın gibi gezmekte, boş zamanlarında Suriye'de İşid'e gidip savaşan ve oradaki Suriyeli kızlara ganimet diye tecavüz eden rezil kafaları nasıl açıklayacağız Allah aşkına?
Aslında ülkemizdeki Ördek, Kedi, İnek, (en çok) Eşek ve Köpek, hatta damacana ve Rulman'lara tecavüz eden kafaların küçücük çocuklara da tecavüze kalkması tecavüz etmesi öldürmesi işte yukarıda saydığım bakış açılarının birer ürünüdür. Bu kafa kendi peygamberini 5 yaşında nişanlandığına ve 9 yaşında Ayşeye tecavüz eden pedofil peygamber gibi görür. Buna meşruiyet bulur Arabistanda kızlar erken regl olur diye. Erkekte erkek olmayı sünnet derisine bağlayan salak kafa, kadın olmayı da regl'e bağlar. O kız çocuğu regl olsada psikolojik olarak kadınmıdır diye sorgulamaz bile (Hz Ayşe evlendiğinde 9 değil 19 yaşında idi). O uyduruk hadis yüzünden islam ülkelerinde 1400 yıldır yüzbinlerce 9 yaşında genç kıza tecavüz edildi.
Tecavüz edenlerin gerekçesi hazır "Şeytana Uydum", Toplumun gerekçesi hazır "Kuyruk sallamıştır", geleneksel islamın gerekçesi hazır "Kadın zaten Şeytan". Allah aşkına bu kafanın içinden temiz düşünce çıkarmı?
Her erkek çocuğu anasından günahsız doğar, onu tecavüzcü yavşak haline getiren kışkırtılmış toplumsal erkeklik anlayışıdır. Bunun acilen değiştirilmesi kadına anneye kadın olmaya olan saygının derhal arttırılması gerekmekte. Erkeğin kadına centilmen davranmasının önemi, Kuran'ın Kadınlar ( Nisa) diye suresinin olması, Hz Muhammed'in eşlerine centilmen davranışını, kapılarını açışını, onlara güzel davranışını anlatıp açıklamak gerekir. Kadın neden gözüne kadar kapanmak zorunda kaldı? Çünkü onca ağzı salyalı kendini eğitememiş gördüğü her kadına sarkan ve pipisini kutsayan putsayan azgın hayvandan beter erkeğin olduğu bu şekilde yetişmiş kişiliklerin arasında mecbur kaldı. Oysa Hz Muhammedin döneminde kesinlikle çarşaf marşaf yoktu ki. Bu Rum Ermeni Bizans ve Yahudi kadınlarının giyeceğidir kesinlikle İslamla alakası da yoktur ancak biz Müslümanlar HAÇ bulunan kapılarımız dahil herşeyi sorgulamadan onlardan ithal ettiğimiz için taklitçi maymun gibi onları taklit ettik. Malesef bunu Fatihanın yasak olan 7. ilkesine ( Azan yahudiler gibi sapan Hıristiyanlar gibi olmamama ilkesi) rağmen yaptık. Attığımız 7. taşa, yaptığımız 7. tavafa, yürüdüğümüz 7. sa'ya rağmen bunu yaptık yapıyoruz. Ancak gençlik bunu yapmayacak. Çünkü uyanışta. Kendinize bir iyilik yapın ve Kabenin Hayat Şifreleri adlı kitabımı lütfen piyasadan bulup okuyunuz...
Bu arada hadım ve idam edilmesi gereken bizim yukardaki gelenek görenek absürt bakış açılarımızdır. Asıl suçlu bu çünkü...

Saygılar

15 Haziran 2018 Cuma

Çedomir Domuz Kim? Bosna'da günümüzde neler olmakta?

Bu yazımı yıllar önce Çedomir ile ilgili yazımı sildiği için Milliyet Blog'u kınayarak yeniden kaleme alıyorum. Daha önce Çedomir ile ilgili yazdığım yazıyı Milliyet sildi malesef. Bu nedenle yazımı buraya yeniden sizler okuyasınız diye yazmaktayım.

Çedomir, Saraybosna'da polis memuru olarak görev yapan 1960 doğumlu bir Sırp'tır. Savaş başlamadan önce Sırp Çetnikler ( Sırp Faşistler) ona gelip yakında savaşın başlayacağını kendilerine katılmasını isterlerler. Çedomir Müslüman Polis olan veya olmayan arkadaşları da vardır, samimi olduğu Adnan gibiler mesela. O Koç burcu yiğit samimi dürüst vefalı bir kişiliktir. Sırp Faşistler savaşı başlattığında o nasıl bir katliam yapacaklarını tahmin ettiğinden Müslüman Boşnak saflarında savaşmaya başlar.
Dünya tarihinde eşine benzerine az rastlanılan bir olaydır bir insanın kendi ırkının ve dindaşlarının karşısına dikilmesi. Bosnayı Müslümanların savunmasını anlayabiliriz. Ancak Sırp Faşizmine karşı yiğit yürekli Ortodoks bir Sırp olan Çedomir yiğitçe savaşı ve vefat eder. Vefat ettiğinde boynunda hem haçı hemde Ayetel kürsisi vardı. Arkadaşı Adnan da ondan bir kaç ay sonra vefat eder. Vasiyetleri öldükleri yere İgman'a gömülmektir. Beraberce koyun koyuna yapmaktalar İgman dağlarında. O ve onun gibi nice yiğitler Bosnada vefat ettiler.
Aklınıza hayalinize gelmeyecek nica katliamlar işkenceler azgınlıklar şerefsizlikleri hiç bir dinin onaylayamayacağı günahları Sırp Faşizmi dünuyuanın gözü önünde yaparken bir çok yürekli Katolik Hırvat ve Ortodoks Vicdanlı Sırplar da Müslüman Boşnaklarla beraber bu teröristlere karşı savaştılar.
Benim Dünya tarihinde hayranlık duyduğum Türk ve Müslüman olmayan savaşçılar da vardır. Bunlardan biri İskoç William Wallace diğeri de Sırp Çedomir Domuzdur.
Çedomir'in sonradan Müslüman olan Eşi Vesna eşini Rüyasında görür, mezarında ağzını kapatmıştır rüyasında. Bunu yorumlayan Boşnak İmam "O Kelimei Şahadeti ağzıyla söylemesede eylemiyle gerçekleştirmiştir" inşallah Şehittir der. Çedomir'in kendisi gibi yiğit evlatları var. Teo ve Sanja. Babaları gibi mert babaları gibi güzel yürekli insanlar.
Çedomir vefat etti ama bir çok yürekte yaşamakta.
Onun mezarını bugün ziyaret etme imkanı buldum. Onun ve Alija'nın Mezarını. İkisiyle de konuştum uyuyorlarken. İkisi de kalbimizde yaşamakta. Bosna haritası bir kalp şeklindedir. O kadar çok seviyorum ki coğrafya ilmini, dünya haritasına bakmadan çizebilirim. Haritasını en çok sevdiğim iki ülkeden biridir Bosna. Kalbimiz gibi o. Her şehri yaralı, her şehri Gazi, Şanlı, Kahraman. Kahraman Saraybosna, Gazi Srebrenitsa, Şanlı Bihaç, Yiğit Mostar. Her şehrinin benim için adı böyle Bosnanın.
Alija ve Çedomir'in uyurken yanlarına gelmek onları sağlıklarında tanıyamamak o kadar üzücü ki. Aslında ölmediler. Şehadetleri onları unutulmaz kıldı.
İşte Aliya ve Çedomire Mezarlarında söylediklerim.
"Selamun Aleykum
Sizler mezarınızda ölü değilsiniz zira şehitler ölmez. Sizler sadece uyuyorsunuz. Keşke savaş döneminde burada olabilseydim ve sizinle beraberken savaşıp ölmek naip olsaydı. Asla namazlarımda kendim için dua etmedim önce. Hele bosna savaşı sırasında 92-95 arasında utanırdım kendim için elimi açmaya. Alnım secdede önce kıyma yapılıp anasına yedirilen bebekler için kahrolarak dua ederdim ta uzaklardan Kazakistandan, 5 yaşındaki kızlara tecavüz edilirken çığlıkları kulaklarımdaydı sanki, 9 yaşındaki erkek çocuğuna anasına tecavüz edip gözleri önünde sonrada kendi anasına çocuğa tecavüz ettirmeye kalkmalarına kahrolurduk. Sizler burada bir kere ölürken biz Türkiyede hergün o acıları kalplerimizde hissedip ölüyorduk. Ancak yaktığınız ışık sadece Bosnayı aydınlatmıyor, tüm İslam Ümmetini aydınlatıyor. Aliya yazdığın kitap dünyada bir çok Müslümanın aydınlanmasına uyanmasına neden oldu. Sen Bosnanın Ali Şeriati'si oldun. Artık bir çok genç var seni daha çok anlayan. Onların entellektüel birikimleri, düşünsel tavafları Bosnayı ayağa kaldıracak. Başka ülkelerde de. Alija, ben seni vallahi kendi babamdan daha çok sevdim. Allah şahit. İyi ki vadın, iyiki kitabınla ve yaşamınla örnek oldun varsın. Ümmet adına sana binlerce milyonlarca teşekkür ve minnet borçluyuz.
Nur içinde uyu...
Dilerim Allah cennetinde karşılaştırır"
Bu duygularla bunları söyleyerek ayrılırken geçmişin Türkiyesi geldi aklıma. 1980 li ve 1990 lı yıllar. Şimdikinden daha cahil daha sıkıntılı bir Türkiye. Demirel'in Ev ve Araba Anahtarını sallamasıyla oy topladığı halkı kandırdığı zamanlar. Şimdilerde aynısını yapmaya çalışan Amerikanın birleştirdiği Akşenerler İnceler Karamollalar Demirtaşlar. Normalde asla bir araya gelemeyecek olan bu insanlar Türkiyeyi Bosna gibi parçalamaya yok etmeye geliyorlar....
Başaramayacaklar inşallah....
Yıl 1994 Türkiyesi bizzat şahit oldum aşağıdakilere
UN (United Nations kısaltmasına) yazılı Birleşmiş Milletler kamyonlarına bakıp da Bosnaya UN ( Ekmek unu) gittiğini sanan insanların Türkiyesi vardı o zaman. Son derece cahil, cahil olduğunun farkında bile olmayan insanlara Fethullah Gülen vaaz veriyordu "Onlar Bosnalılar Osmanlıya İhanet ettikleri için bu haldeler" diyordu hain ve utanmadan Alija İzzetbegoviç adını ağzına alıyordu ikiyüzlülükle, oraya gitmek isteyen müritlerine "bize Mücahit  savaşçı değil bize Hizmet eri lazım" deyip yetiştirdiği Amerikan ajanlarını pilot yapıp Ankara semalarında Türkiyeye savaş açtıracaktı 2016 da. O kadar alçak bir yobazın peşinden gitti Türkiye o dönemlerde.

Şimdi Bosna da Barış hakim, kırılgan hassas bir Barış bu. Erdoğan ve Putin'in sayesinde yürüyen bir barış. Bosnalı Sırplar referanduma gideceklerdi, bu referandum Bosnada yeniden savaş demekti, Putin Bosnalı Sırpların bağımsızlık referandumuna karşı çıkan vazgeçiren ve Bosna Barışının kesilmesini istemeyen kişidir Erdoğanla beraber. Bosnalı Sırpları referandum yapma konusunda fişekleyen de Batı ülkeleri ve Fetö'dür.
Çünkü Bosna da barış bozulursa Müslümanlar ve Ortodokslar arasında yeniden fitne başlayacak. Bu Rus ve Türk ilişkilerine de yansır ve inanın sosyo psikolojik olarak Rus ve Türk halkları arasında yeniden güvensizliğe neden olur. Bunun yansıması ne mi olur?
Nükleer Enerjiden tutun da Gaz geçiş hatlarına, turizmden Rus Türk evliliklerine kadar yansır.

Neyse....
Yarın Bayram. Bu yazıyı Saraybosnadan yazmaktayım, duvarları kurşunlanmış hala izleri duran Müslüman Boşnak bir aileye ait bu evde kalmaktayım ve arada bir 1995 yılına gidip karşı tepelerden ateş eden Sırp çetniklerin mermileri ve mermi sesleri gelmekte sanki kulağıma. Kapımıza her zaman her sabah Boşnak bir Kedi gelmekte. Tıpkı Boşnaklar gibi son derece iyi mütevazı bir kedi. Boynunu eğerek gelmekte, yiyecek isterken de mütevazı bakışları savaşın aktarılmış izlerini taşıyor sanki. Görseniz sanki dersiniz ki "Babası dedesi savaşta olanları bu torununa aktarmış" belkide hissediyorlar duvarlardaki mermi izlerinden. Çedomir ve onun gibi yiğitler ölürken bu kedileri de savundular. Bir insanın adalet için kendi canını vermekten daha güzel ne olabilir ki?

Hoşça Kal Bosna, yarın giderken kalbim senle kalacak. Hiç gelemediğim ülkeydin. İki çocuğum ve eşimle gelip ziyaret etmek nasip oldu ya! Allah'a şükürler olsun.

İnşallah Kabenin Hayat Şifreleri de Boşnak diline çevrilir ve Düşünsel Tavaf, Kuran'ı anlamada Eklektik Yaklaşım Bosna'da da başlar. Kitap basılırsa inşallah gelirlerini Boşnak Yetimlere bağışlayacağım.

Saygılarımla





19 Mayıs 2018 Cumartesi

ALLAH ve HZ MUHAMMED FAŞİST Mİ DEĞİL Mİ?

 Allah ve Hz Muhammed Bir ırkı Lanetler mi? Yoksa bir düşünme tarzına mı düşmanlar?
Âhirzaman peygamberi Hz. Muhammed (a.s.m) buyuruyor:
"Müslümanlar, Yahudilerle harp etmedikçe kıyamet kopmayacak. Harp olacak ve Müslümanlar onları kırıp mahvedecekler. Öyle ki, Yahudilerden bir kimse bir ağaç veya bir taşın arkasına saklanacak olsa, o ağaç ve taş dile gelerek "Ey Müslüman, ey Allah'ın kulu, arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür," diyecek. Sadece Ğarkad ağacı haber vermeyecek, çünkü bu ağaç, onların ağacıdır. (Müslim, Fiten, 82).
Kuran eleştiri yaparken YAHUDİLİĞİ eleştirir YAHUDİ ırkının milliyetiyle alıp vermeediği yoktur Allahın. Üstelik Hz Muhammedin Amcası kandaşı olduğu halde büyük bir eleştiri ve lanet alır Allahtan, Kuranın lanetlediği zihniyettir. Sahih hadisde Faşist olamaz çünkü Hz Muhammed Yahudi bir eşi de vardı Hz Safiye ve onun Yahudilik üzerinden rencide edilişinede "Musa benim kardeşimdir" diyerek Yahudi ırkının ve eşinin küçümsenmesini engellenmiştir. Ancak Hz Muhammed Yahudilik ZİHNİYETİYle mücadele etmiştir ki aksini iddia etmek Hz Muhammed'de Anti Semitikti denir oysa Hz Muhammed Anti Smeitik değil ANTİ SİYONİSTTİR. Malesef bu hadis sahih değildir ve sahih sanılmaktadır, çünkü "Musa Benim Kardeşimdir" sahih hadisiyle ve Yahudilerin incitilmesine karşı çıkan bir Rasul nasıl Faşist olabilir üstelik Yahudi bir eşi varken. Konu dikkatle araştırılmalıdır bu hadis hem Kurana hemde Sahih "Musa benim kardeşimdir" hadisi ile Hz Muhammedin Yahudilerin değil yahudiliğin hedef alınması ilkesine ters olduğunu görmek gerekir. Aslında bazı müslümanlar Yahudileşmiştir ve tıpkı Yahudilerle aynı kafa yapısına sahiptir, hem dindar olmak hem cimri olmak, hem dindar olmak hemde kurtulduğunu sanarak şımarmak, sahte mütevazılık gösterileri, diğer inanç veya mezhep sahiplerini kıyasıya eleştirirken asla kendine dikkat etmemek vb uzatılabilir. Hz Muhammedin döneminde Allahın lanetlediği YAHUDİLİK ZİHNİYETİ şuanda tamamen İslam dünyasında yapışmış vaziyettedir ve Müslümanlar bunu sorgulayabilecek durumda değildir çünkü Geleneksel İslam için önce Hadis ve Buhari sonra Ayet ve Allah gelir. Allah kendi ayetini keçilere kaptırmıştır diye hadise daha çok inanır, çünkü Allah kendi Ayetine sahip çıkamazken Buhari vb insanlar Hadisleri daha sağlam getirmiştir anlayışı çarşıyı karıştırmaktadır. Burada yapılması gereken birbiriyle çelişen hadislerin tekrar elden geçmesi gerekmekte. Ayrıca Genel Kuran ve Fatiha ilkelerine uymayan hadisler ayrıca sınıflandırılmalıdır. Ne Allah ne de Hz Muhammed ne de Kuran asla Faşist değildir ( bir ırkı veya toplumu tamamen ırkı soyu vb yüzünden lanetlemez). Allah Kuranda bu yüzden isim bile kullanmadan eleştiri yapar, bunun tek istisnası Abu Lehebdir...
#Müslümanİllüminati

1 Nisan 2018 Pazar

16 Nisan 2018 Koç Burcu YENİ AY'ın Burçlara Etkileri

Koç burcunda 26 derece 35 dk da gerçekleşecektir. Bu Özellikle burcu yükseleni stalyumu ve 
ay'ıKoçta, Yay'da terazi de olanlar için çok önem taşımakta. Bu gerçekleşecek olan Yeni Ay'ın etkileri ve mesajları burçlara ÖZETLE aşağıdaki şekildedir.

Burcu yükseleni stelyum'u ve Ay'ı KOÇ'ta olanlar için: Birinci evlerinde olduğu için koçlar plan program ve projelerinde yeni bir aşamaya geçebilirler. Eskiyi bırakıp yeni bir plana da başlayabilirler. Ayrıca SALI sabah namazı vaktinden gün doğana kadar olan zaman diliminde Aziz Muiz Sabur Halim esmaları ile Allahtan yardım dileyebilirler. 

Burcu yükseleni stelyum'u ve Ay'ı BALIK'da olanlar için: Maddi konularda yeni başlangıçlara merhaba diyebilirler. Gelir getirici projeler başlatabilirler. Bu konuda destek almak için İmsak vaktinden SALI günü Sabah Ezanı okunana kadar olan zaman diliminde Kerim Gani Rezzak esmaları ile Allahtan yardım dileyip rızıklarının genişlemesini isteyebilirler. 

Burcu yükseleni stelyum'u ve Ay'ı KOVA'da olanlar için: Kardeşler, eğitim, iletişim vb konularda sıkıntıları olanlar için yeni başlangıçlar vaadeden dönem. Eğer kardeşiniz ile aranız bozuksa veya önemli bir reklam sunum vb işleriniz varsa farklı ve innovatif düşünebilirsiniz. Yeni bir kursa başlayabilirsiniz. Salı gecesi saat 1-3 arasında Allah'tan iletişiminizi güçlendirmesi için "Rabbim dilimin bağını çöz söylediklerimi anlasınlar" ayetiyle ve Basir Semi ve Alim Selam esmaları ile dua edebilirsiniz.

Burcu yükseleni stelyum'u ve Ay'ı OĞLAK'ta olanlar için: Taşınmayı düşünen, ev almayı isteyen planlayan oğlaklar ile annesi ve babası ile ilişkileri kötü olan oğlaklar için yepyeni sayfa açmak adına iyi bir dönem. Malikül Mülk ile Pazartesi Yatsı namazınızda Allahtan hayırlı ev istenebilir, anne ve baba ile Salı günü gündüz Pazartesi yatsı namazında Rahman Rahim esmaları ile dua edilebilir.

Burcu yükseleni stelyum'u ve Ay'ı YAY'da olanlar için: Çocukları olan Yaylar evlatlarının sorunlarıyla ilgili yepyeni bir sayfa açabilirler çözüm adına. Gün doğmadan neler doğar. Bu amaçla Yaylar çocuklarına daha çok odaklanmalı. Çocuğu olmayan YAYlar ise eğer aşıksalar en çok sevdiklerine odaklanmalı ve hediye almalılar. Sevdiği ile arası bozuk aslanlarda barışmak için yepyeni bir sayfa açabilirler. Pazartesi akşam namazı bu konuda en iyi ibadet ve dua zamanı. Esmalarıdan özellikle KAdir, Hafız, Vedud ile yardım isteyebilir. Ayrıca sanat edebiyat Fotoğcılık sanatı ile uğraşan YAylar ise Sani Musavvir ile Allahtan destek almalı.

Burcu yükseleni stelyum'u ve Ay'ı AKREP'de olanlar için: Yeni ay özellikle iş yeri sorunları olan veya Sağlık sorunları olan Akrepler için yeni fırsatların açılması anlamına gelir. Belkide iş değişikliğinin zamanı da gelmiş olabilir Akrepler için. Ayrıca şifa umudu taşıyan Akrepler ise yeni şifa kapıları bulabilirler. Pazartesi güneş batar batmaz Şafi Hafız ile sağlık dilemeliler Allahtan. İşlerinin rast gitmesi içinde Kayyum esması Yeni ayın müjdecisi olabilir.

Burcu yükseleni stelyum'u ve Ay'ı TERAZİ'de olanlar için: Eşleri veya ortakları ile sorunları olan teraziler içinde Yeni ay yeni umut taşımakta. Salı günü Güneş batmadan 1-2 saat öncesinde Evliliklerine yada ortaklıklarına konsantre olmalılar. Ortakları veya Eşleri ile sorunları masaya Salı güneş batmadan önce yatırmlaılar ve konuşmalılar. Bu konuda Basıt fettah Fetih Vedud ve Cami esmaları yardımcı esmalardır.

Burcu yükseleni stelyum'u ve Ay'ı BAŞAK'ta olanlar için: Astroloji, ölüm ötesi konularında araştırma yapan Başaklar, Davaları veya Dava açmaya hazırlanan Başaklar için yeni bir fikir ve yeni bir açılım çok iyi olacaktır. Astroloji Nefes dersleri dersleri almak, Psikolog doktora gitmek için tam sırası.  Düşmanlıkları halletmek için iyi bir zaman. Affetmek ve af dilemek içinde iyi bir dönem diyebiliriz. İkindi namazı ve Tevvab Afüv esmaları ile dua edilmeli.

Burcu yükseleni stelyum'u ve Ay'ı ASLAN'da olanlar için: Yurtdışı eğitimi, Üniversite, Yurtdışı gezileri Umre gezisi, İnanç araştırmaları yabancı ülke ile işleri olan ithalatt ihracatçılar için yepyeni fırsat kapıları açılabilir. HAdi esması ile Salı öğle namazınızda Allahtan destek isteyin size yol gösterecektir işlerinizde ve ilham dolacaktır kalbinize inşallah. Özellikle Öğlen saatinde bir yetime maddi yardımda bulunmanız sürecinizi hızlandırır.

Burcu yükseleni stelyum'u ve Ay'ı YENGEÇ'te olanlar için: KAriyer konusunda ve şöhret konusunda yeni bir hareket yeni bir açılım bekleyen Yengeçler için harika bir zaman. Salı öğlen namazı ile Kuşluk namazı arasında yaklaşık 11:00 ile 13:00 arasında Allahtan Aziz Muiz esmasıyla yükseliş istenmelidir.

Burcu yükseleni stelyum'u ve Ay'ı İKİZLER'de olanlar için: Arkadaşları ile sorunları olan ve barışma yolları arayan ikizlerle organizasyon ve projeleri sunmaya hazırlanan İkizler için yeni fırsatlar zamanı. Kayyum ve Alim Hakim esmalarından destek alınabilir Allahtan. Ayrıca Salı sabah 9-11 arasında bir yoksul sevindirilirse harika olur.

Burcu yükseleni stelyum'u ve Ay'ı BOĞA'da olanlar için: İçi daralan ruhsal problemler yaşayan ve çıkış yolları arayan Boğalar için Salı sabah güneş doğduktan 40 dk sonra Allahtan Selam esmasından Sekinet istenmeli. Salı mümkünse oruç tutulmalı. Tutulamayacaksa sadaka verilmeli Salı sabah saatlerinde.

DOĞUM HARİTASI TRANSİT HARİTALAR EL VE İSİM ANALİZLERİ SEVDİĞİNİZLE YILDIZ UYUMU ANALİZLERİ DETAYLI 6 AYLIK VEYA 1 YILLIK doğum Haritanıza GÖRE Transit incelemesi..

Analizlerimiz için arayınız ve bilgi alınız....

05352573693

www.islamastrolojisi.com/ne-dediler

www.facebook.com/islamastrolojisi

www.youtube.com/AyhanOzcimbitTV

www.twitter.com/Ozcimbit_Ayhan




12 Mart 2018 Pazartesi

VATAN ve YURT, Vatansever ile Yurtsever, Millet ve Milliyetçilik arasındaki Fark Nedir?

Welat Kürtçe vatan diye çevrilir. Oysa kelimenin kökü Dünyadır. World Welt de olduğu gibi
Yeryüzünde Avcı veya çoban olan gezen göçebe yada toprağa bağlı yaşamayan topluluklarda vatan yurt anlayışı yoktur. Kızılderililerde veya eski Türklerde asla Vatan Yurt düşüncesi olmazdı. Hatta diriliş Ertuğrul filminde de OBA sözü öne çıkardı bu Vatan demek değil Obada kabilede yaşayan insanların topluluğuna verilen addı. İslamda da Vatan Yurt ile ilgili mesela Kuranda asla tek kelime geçmez. Vatanı kutsallama da yoktur.
Vatan kelimesinin öz Türkçesi asla Kızılderili dillerinde Türkçe'de ve Kürtçede yoktur. Çünkü bu üç ırk toprağa göre değil insana göre ümmete topluluğa göre yaşamışlardır. Esasen Toprağa göre yaşama toprağı kuttsallama dağlarda yaşayan çoban veya avcı Türklerde değil çiftçi Roma veya Orta Doğunun diğer halklarında vardır. Zaten Çiftçi Kabil emek yoğun çalıştığı için adadığı buğday onun için kıymeyliydi ama çoban Habil'in adadığı kurban kabul olundu. Bugün kü insan toplulukları Avcı çoban kültürü ezmiş çiftçi faşist ayrımcı kültürün ürünüdür. Kabilin çocuklarıdır, cimridir, sevap ve cennet olmasa Zekat vermez yardımlaşmaz hatta asla kulluk bile yapmaz bedava diye.
İngiliz dilinde de vatan kelimesi HOME diye de çevrilmektedir ki bu Türkçedeki YURT ( Ev) ile örtüşür. Esasen İngilizlerde Angllardan olduğu içindir ki onlarda Kuzey Almanyadan göç etmişlerdir, avcı çoban kültürdendirler. Onların milliyetçileşme sürecide Arthur ve Merlin öncesinde Bee Wolf ile olmuştur. Bunun Türkçedeki karşılığı Alp Er Tunga, Ertuğrul ve Arabi mitolojisi gibidir veya Alpertunga Dede Korkut, Fatih Akşemseddin vb uzatılabilir.
"Vatan sevgisi İmandandır" sözü hadis değildir. Çünkü bir Amerikalı müslüman içinde kendi vatanını sevme de imanından olur o zaman ve ABD'nin yaptığı katliamlar için can vermek ona göre şehitlik olur. Bu durumda Vatan Yurt nedir nasıl algılamalıyız?
Kürtçede Welat kelimesi de Vatan diye çevrilir ki bu doğru bir çeviri değildir. Welat aslında İngilizcedeki World ve almancadaki Welt kelimeleriyle kardeştir Avrupa dillerinde ve manası dünyadır vatan değil. Millet de Kuranda İnanç diye geçer Ulus diye değil. Milliyetçilikte günümüzde kavmiyetçilik olarak algılanmakta.
Olaya ister semantik isterse tarihsel gelişim süreci ve sosyolojik ve siyasal olarak bakalım bu durum bize şunu anlatmaktadır.
İnsanoğlunu yerleşik hayata geçtiği Kabilden beri tarlacı çiftçi yaklaşım bugün bizi vatancı noktaya getirip bölmüştür. Toprak yüzünden insanlar birbirini katletmektedir.
Peki biz bugünkü Orta Doğu coğrafyasında olanları nasıl algılayacağız?
Aslınca cevap şu, Türkiye ve tüm islam coğrafyası elbette kendi varlığını ABD ve emperyalistlere karşı savunma hakkını sahiptir, ancak bu şu demek değildir, Kürt veya Arap kardeşlerimizin haklarını adaletle en iyi bizim savunmamız gerek. Suriye de Kürt kardeşlerimizin vatandaşlık hakları bile yoktu, askerlik evlilik mülk edinme hakları bulunmamaktaydı neredeyse. Buna ilk önce karşı çıkacak olanda biz olmamız gerekmekte. PKK ve Amerikan emperyalizminin bölgedeki çıkarları ve PKKlı unsurlaruı terörize etmesi ayrı konu bizim Kürt Zaza Badinani, Sorani kardeşlerimizin hatta inanç olarak kardeşimiz olmasada insani olarak yardımda bulunmamız ve haklarını savunmamız gereken Ezidi Asuri Keldani Süryanilerinde hakları için mücadele etmemiz gerekmekte. Bu adaletin savaşıdır bu ABD zalimine ve hakları teslim etmeyen Esad rejimine karşı karşı bir Hukuk mücadelesidir. Olaylara bu perspektiften baktığımızda şunu görmek zorudayız. Bizim için VATAN her Mazlumun ayak bastığı yerdir. Bizim için mücadele sahasi her Gavur zalim Amerikan emperyaliminin kan döktüğü vietnam kore afrika nikaragua vb yerlerdir. Bize ne bana ne diyemeyiz.
Şehadet zalimler kim olursa olsun ona karşı mücadele vermekle gelir. Türklük asla bir ırkın adı değildir artık. Türklük yer yüzünde zalimlere karşı gelmenin ortak mücadele etmenin adıdır. Ay Yıldız bir ırkı temsil etmiyor, bir inancı temsil ediyor. Rusya'da Türk olmadıkları halde mezarlarına ay yıldız koyan çeçenler dargiler osetler inancının sembolünü mezarına kazımıştır. O inanç İslamdır. İslam da bağlan kurtul dini değildir. İslam çabala ve başkalarının huzuru için mücadele et Allah için demektir ki bu zaten HUZUR yani SELAM kökünden neden geldiğini anlamamızı sağlamaktadır.
#Müslümanİllüminati okuyunuz ve okutunuz...