www.islamastrolojisi.com "Adalet denge ve huzurun temelidir"

FATİHA EYLEM MANİFESTOSU www.islamastrolojisi.com
1-Etiklik (Eunsü)
2-Müteşekkirlik(Elhamdü)
3-Vicdanilik(ErRahim)
4-Sorumluluk(Yewmiddin)
5-Tevhit(İyyakena)
6-Meşru hedef ve Umutvar olmak(Sırat-ıMustakim)
7-Kimseyi taklit etmemek ve kendin olmak, samimi olmak(Gayrilmağdubi) #KABENİNHAYATŞİFRELERİ KİTABIMDAN ALINTIDIR...

31 Aralık 2016 Cumartesi

Why has Karlow been assassinated? Real Reason...


When Karlow was killed by Turkish police officer, President Erdogan and Putin made a declaration about the assassination. Both of them declared that this assassination had targeted to Russo-Turkish Relations and Syrian Peace Process. This is not fully true. Why?

Please read carefully...

When this assassination happened in Ankara and The Killer shouted "Freedom for Syria" "Russia get out of Syria" etc supporting FSA war resistance against the Syrian Regime of Asad everybody thought that America / The West planned a new process breaking the relations in between Russia and Turkey. I have also thought the same way at the beginning. However when I was on the plane while flying to Turkey last week, I read some news about the view of the Muslims from Morocco till Indonesia, some Muslims were sharing the killer police picture thinking him a sincere Muslim hero who paid attention for Syria. Turkish President Recep Tayyip Erdogan has been the leader of Islamic especially Sunni Islamic World from Rabat till Jakarta, from Kazan till Darussalam since he said “One Minute to Israel”. Londonese upper mind has planned to damage the prestige of Erdogan and his vision over Islamic community all over the world which has been occurred since then. 

Just because of this assassination, Erdogan has been shown the World Muslims as a President who does not care of Islam and Syria, he is the man following Turkey's interests and cooperating with the enemies of Muslims (Russia and Iran) and killing Kurds. Yes, BBC, CNN and all other western journalists are writing and pumping this vision to World so English speaking Muslims started believing this mess. ISIL which was established by London and supported and armed by NATO is telling its members that Erdogan is a Qafir (None-believer) Turkey is a Dar-ul-harb (Islamic War Area) so London is willing to spread the war of ISIL all over in Turkey. Osmanli Ocaklari which has been established by Feto is also trying to Alawi (Turkish Shia) to revolt (by painting Alawi house doors or walls) against the Government. They try to open a way for internal war.

So we can definitely say that this assassination of the West which they ordered FETO to do has found its aim. Erdogan has been criticized by the Muslims cooperating with Putin and Iran. Arab League called Russia and Turkey to give Duty for observatory delegates to follow the Peace Process and Cease Fire. Arab League has been controlled by London for a long time, whatever London says they do without hesitating because most of the Arab leaders have no personality, courage and willing to be against to UK, US or Satanic Illuminati.

BBC and British Authorities are planning new terrorist actions because they started warning their citizens not to go to Turkey these days. They already know where and when there will be a terror attack. People in Turkey noted that BBC had already known renting the flat accordingly where the terror attack would be. Turkish security forces must follow the BBC journalists so they can guess where there will be an attack.




15 Aralık 2016 Perşembe

ERDOĞANİZM NEDİR? NASIL GELİŞTİ?


Aslında bu düşünceyi ilk fark edenler(!) Türkiye’de ki Erdoğan karşıtı solcular(!)dır. Onlara göre Erdoğanizm, Türkiyeyi batılı değerlerden kopartarak şeriat düzeninin hakim olduğu bir devlet düzeninin oluşmasını sağlamayı amaçlayan ve bu sürecin sonunda Türkiyeyi büyük devletlere parçalatacak bir işleyiş ve felaket zihniyetidir.

Peki gerçekte bu mudur Erdoğanizm?

Onu seven milyonlar Erdoğanizm’den ne anlıyorlar?Recep Tayyip Erdoğan ister beğenilsin isterse olumsuz eleştirilsin fark etmez, o Türkiye'nin gelmiş geçmiş Atatürk’ten sonraki en faal Cumhurbaşkanıdır. İkisininde ortak hedefi Türkiyeyi bulunduğu zor durumdan yukarı taşımaktır. Yalnız Atatürk Erdoğan kadar şanslı değildi. Çünkü başına geçtiği ülke sadece halı ve sigara satan, hiç yolu bulunmayan, halkının çoğu hastalık ve savaşlarla bitmiş, çocuk ölümleri dağ gibi olmuş, alt yapı sorunları büyük bir ülkeydi. Ayrıca Britanya’dan kaçsa Sovyetler, Sovyetlerden kaçsa Britanya vardı. Yani Britanya ve Sovyetler Atatürk’ün başka bir çıkışa gitmesini engellerdi. Atatürk emperyallerin ne yaptığını nasıl olduğunu analiz etmiş ve buna göre zor şartlarda halkın çoğunun pekte istemediği devrimleri yapmıştı. Halifeliğin kalkmasından harf inkılabına kadar her şey Lozan'da Britanya dayatmasıdır.
Erdoğan'ın göreve geldiği dönemde ülkemizde çok kötü durumdaydı, ekonomisi batmış, kasaları boşaltılmış, nüfusu kalabalık, terör sorunu büyük, sağlık, eğitim yol vb yenilenmeyi bekleyen bir ülkeydi. Ancak kesinlikle Atatürk'ten daha şanslıydı.

Çünkü Britanya ve Rusya rakipti. Rusya'yla beraber hareket ederek Britanya'nın Türkiye üzerindeki hâkimiyetine son verebilirdi. Britanya'yı Orta Doğuda zayıflatabilirdi.

Göreve geldiğinde Erbakan’ın onu ve arkadaşlarını siyasal evlatlıktan reddetmesiyle Erdoğan'a uluslararası Siyonist lobilerden büyük destek geldi, aslında Erdoğan onların ne istediğini biliyordu, tıpkı Atatürk gibi onlar ne istediyse verdi.

Özelleştirmelerle bir çok kar eden kurumlar satıldı. The Cemaatle arası yağlı ballıydı. 2008’e cemaat kendisine ne istediyse verildiği için ülkeyi AK Partiyle beraber yönetiyordu.

Ancak bu böyle gidemezdi. Türkiye'nin ilerlemesi ve açılımlar yapması ve Terör, Sağlık, Eğitim, Bayındırlık vb ağır sorunlarını çözmesi gerekiyordu. Bu sorunlar içinde en hassası da Terör meselesiydi…

Bu sorunu çözebilmek için ipleri eline alması gerekiyordu Erdoğan'ın. MIT, İçişleri, Adalet, Savunma, Dış işleri, Milli Eğitim Bakanlıkları FETÖ’den geri alınmalıydı. Bazı sığ solcuların “Yağlı ballıydılar ne oldu da ayrıldılar? Tabi Rantı paylaşamadılar” gibi son derece salakça yorumları başlatan ayrılık MIT’in kontrolünde başladı. Fetö, Britanya adına çalıştığı için MIT’in başına kendi adamlarından birinin mesela Baransu’nun getirilmesini istedi. Ancak RTE buna karşı çıktı ve Anti Amerikan ve Anti D’ingiliz kendi adamı Fidan’ı getirdi. Erdoğanizm burada şunu görmüştü “Güçlü istihbarat güçlü devlet ve ülke” demekti. Ordunuz ne kadar güçlü olursa olsun eğer sağlam güçlü bir strateji üretmek için doğru bilgi, tecrübe, hikmet ve istihbarat yoksa o ülke koca bir hiçtir. MIT içinde cirit atan Fetöcüler tek tek uzaklaştırılmaya başlandı. Ancak ülke içindeki saçma sapan İstihbarat dağınıklığından faydalanan Fetö Jitem’de, Emniyet İstihbarat’ta hala çok güçlüydüler. Hrant Dink’ten daha başka stratejik cinayetleri bu güçleri sayesinde yapıyorlar, PKK’ya istihbarat sağlıyorlar, ABD ve Britanya’ya bilgi sızdırıp ülkeyi Batı’ya satıyorlardı. En büyük hainliklerinden biride, kendince protesto yapan gençlerin kafasına gaz fişekleri sıkma emrinin verilmesiydi.
Erdoğanizm bu sürecin sancılı geçeceğini görmüştü zaten. The Ciamaat, sırtını Londra, Washington, Paris, Berlin’e yaslamanın rahatlığıyla şımardıkça şımarıyor azdıkça azıyordu. Erdoğanizm Felsefesini şöyle açıklayabiliriz.

1-      Ne olursa olsun liderler halkı için çalışmalı, emperyalist devletlerin kışkırtma ve saldırılarından asla korkmamalı.

2-      Sırtını Halka yaslanmalıdır.

3-      İstihbaratı gerçekten MİLLİ hale getirmeli ve güçlendirmelidir.


4-      Ülkemizi tehdit eden en büyük sorunlar Mezhepçilik, Etnik Terör. Bunun için asla mezhepçi ve bir etnik kökeni destekleyip diğerlerini aşağılayan faşist bir çizgi oluşturulmamalı.

5-      KCK yada PDY gibi devletin içinde alt devletçikler izin verilemez.

6-      Mücadele uzun soluklu olacaktır, bu nedenle ülkemiz ve halkımız sonuna kadar her şeye hazırlıklı olmalıdır ve kenetlenmelidir.

7-      Bürokrasi hantal işlemektedir bunun aşılabilmesi için yetki sahipleri inisiyatiflerini sonuna ülke menfaatlerine karşı olmamak kaydıyla toplum menfaatleri için sonuna kadar kullanmalıdır.

8-      Ülkemizin yeniden süper güç olmasının önü Noter Cumhurbaşkanlığı ile değil Meclisle uyumlu AKTİF GÜÇLÜ LİDER CUMHURBAŞKANLIĞI ile olur.

Yeni anayasa ile bu düşünce iyice yerine oturacaktır. Terör ve terörizmi destekleyenlerin eli zayıflayacaktır. Eğer bu felsefe ve vizyon oturursa Türkiye'deki D'ingiliz işgal güçlerinin artıkları ( Beyaz Türkler, Jön Türkler, Jön Ciamaat, Jön Kürtler vb) asla bir daha güçlenemezler...


13 Aralık 2016 Salı

WHY IS ERDOGAN A DICTATOR (!)?



The western Media, especially in Germany, UK and USA call Erdogan as a dictator. How can an elected president be called as“Dictator? This is a bit strange and contradiction. In fact, Erdogan has continued peace process with PKK long time.  He opened a first government Kurdish TV Channel. He is the person who lifted every ban over Kurdish Culture, way of living. Kurds are freer with his policies. PKK got a lot of advantages during the time of Erdogan Governance. So, why has Erdogan turned back? Why is he called as “Tyrannical Dictator”?

Many people in Turkey were against to Peace Process with PKK, and many did not like the Kurdish State Channel. Citizens were afraid of Federal Turkey too. That is why Nationalist Movement Party (MHP) was strongly against Government’s policies about The Process and Talks with PKK. Even many people who love Erdogan did not like his Kurdish Policies. He has taken risks and bravely kept on following the same policies ignoring what is said. If he did not follow this policy he would be able to get more votes in Turkey. However he really wanted to finish this problem peacefully. He was so closed to solve this problem but he was not permitted to do this? 

By Who?

London is still governing the World even USA is not taking steps without asking London’s Experience. If Erdogan had solved the Ethnical Problems in Turkey, he would be very strong and this was not going to be permitted of course. Erdogan would get the support of whole Kurds too and may lead all Middle East and whole Islamic World as unofficial Caliph.

Gulen had sent HDP Party his man who has been former journalist, Dumanli, working for Zaman Newspaper, Gulen’s man requested them not stop fighting against Turkey, he brought the Message of Gulen and his promise for supporting HDP in coming elections. Terror secondly had to be raised.

Officers who work for FETO ( Gulenists) closed the security cams in Suruc Town just before the Suicide Bombing. Many Kurds died and PKK started blaming government supporting ISIL. Terror action has already known by FETO but instead of stopping, they helped suicide bombing too. This was a turning point of PKK, because PKK’s city Terror group TAK killed two police officers while they were sleeping in their apartment. Security cams had been closed by FETO too. PKK announced that “Peace Talks” were over. They started to kill officers in the Eastern Turkey. First attack was in Manzikert (Malazgirt) where the Turks had won a great victory against United Army of Byzantium and Crusades in 1071. This was not a coincidence of course. This was a message from Illuminati.

Big majority of people in Turkey has known this since it happened, but how about the people in the West? They always repeated all the same media stories over Erdogan. He was called “Dictator, Tyranny, Thief, ISIL Terror Supporter etc.” In fact, he has been the only leader really fight against The ISIL. ISIL was bombing Turkey’s centres but Western media had always covered the news. Because Western Media never asks “WHYS? WHAT FORS?” They are not interested in reality they are always working for Satanic Illuminati which is governed by London Political Academy.

Erdogan has been a first president who loudly says to New World Order bosses “STOP!”. They never earn enough Money from Turkish Interest Bonds and Funds anymore. So, Erdogan had to go for them. If Erdogan leaves Turkey they will start earning high interest Money again over Turkish Labour Class. 

Just a few hours before the terror attack in Istanbul, BBC had hired a place having a nice
view for broadcasting. Was this a coincidence? Of course NOT!

People in Turkey have seen all these things. Terror is the weapon of EU, UK and USA. PKK and FETO have never ever criticized UK or US. PKK is so called communist, anti-capitalist organisation, isn’t it? So why have PKK or FETO  NOT criticized these capitalist countries which are enemy of Communism? They are Many questions but these questions are not asked in the Western Media. NEVER!

They made people in The West silly, idiots and robots by their news which are leading them to the complete wrong. They have silly ideas over Erdogan and Turkey without living and knowing the country.

Yes, Erdogan is dictator for them because of ignoring dictations of Rothschild, Kissinger, London, and Rockefeller. If Erdogan had followed what they had dictated, he would not be called “Dictator” today. Erdogan should be declared as dictator so that way PKK, FETO and other Terror organisations are to be justified for their terror attacks. Erdogan is guilty because of his non-compromised hard policies. This is exactly what western media tries to make people believe in. The most people in the West take these pills without drinking water.

This replies the question at the top.

The people in The West who read this article are supposed to know that Turkey is very happy with Erdogan who says “NO” to the Novus Ordo Secularum.

We Turks, never ever kneel at dictations of the WEST. We keep fighting against PKK, FETO, ISIL terror organisations of Dictator LONDON.

Satanic Illuminati!!! We know what you are trying to do. However you cannot succeed…


  


Malazgirt Sendromu ve Mankurt Sendromu; Herkes Tercihini Çoktan Yaptı

2010 yılından beri önce düşük oranda sonra gittikçe artan Fetö üzerinden Haçlı saldırısı şimdiye kadar çeşitli aşamalardan geçti, her seferinde başta RTE'nı teslim alma ve onun Emperyalizme karşı başlattığı mücadeleyi bıraktırma çabaları ve tehditleri boşa çıktı.

15 Temmuz'da zirveye çıkan bu çabaları, darbeyi kendileri yedikten sonra ekonomik olarak Türkiye'yi diz çöktürmek istemeleriyle devam etti. Halk dövizin yükselmesiyle geçmişte asla yapmadığı bişeyi yaptı. Ülkesine yönelik New York'ta RTE'nin masasında "Direnmeyi bırak yoksa senide ülkenide mahvederiz" diyen Rotschild ve Kissenger köpeklerine karşı #dövizinitürkiyeiçinboz #bozdoları kampanyalarıyla bu oyunu da bozdu. Sıra şehir eylemlerine gelmişti yeniden, "Türkiye'de anti demokratik bir devlet var bu devlete de PKK Fetö ve CHP HDP direniyor" algısını BBC ve diğer Batı medyası şişirerek vermiş ve ayrıca "Diktatörün şiddet yanlısı siyaseti şiddetle cevap bulmuştur" yayınları yapmaktadır.

En son BBC tıpkı bu sene Mart ayında Alman gizli servisinin Alman TV muhabirlerine Türkiye'ye gidin orada PKK eylem yapacak sözlerini söylemesi gibi, MI6 da BBC'yi terör eyleminin olacağı yer ve noktayı söylemesiyle skandal görüntüleri oluştu.

Anadolu halkı bunları hep not ediyor...

En son 20'li yaşlardaki genç polislerin ve sivillerin şehit olması ise halkın yüreğini dağladı. Bu yaptıklarıyla yeterince cesaret edebilseler şunu söyletecekler Kılıçtaroğlu'na "Tüm bu şiddet iktidarın uzlaşmaz tutumu yüzünden olmuştur, Cumhurbaşkanının kışkırtmalarıyla olmuştur" diyecekler. Ancak halk çok kızgın, Elbette öfkenin Batılılarca RTE ve hükümete yönlendirmesini istemelerine, bu pis oyunları halkın görmesi her şeyi bozuyor.

Halkta gittikçe yükselen bir Malazgirt Sendromu başladı. Anadolu'da İslam ve Türk varlığı en ciddi tehdit altında. Onlar bunu başaramazlarsa tüm Avrupa'nın Müslümanlaşma tehlikesi var. Bir an önce Anadolu'nun bölünmesini ve Müslümanların parçalanmasını istemekteler. Çünkü nüfusu Müslümanların lehine gittikçe artan Avrupa kıtasında kiliseler bir bir camiye dönerken, aile mevhumu Avrupalılarda bitmişken ama oraya gelen göçmenlerle demografik yapının hızla değişmesi sonucu gittikçe gayri resmi Halife olmaya başlayan ve Yeni Anayasayla BAŞKAN ve hakim konuma gelecek Recep Tayyip Erdoğan'dan sonuna kadar korkmaktalar. Korkularında haklılar. Çünkü hiç bir lider ne Türkler arasında ne de Müslümanlar arasında onun kadar sevilmedi.
Hiç bir lider Batılılar arasından ondan nefret edildiği kadar edilmedi.

Türkiye'de hem AK Parti seçmeni, hem MHP seçmeni hemde CHP içindeki ülkesini seven ve KK'nin terör destekçisi siyasetini beğenmeyen Baykal'a yakın isimler Batı'nın ne yapmaya çalıştığını görüp Bayrağa, Yurduna ve Ülkesine ve kurumlarına daha fazla sahip çıkmaya başladı. Ülkede durmak bilmeyen Batı saldırıları kutuplaşmayı arttırdı bu doğru ama kutuplaşma beraberinde ezici çoğunluğun Devletin yanında yer almasını sağladı. İngiliz üst aklı bir türlü %30 da olsa RTE'ye karşı durabilecek kemikleşmiş bir yapı oluşturamadı. Kemalistlerin büyük kısmının Batı'ya karşı tavır alması da Dingiltere'yi üzen ve başarısız kılan unsurlardandır.

Sosyal Medya'da şimdiye kadar tüm ülke sathına yayılan bir çok paylaşımım oldu ancak bunlardan hiç biri 38 şehidin içinde ölen 21 yaşındaki resmini paylaştığım ve kendi oğlumla yaşıt polis memuru hakkında yazdıklarım kadar beğeniler ve tepkiler almadı.

Niye? Çünkü hepimizin kalbi aynı oranda yanıyordu.

Ayrıca bir polis memuru kendisi ağır yaralıyken Hemşireye söyledikleri ve hemşirenin bunu ağlayarak aktarması Malazgirt Sendromuna girdiğimizin işaretidir.

"Dün gece 26 yaşında bacağı ve kaburgaları kırılmış vücudu yanık et ve barut kokan polis bir hastam, “Hemşire hanım çok ağrım var, dayanamıyorum bağırıyorum; diğer hastaları çok mu rahatsız ediyorum” dedi.

O durumda bile hala kendini değil, diğer insanları düşünüyordu.
Ara ara arkadaşlarının durumunu ve şehit sayısını soruyordu."

Bu sendrom kendisini ve hayatını ülkesi için sevdikleri için kurban etmenin adıdır. Dolarını zarar etse de bozdurmanın adıdır.

Bununla beraber bi sendrom daha var.

Bu sendromda Mankurt Sendromu


Bu sendroma tutulanlar, eskiden olduğu gibi rahatça terör ve terör yanlısı hareket edemedikleri için Demokrasinin elden gittiğini söyleyen HDP'ci PKK'lılar.


Ülkenin gittikçe Din eğilimli bir devlet oluştuğunu iddia ederek Batı'ya koşmak isteyen Stokholm Sendromlu Beyaz Türkler ve Kemal Kılıçtaroğlu,

RTE'yi ülkeyi İran Ajanlarıyla doldurduğunu iddia ederek kendilerini haklı gören FETÖcü teröristler nasıl bir ihanetin nasıl bir pisliğin içinde olduklarını göremeyen kör MANKURT Sendromlulardır.

Bu kutupta duranlar şu an birleşmiş vaziyette sayıları halkın ezici çoğunluğu karşısında bir hiç kadar.

Kazanan elbette Malazgirt olacaktır. İster bu dünyada ister ahirette....




10 Aralık 2016 Cumartesi

Esaretin Bedeli ; Neden Dünyanın en iyi filmi?

Yıllar önce "kesinlikle okunması gereken kitaplar ve izlenmesi gereken filmler" adında bir liste yaptım. Bu listeyle amacım Türkiye'de halkımızın en önemli kitaplar ve filmler yoluyla okulda elde edemedikleri temek bilgi ve konuları elde etmeleri ve düşünsel tavaf yapan bir toplumun oluşmasını amaçladım. Allaha şükür halkımız o yazıyı tam 322 bin kez okudular. Tabiki başka sitelerde de bu listem adım ve kaynak verilerek yayınlandı. Bu önemli yazımın bu kadar çok okunup paylaşılması hedefimi gerçekleştirmemi sağladı. Hatta bazı yazarlar bu listeye girmek için benden rica da bile bulundular ve bende nazikçe ret ettim.

Neyse amacım neden bu listenin başında Esaret'in Bedeli vardı onu açıklayayım. Çünkü bu bir kaç defa soruldu.

Esaretin Bedeli, Kuran'da kuyuya atılan, hapse giren düşen Hz Yusuf'un başına gelenlerin bir benzeri gibidir. Film baştan sona mesajlar içerir. Filmde ana tema umut ve bilgidir. Umudun bilgiyle beslenmesi, azim ve gayretle her zor durumdan kurtulunur ana fikirdir. Ancak filmde öyle bir yer var ki bu tüm Dindarlara mesajdır. Filmde Müdür Warren sözde dindardır ama tüm sahtekarlıklarını sahte imanıyla örtmeye çalışır.

Filmde ana karakter Andy Dufresne, İncilin içine duvaru deldiği çekici saklar. Ne zar bunda canım demeyelim. Burada sinema dili üzerinden inanılmaz bir mesaj verilmiştir. Bizim TV'lerimizde Kanal 7'de ve diğer İslamcı kanalların hiç birinde asla göremeyeceğiniz bir mesajdır bu.

Senarist ve yönetmen Frank Darabont izleyiciye ve özellikle sinema okuyabilenlere "Sadece vahyin içindeki metinleri kutsal diye her gün okumak insanı kurtuluşa erdirmez. İnsan emek ve çaba harcamalıdır, bu çaba bilgiye dayalı olmalıdır, bilgiye dayalı bir çaba kitabın kendisinden gelen umutla azime dönüştüğünde kurtuluş gelecektir" mesajı var.

Çekiç ve orak komünizmde de emeği çalışmayı çabalamayı simgeler lakin Komünizm dini dışlar, dinin safsata ve eskilerin masalları olduğunu söyler. Komünizm insandaki inanma ve umuda sarılma isteğini görmezden gelir.

Geleneksel Katolik inançlar ki bunun içinde geleneksel İslamcılıkta bulunur, kitabı da emeğide görmezden gelerek ritüele olayı bağlamıştır çoktan. Çok inanıp az düşünen insan yığınlarının nasıl kullanıldığını anlamak için Fetö ve Daeş'e Avrupa'da Çetniklere bakmamız kafidir.

Darabond yazdığı ve yönettiği bu film ile sinema tarihinin en büyük yönetmeni ve senaristi olmuştur. Yönettiği diğer film Yeşil Yol'da muhteşemdir.

Kitap ve film listemi görmek isterseniz lütfen linki tıklayınız.

Kesinlikle okunması gereken kitaplar ve izlenmesi gereken filmler.



2 Aralık 2016 Cuma

CIA Stratejisti Graham Fuller'ın Kuyruk Acısı ve Toparlama Çalışması (Darbe ve Fuller Analizi).

Fetöyle beraber darbe gecesi Türkiye'de operasyon yapıp helikopterle son anda kaçan CIA stratejisti Fuller darbe girişiminden bir kaç saat sonra "Türkiye Suriye'ye karışmasın Amerika Rusyayla Suriye meselesini halleder" demişti. Bu haber ajanslardan daha sonra derhal çekildi. Peki Fuller bu sözüyle ne demek istemişti?

DARBE İLE İLGİLİ HİÇ SÖYLENMEYENLER....
 Aslında darbe Suriye üzerinden işgal planıydı zaten, bunu herkes biliyor. Darbe sürecinde Fetö'yle iş birliği yapacakmış gibi görünüp sonrada kendini geri çeken sürecin içinde kendilerini Anti RTE gibi gösteren gizleyen Ulusalcı Kemalistler oldu ve Fetöcüleri "fenersiz yakalayan" halkımız da büyük bir ceza kesti. Fetöcüler Ulusalcı Kemalistleri darbeye ikna ettiklerini sandılar. Bu fikir Fuller'ın idi. Çünkü Ulusalcı Kemalistler olmadıkça darbe'nin gerçekleşemeyeceğini onlarda biliyordu. Aksi taktirde bu ordu içinde Junta'nın işi olacak ve sonuca ulaşılamayacaktı. Ancak Kemalist iki türlüydü, biri Amerikan maşası  Batı Çalışma grubu Kemalisti olan Batı'nın mandasını isteyecek kadar aşağılık olan Kemalistler, diğeri de ülkesinin geleceğini düşünen ve Batı'dan hayır gelmeyeceğini bilen Fetö'nün en büyük düşman olduğunu gören Ulusalcı Kemalistlerdi. 
İşte ikinci tür anlattığım Ulusalcı Kemalistler Fetö'ye destek vermedi, ülkemizin bağımsızlığının tehlikede olduğunu gördükleri için onların darbe planlarını deşifre etti. Darbenin deşifre olduğunu anlayan FETÖ işte bu yüzden erken davranmak zorunda kaldı ve büyük bir kibirle bu işi başaracağını sandı. Ancak Menderes'te susan halk, 12 Eylül'de susan halk, 28 Şubatta susan halk "Sağcılardan bi b.k olmaz" diyenleri yanılttı ve büyük çoğunluğu sağcı olan halk ilk defa Amerikan Emperyalizmine maşa olan Fetö darbesine HAYIR dedi ve başardı. İşte bu yukarıda anlattığım olay iyi bilinmediği için Darbe konusunda bir çok soru işareti kalkmıştı insanların kafasında. Bilenlerde nasıl anlatacağını bilmedikleri için hep sustular veya TV'lerde bilindik ezberleri gevelediler. Bende darbeden sonra sustum ve hemen yazmadım çünkü yazılsaydı Fetöcüler bu konuyu başka yerlere çekerek Manüplasyonlar yapabilirlerdi.

Bu paragraf bu darbeyle ilgili bazı karanlıkta ve muallakta kalan soruların cevabıdır işte.
Neden erken darbe yapıldı? Neden Ulusalcı Kemalistler Hükumete destek verdi? Neden Neden Neden vs.

Neyse gelelim Darbe'nin beyin takımlarından Fuller'a. Fena çuvalladı. Hiç hesap etmediği durumlar yüzünden yenildi. Peki Darbeden sonra tipik İngiliz siyasetinin oyunlarını manüplasyonlarını onda görmekteyiz. Bu çakal Türkiye'nin Rusya ile beraber Amerikan İngiliz planlarını alt üst edeceğini görerek aşağıdaki maddeleri sıralayı verdi. Şimdi bu herifin (Fuller'ın) Temmuz'da yaptığı manüplatif önerileri tek tek inceleyelim.

"1. Esed'in yakın bir zamanda görevden ayrılmayacağı gerçeğini görmeli. Türkiye Esed'i indirme hırsından vazgeçmeli. Rusya, ABD, AB, Çin, Mısır ve hatta pek çok Suriyeli Esed'den sonra yaşanacakların Esed'den daha kötü olacağının farkında. Türkiye'nin bu faydasız mücadelede kazanacağı az, kaybedeceği çok şey var.
İnsanları bizi salak sanıyor. Türkiye zaten Esad'ın gitmeyeceğini gördüğü için çoktan yumuşak mesajları vermeye Hazirandan başlamıştı.

2. Suriye'ye barışı getirmek için büyük güçlerle çalışmalı: ABD, Rusya ve AB ile çalışarak Suudi Arabistan'ın Şam'ın kontrolünü ele alacak absürd büyük uluslararası bir Sünni ordu vizyonunu reddetmeli.
Bu korkuyu İranlı salak stratjistlere de anlatıp onları inandırmakta, ancak Türkiye zaten mezhepçiliği reddediyor, ayrıca büyük devletlerle çalışmalı derken ABD ve AB yi kastediyor, zira zaten Rusya ile çalıştığını görmeye başlamıştı Temmuzda. AB Britanya ve AB olarak devre dışı kalacaklarını sezdiler, Rusya ve Türkiye Suriye'yi dizayn edecek BOP bitecekti. Musul bu yüzden ikinci kart olarak kukla Irak devletiyle devreye sokuldu.  

3. Bölgedeki mezhepsel çatışmanın üzerinde duran eski pozisyonuna dönmeli.
Eski pozisyon derken Kuzey koridorunun bozulmasını istemediğini bu isteğin içinde gizliyor.

4. İran'la ilişkileri geliştirmek için çalışmalı.
Bu lafın altında sopa göstermek var. Gerekirse İran'ı Irak'ı üzerine Musul yüzünden salarız şeklinde okumamız lazım bunu.


5. Mezhepsel problemlerin üstesinden gelmek için Irak'la yakın çalışmalı.
 Irak zaten kuklaları. Irak üzerinden Britanya ve Amerika ile çalış diyorlar Türkiyeye. Türkiye bu oyuna gelmeyecek ve Iraklı kuklalara sonradan hayır diyecekti. Dedi de...

6. Suudi Arabistan'la stratejik bağlantılardan geri durmalı.
 Suudi Arabistanla Türkiyenin yakınlaşması demek Türkiyenin elini güçlendirmek demekti. Yıllarca sömürdüğü bu ülkeyi elinden kaçırmaya başladı. Suudileri yalnızlaştırmanın peşinden koşmakta ve Yemen'den Suudileri sıkıştırmaya başlamışladı. Kabe'ye roketleri CIA Yemen üzerinden atıyordu. Amaç büyük ortadoğu savaşı çıkartmak Şii ve Sünni kıyameti oluşturmak. Bu köpeğin en büyük hedefi zaten mezhep savaşını körüklemek.

7. Mezhepsel tabanlı olmadığı sürece diğer Körfez ülkeleri ile işbirliği yapmalı. 
Katar'la yapılacak bağlantılar özellikle faydalı olabilir.
Bu maddeyi de kamuflaj için koymuş şerefsiz. Ancak bunun altında bile İslam merkezli bir birlik kurma sakın haaa uyarısını görmediğimizi sanıyor...

8. Rusya ile ilişkinin düzeltilmesine öncelikli önem vermeli. NATO'yu Rusya'yla akıllıca olmayacak karşılaşmalara dahil etmeye çalışmayı durdurmalı.
 Bu maddenin kodu şu, yarın bir gün şimdi ilişkilerin düzelen Rusya ile aran kötü olursa Nato'yu yanında bulamayacaksın. Bu sözle kendini stratejist sanan AK Parti hükümeti içindeki bazı geri zekalı Fetö sempatizanlarını ikna etmekte. Fetö sempatizanı derin(!) stratejiciyle gözü yaşlı çiyanı Paralel Ak parti kurmaya ikna etti bile.

9. Bölgedeki 'Kürt elementler'le yakın ilişki kurmaya öncelik vermeli."
Onun Kürt element dediği PKK ve PYD ile çatışma uzlaş çözüm sürecine dönmeye çalış mesajı. Kürt halkı'nın ayrı PKK'nın ayrı olduğunu Türkiye çok iyi anladı. Ne zaman? O iki polisi PKK gece yarısı uykusunda şehit ettiği zaman. Ne Amerika ne PKK ne de D'ingiltere Türkiye'yi bu kadar kızdıracakları akıllarına gelmedi. Hem halk hemde RTE çok kızgın. O yüzden ne Türk halkının ne de Türkiye Cumhuriye'ti devletinin Graham Fuller gibi bir CIA'cının oyuna gelmeyeceği açık. 
New York'ta RTE'yi "Ekonomiyi Yıkmakla tehdit etmek" ne demekmiş BATI görecek...


SONUÇ: CIA ve Fetöcüler var güçleriyle Hükümet'in Türkiye'yi Rusya ile iş birliğine sokarak bir yok oluşa götürdüğünü, ülkeyi Kemalistlere yem ettiğini, ilerde RTE'nın Cemaatleri tıpkı Fetö gibi yok ederek tek adam olmaya çalıştığını, Türkiye'nin demokrasi ve insan hakları karnesinin alay konusu olduğunu, şimdide RTE'nin ekonomiyi mahvetmeye başladığını, doların Ocak ayında 5 TL olacağını, ülkemizin mahvolmadan önce RTE'den kurtulması gerektiğini, AK Parti içinde Arınç, Gül vb milletvekillerinin de muhalif olduğunu ama RTE'nin ısrarla tek adamı oynadığını diktatör olduğunu vb" yalanları sıralayıp ortada olan insanları yanlarına çekmeye çelışmaktalar. Allaha şükür 15 Temmuz'dan sonra sesleri kesildi, çünkü böyle konuşan kim varsa hemen kendini eleveriyor zaten. Bu nedenle Türkiye'de halk geçen hafta Perşembe gecesi 23:25'te Face'te ve Twitter'da yazdığım ve Facebook dostlarımın büyük desteğiyle tüm ülkeye yayılan  #dövizinitürkiyeiçinboz kampanyası 1 haftada 20 milyar doların bozulmasına sebebiyet verdi. Çünkü kampanya çığı gibi büyüdü. Burada önemli olan halkın ülkesinin yanında yer aldığını göstermesidir.
 Ancak Hükumette bazı tasarruf önlemleri almaya başlamalı özellikle 120 bin adet makam aracını artık azaltmalı. Bu halk her türlü fedakarlığı yaparken 120 bin makam aracı halkın vicdanını yaralıyor. Şehirlerde emniyet şeritleri makam araçlarıyla dolu....




27 Kasım 2016 Pazar

Dövizini Türkiye için Boz #dövizinitürkiyeiçinboz

Kanada'dan değerli dostum ziyaretime gelmişti. O dostumun bana anlattıkları çok ilginçti. New York'ta ki BM Toplantısına katılan Reisin yemek masasına çok yakın oturuyordu ve kendi kulağıyla şahit olduğu önemli bir konuyu bana aktarmıştı Rotschil ve Kissenger Reis'in masasındaydı. "Direnme Sayın Erdoğan, boşuna direniyorsun. Bize teslim olmazsan Türk ekonomisini mahvederiz" demişlerdi. Aslında bu bilgi bir sır niteliğindeydi ve yazmamayı düşünüyordum. Reisin New York'tan dönmesiyle beraber Doların yavaş yavaş artması sinirlerimi bozdu. Türkiyedeki bazı güdümlü medya da bunu körüklüyordu.

24 Kasım perşembe günü 5000 kişiyi bulan Facebook arkadaşlarımdan aşağıdaki yazıyı ve #dövizinitürkiyeiçinboz hastag'ini hızla paylaşmalarını rica ettim. Allah razı olsun ilk etapta 120 kişi hemen paylaştı. Sosyal medyada kampanyaya Cuma gecesi destek vermeye başlayan tüm sosyal medya dostlarıma teşekkür ederim. Onların desteği ilerlelre taşıdı ve konu daha da büyüyecek gibi inşallah...

Konu tüm Türkiye'ye yayıldı. Yayılmalıydı elbette. Ancak üzüldüğüm konu hastag kontrolü yaptığımda bazılarının benim yazdığım yazının altında ki parafım olan aö yü silip sanki kendilerininmiş gibi paylaşmaları ve kendi hastag ve yazıları olduğunu iddia etmelerini son derece iğrenç, fikir emeğine, zihin terine ne kadar da saygısızca işler çevirdiğini görmemden dolayı bu yazıyı kaleme aldım. Kanıt olarak ta aşağıdaki Facebook orjinal paylaşımımı bilgilerinize sunuyorum. 3dövizinitürkiyeiçinbozdur bir kampanyadır ve 15 Temmuz daki alçak kalkışmaya verdiğimiz cevabın Ekonomik ve Küresel boyutta bir cevabıdır ve bu halkın malıdır artık. Birilerinin bundan çıkar sağlamaya kalkmalarını ve kendilerinin olmayana sahiplenme terbiyesizliğini de kınıyorum.

Saygılarımla
Tüm değerli okuyucu ve takipçilerime duyurulur..


23 Kasım 2016 Çarşamba

THE WAR OF ERDOGAN AGAINIST THE WEST. WHO WILL WIN?



Since Erdogan decided not to do what The West want him to do, The Western Media has started attacks writting againist President Erdogan. Erdogan is always a bad topic on Media  of The West. The First serious attact of The West was Gezi Riot in Istanbul. The West wanted Erdogan not to build 3rd Airport, YSS Bridge over The Bosphorus and Canal Istanbul. Erdogan knew the game and refused all the demands. They(West) kept on attacking on Erdogan using their puppet FETO Terror organisation on 17th of December 2013. There were many other attacts that Turks did not know.

Lastly, on 15th of July 2016 The West did its big shot by Feto once again. However People in Turkey were againist to The Coup supported by The West. Turks laid the blame on USA, they were right because The USA have not given Gulen back to Turkey yet. Moreover, Feto had good relations with Hillary Clinton and The Democratic Party in US. Gulen donated a lot of Money for the election campaigns of Clinton. When Trump won the elections Gulen was very disappointed. There are many questions over Trump’s governence. Will Trump return Gulen? Will New Government give up Middle East  policies of UK? How will the relations with Turkey be?

I myself am hopeless about Trump’s possible policies. He wil not able to realize his promisses because The US were goeverned by The Rich such as Rotchild and Rockefeller. These two men and some allience like them ruled the USA all the time. They will try to do this again by their men in brocracy.

How about Putin? Can he stand tall? Erdogan’s support has been fresh air for him since the warcraft crisis. Russian Federation understood that the aircraft was hit by Feto/Nato allience just to break the relations of Turkey with Russia. That way both leaders would be alone and The West would eat two big fish easily. However Erdogan’s Apology was on time just before the Coup Attempt.
Erdogan feels himself very powerful after increasing good relations with Russia. Nevertheless, his biggest power comes from Islamic World, he is an inofficial Caliph of Islam. He is loved from Morocco till Indonesia, from Tartarstan till Tansania in Africa. A somalian poor child and his mother are praying for Erdogan while they are drinking clean water of the well that has been built by TIKA a Turkish Relief Organisation.

In New York’s UN Meeting, there were two men at the dinner table of Erdogan, one was Rotchild and the otherone was Kissenger. They told Erdogan not to resist the power of The West and treathened him to damage the Turkish Economy. Erdogan was very angry and refused their demands once again. A friend of mine near that table was the ear witness about the conversation. I cannot reveal his name of course. When Erdogan came back to Turkey, Credit Degree organisations reduced Turkey’s Degree. Erdogan knew who did this and said “Turkey’s economy is not going to be pulled down by the ordered Degree of the Evil”.

Erdogan has been the strongest and the most independent President of Turkey since Ataturk’s Time. Even more stronger than Ataturk. Because Erdogan got the power of not only Turkish Nation but also most Muslims in the World. So, whan can Erdogan do to be more powerful and pull down the West?

1-      The Central Bank of Islamic World in Istanbul: Long time ago, Erdogan took the Central Bank of Turkey from Ankara to Istanbul. Istanbul is not only a finance centre of Turkey but also the World’s. Now, there is a big chance of Turkey to make Istanbul the Finance Centre of Muslims in The World by establising the Islamic Central Bank. Erdogan’s Finance Plan will be supported by Katar, Saudi Arabia, Pakistan etc many other Muslim countries.

2-      The International Islamic University of Istanbul: This university is a must, a lot od scholars from the different part of the World can give lectures. This University should be not only the Islamic religious sciences such as Tafsir, Siyer-i Nabi  but also engineering, Art, Music etc. This will keep Islamic Community focused on education. This sort of University will break UK’s ISIS plan. They will never ever create a terror machines just to keep control of Middle East.

3-      International War School of Turkey in Ankara: The Third step, right after Money and education, is sopposed to be defence of Muslim countries. New war tecniques and using Turkish weapons will help Turkey’s War Industries’ Export and allience with Muslim countries. Politically this will be a wonderful chance Turkey’s influence over the West. This will create a great opportunity for Muslim countries to build its own common projects.

4-      Muslims Common Air and Navy Bases oversea countries: Turkey can lead muslim countries for common Air and Navy bases in (such as) Indonesia, Malasia, Morocco, Moritania, Tanzania, Pakistan, Afghanstan etc. Nato is destroying Afghanstan and doing nothing in there. The Problems in Afghanstan can be solved with common Islamic Army. “Muslims solve their problems with Muslims”.

5-      Common Fund Of Islamic Countries: This fund can help fort he reserves and relief fort he Poor Muslim countries specially after consumed oil sources, global warming’s results, natural disasters, earthquakes. Turkey can coordinate all the Money for making more and spending on the right place.

Please let us imagine, what happens if Erdogan does this organisations as inofficial Caliph of Islam? Just let us think a little while…


We are NOT kneel in front of The West. We are inshallah going to win this war…

22 Kasım 2016 Salı

CİNSEL İSTİSMAR SUÇLARININ AFFI VE HAPİSTE TERÖR SUÇLULARI İÇİN YER AÇMA

Hükumet küçük yaşta dini nikah yaparak evlenen kızların kocalarına af getiren yasayı çıkartma peşinde peki bu yasanın kabulü adil mi?

Hükumetin gerekçesi şu 3000 kişi evli oldukları eşlerinden ayrılar, çocuklar babasız büyüyor diyor. Yasa bir kereye mahsus çıkartılacak. Ailelerin mağdur edilmesinin önüne geçilecekmiş.

Bu ilk bakışta mazur görülebilecek bir konu. En azından ünlü yönetmen Çetin'in oğlunun trafik kurallarını hiçe sayarak (Daha önce sayısız ihlalleri de var) rüzgar gibi hızlı araç kullanıp bir polisin ölümüne diğerinin yaralanmasına neden olduğu kazadan sonra hapisten çıkmasından daha kabul edilebilir bir durum toplum açısından. 
Ancak aşağıdaki sorular askıda kalmakta

1- Yaşı 18 den küçük olan kızların başka birini severken bir yakını akrabası mesela kuzeni tarafından iğfal edildikten sonra tarlalar bölünmesin diye araya ailelerin de girerek kızı ikna etmeleriyle tecavüzden hüküm giymeyen kişi küçük yaşta biriyle ilişkiye girmekten hapis yatmakta, o birliktelikten hamile kalan kızda doğan çocuktan sonra kaderine razı olmakta. Sırf tipik Anadolu kadını olarak ailesinin huzuru için bu yasanın çıkmasını beklemekte sonra. Adalet mi bu? Devlet madem o kadını ve çocuklarını düşünüyor o kıza ve çocuklarına maaş bağlasın ve baksın. Hala evliliğe devam etmek istiyorlarsa hapisten çıktıktan sonra karar verilsin. Aksi takdirde herkes gözüne kestirdiği çıtırı kıstırır bi köşede nasıl olsa devlet baba serbest bırakacak deyip kızı hamile bırakıp kısa süreli bir hapisle paçayı sıyıracağına inanacak. Tıpkı Bağ-kur borçlarının açmazı gibi, affet affet ödeme yine yok. Ödeyenler enayi, ödeyemeyen iflas edenler ise ayrı dert.

2- Kocalarının asgari ücretle çalışıp patrona kızıp geçim sıkıntısıyla hıncını karısından ve çocuklarından aldığı zorlu bir toplumda yaşamaktayız, işkence yapan kocasını öldüren kadının çocukları da ortada kalmakta. Eğer hapisten biri çıkarılacaksa bu kader kurbanı zavallı kadınlarda nasiplenmeli bu yasadan.

3- Kendisine güvendiği halde madik atan hırsızlık yapan yüzsüz ticaret ortağını punduna getirip bir köşede haklı yere kafasına sıkıp geberten esnaf veya tüccar kader kurbanları da bu yasadan yararlanmalı. Onların başı kel mi? Onlarda madur.

4- Aile bireylerinden birine sarkıntılık edip tecavüz eden sapığı geberten baba, eş, kardeş vb namusuna sahip çıkan insanlarda kader kurbanı. Onların da aileleri yok mu? Onların çocukları yok mu? Onların ağlayan sevenleri yok mu? Onlarda çıkartılmalı o zaman hapisten.

5- Dükkanına giren evine giren eli silahlı hırsızı sırf mallarını korumak için yere seren esnaf ta affedilmeli. Sırf namaz kılıyor diye dinsiz kitapsız şerefsiz bir okul Müdürü tarafından iftiraya uğrayıp çocuklara taciz yaptı diye bir öğretmenin hayatının basit bir şekilde karartıldığı bir ülkede yaşamaktayız. İftiraya Hz Yusuf gibi uğrayan insanlar ne olacak?

6- Teröre bulaşmadan düşüncelerini açıklayan, yıllardır hapislerde 28 Şubat darbesinden dolayı zayıf gerekçelerle yatan bir çok madur ve onların aileleride ihya edilmeli değil mi?

7- İnsanların inancını sömüren sadece Feto mu? Feto Londra'dan emir alan bir hain ama ya diğer F Tipi cemaatlerin kayıt dışı topladıkları yardımlar, ahirette Sırat köprüsünden şefaat edip geçireceğini söyleyip insanların mallarını söğüşleyen, hatta meclisin içinde bile milletvekili bulunduran bu asalak cahil zümre neden hiç ceza almıyor. Onlarınki paralel din değil mi? Eline fırsat geçse İŞİD gibi keseceğini söyleyenler, Facebook'ta demokrasi ve cumhuriyet aleyhine laflar eden Peygamberin hayatını ve yaptığı demokratik anlaşmaları bilmeyen potansiyel terörist ve hakaret ederek suç işleyenler ne olacak?

8- Adalet arıyorsak kapsamlı bir adalet olmalı değil mi?

9- İşlerinin kötü gitmesinden dolayı senet ve çeklerini gerçekten ödeyemeyen dürüst insanların hapse gitmesi ne kadar üzücü, onların ve ailelerinin madur olma durumu kimin umrunda peki?

Becerilemiyorsa o zaman adi suçlardan genel af ilan edilir hapishanelerimizde PKK ve FETÖ gibi teröristler için bolca yer açılır.

Bir kereye mahsusluk bi kereden bir şey olmaz kafasıyla yasa çıkarılmamalı. Dikkatli davranılmalı. Zaten hassas dönemden geçiyoruz bu halk 15 Temmuzda daha önce Gezi'de yaralanmış, 2013 ten beri Britanya'nın baskısıyla iç dinamikler kaşınmakta, daha dikkatli ve özenli davranılmalı.
Alternatifi yok diye ikide bir Hükumeti kollamak durumunda bırakılması bu halkı yormakta. Ekonomiye zarar vermekte bu gerilimler.
Özenli ve ortak konsensüs oluşturularak ve adilce, toplumun medya, sosyal medya üzerinden tartışmaları dikkate alınarak yürünmeli...

18 Kasım 2016 Cuma

Türkiye'nin Terörle Sınavında Milli Güvenliğin Hukuk ve Mücadele Arasındaki Analizi

Bölücü Terör, Fetöcü Dinci Terör, Daeş Ekstrimist Terörü ve Milli Güvenlik Siyaseti

Hükümet yıllardır kangren olmuş bölücü terörü bitirmek için Öcalan ile müzakereler yaptı. Barışın gerçekleşmesi için yürütülen çabalardan malesef Britanya'Nın çabası ve Fetullah'In adamı Dumanlı'nın yoğun çabaları sonucu sonuçsuz kaldı. PKK, bir D'ingiliz terör örgütü olan Daeş'in yaptığı katliamları Devlete yıkarak ii polisi uykusunda şehit ederek barış süreci ve çözüm sürecinin sona erdiğini açıkladı ve iki yıldır Devlet 36 yıldır vermediği terörle mücadeleyi butik savaş olarak vermeye başladı. PKK ve şehir yapılanması neye uğradığını şaşırdı ve barış çözüm sürecine yeniden dönmeyi istedi, yaptığı barış çözüm çağrılrına devlet kulak asmadı ve hem şehirde hemde dağlarda toplam 26.000 kişiye yakın teröristi öldürdü. Öldürülenler KCK'nin şehir yapılanmasındaki gençlerden oluşan YDG-H çı ırkçı ve Türk düşmanı olmuş genç nesil bölücülerdi.

Dağlarda ansızın başlayan baskınlarla yaklaşık 4000 dağ kadrosundaki adamı yok edilen PKK acil olarak silahlı adam yetiştirmek ve kaybettiği kanı yeniden bulmak için barış ve çözüm sürecini ilan etmek istedi meclisteki sözcüsü HDP'ye baskı yaparak bu amacını gerçekleştirmek istedi, devlet bun kulak asmayınca ve sert tedbirler almaya başladıkça demokrasi ve hukuktan bahsedilmeye başlandı. Bu esnada Fetö'nün unsurları hem adalette hemde askeriyede PKK'ya elerinden geldiğince destek oldular. PKK acil olarak İstanbul'da yollarda su satan, caddelerde kağıt toplayan kayıt dışı yaşayan sempatizanlarını dağa ve Güneydoğu'nun şehirlerinde mücadeleye çağırdı.

İstanbul'dan binlerce kişi bu çağrıya uydu ve gitti. Ancak devlet bu konudaki durumu ve çağrıyı bildiği iin gerekli tedbirleri aldı ve hem dağda hem şehirlerde kuş uçurtmamaya başlayınca PKK çareyi PYD ve YDH gibi Suriye unsurlarına destek vermeye ve şimdilik elemanlarının bir kısmını bu bölgelere aktarmaya özellikle Membiç gibi yerlerde yeni mücadele alanlarına desteğe başladı ve buralardan TSK unsurlarına darbe vurmak ve TSK'nın Afrin ve Kobani kantonlarını birleşmesini engellemeye yönelik Rusya ile yapılan anlaşmaya karşı Amerika ve Britanya ile karşılık vermeye başladı.

TSK, ülke güvenliğini en faza tehdit eden unsurun Cerablus ve Musul hattında olduğunu görmüştü ama buraya müdehale edilmesi Uçak Düşürülmesi komplosu, Davutoğlu'Nun sığ ve ön görüsü kötü siyasetleri ile birleşip Rusya tarafından engellenince Türkiye başına ne çeşit bir komplo kurulduğunu anlamamıştı, ancak Ulusalcı düşünen ANTİ BATI Kemalist unsurlar ve Rusya'nın Fetö Nato ortaklığını burada görmesi, RTE'nin özrünün gelmesiyle herşey yoluna girdi. Rusya yanlışlıkla(!) Pyd saflarını vurdu, TSK ve ÖSO Cerablus'a girdi, Bayır Bucak Türkmenleri ise saldırıları Batı'da askıya aldı. Türkiye Milli Güvenliğini bu şekilde sağlama aldı.

Orta Doğu'da Suriye'de yenilgiye uğrayan ABD Britanya PKK-YPG unsurları orada yalandan DSG (Demokratik Suriye Güçleri) adı altında Türkiye'Nin çabalarına set çekmek istediysede Türkiye bunu yemedi. Amerika bu sefer D'ingiliz siyasetçilerinin öncülüğünde DERİN İRAN siyasetçileriyle beraber Musul kartını ve fsadını açtı. Irak'ta kurulan kukla D'ingiliz hükümetinide yanına alıp Musul'da Türkiye ve İran'ı karşı karşıya getirrek iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmek istedi. Tarihin en alçak en şerefsiz en pislik siyaset oyuncularından olan İRAN DERİN devleti Ahmedi Nejat gibi ümmet çıkarını İran çıkarının üzerinde düşünen herkesi bertaraf etti.

İran'ın Fetosu olan İran derin devletinin görevlendirdiği Azeri kökenli yalandan seyyid Ali Hamaney derin siyasetlerin uygulanmasında İran'ın rotasını belirlemektedir. Şu an Nükleer silahsızlanma anlaşması gereğince Amerika ve İngltere'nin Orta Doğu siyasetine Irak'ın verilmesi karşılığında fitnenin devamına çabalamaktadır.

ABD ve Dingitere İran'ı almış Suudi Arabistanı bırakmıştır. Çünkü İran eliyle önce Suudları ve Türkiye'yi parçalamak istemektedir. Zaten bu planları İncirlik Hava Üssünde 15 Temmuz planı yaparken İranlı br diplomatıda çağırmışlar ve İranlı Diplomat PKK'ya ağır silahların verilmesine karşı çıkıp bu koalisyondan ayrılmıştı. PKK ve HDP'ye her zaman destek veren İran bu unsurlara ağır silahların verilmesini asla istememişti çünkü sıranın kendisine geleceğini hemen tahmin etti. Bu nedenle PKK HDP ve Batılılarla ve Türkiye ile denge siyaseti gütmeye çalışsa da alttan alttan Musul'da avantaj elde etmek istemekte ve olabildiğince şehre Şii unsurları yerleştirme çabasındadır.

Türkiye'nin PKK ve Daeş'e karşı ve Amerikan Dingiliz siyasetine karşı Rusya ile iş birliği yapmaktan başka çaresi kalmamıştır. Zira kendisini sürekli oyalayan yalancı AB'den bıkmıştır, batılıların her seferinde takındıkları kibirli ve buyurgan tavırları yerini RTE'nin karşı agresiv tavırlara bırakmıştır. RTE resti çekmiştir. Eğer AB salaklık edip Geri Kabul anlaşmasını yerine getirmezse Vize serbestiyeti vermezse AB'yi önce göçmen akını sonra sınırların yeniden oluşması ve en sonunda Birleşik Avrupa hayaline ve Avrupa Birleşik Devletlerine elveda beklemekte.

RTE, İstanbul'u alan ve Bizansı dağıtan Fatih gibi AB'yi dağıtan adam olarak tarihe geçecek.

Türkiye, Batı'nın üç hain örgütü DAEŞ, PKK ve FETÖ ile içerde mücadele ederken 15 Temmuz'un kendisine sağladığı OHAL imkanıyla hukuka ve demokrasiye zarar vermeden elinden geleni yapmaktadır. Bu kolay bir mücadele değildir. Zira demokrasiyi özümsememiş bölücü ve Dinci unsurlarla hukuk ve demokrasi çerçevesinde mücadele edebilmek oldukça zordur. Çünkü bölücü ve dinci terör örgütleri hem demokrasinin düşmanlığını sözde Komünizm ve Sözde İslam adı altına yaparlarken gücü  KCK ve Hizmet adıyla, paralel devlet kurmakla ele geçirme çabaları boşa çıkmıştır. Eğer RTE'nin 2010 uyanması olmasaydı şu an Türkiye çoktan bölünmüş parçalanmıştı, doğu KCK'nin BATI'da FETÖ'nün çoktan olmuştu....

Batı'nın Türkiye'yi acilen bölmesi gerekiyordu acilen Türkiyeden stratejik ve ekonomik sömürü sağlaması gerekiyordu, çünkü bunu yapamazsa İskoç'ya giderdi, bunu yapamazsa Kaliforniya ayrılırdı. Ayrılıyorlar da...

RTE direndikçe AB'nin, Britanya'nın, ABD'nin yıkılışına şahit edecek Allah bizi...


7 Kasım 2016 Pazartesi

TÜRKİYE VE YENİ EKONOMİK CİHADI

Sağlam bir kaynaktan aldığım bir haberde Cumhurbaşkanı'nın New York'ta Kissenger ve Rotschild ile konuşması esnasında bu iki pislik herifin Tayyip Erdoğan'ı Türk Ekonomisini mahvetmekle tehdit ettiklerini öğrendim. Cumhurbaşkanı'nın bu tehditlere çok sinirlendiğini de bu dostumdan öğrendim. 

RTE, New York'tan gelir gelmez Moody's denen Rotschild destekli kurum Türkiye'nin Kredi notunu düşürüverdi. RTE'den yanıt gecikmedi. RTE, faiz mafyası olan şerefsiz Rotscild ve Rochefeller'lara Türkiye'den hodri meydan dedi. 

Gerek faizin düşmesi, gerek kredi notlarının düşmesi, gerek dolara kaçan yatırımlar, gerekse HDP'lilerin 2. darbe için organizasyonları beklemesi ve katalizör olmasını engellemek için devletin gözaltına alması yüzünden Türkiye'de dolar fırladı, yatırımlarda azalma oluştu, piyasa resesyona, işsizlik oranlarında ise artma eğilimi ortaya çıkmakta. 

Yurt dışından Türkiye'ye yönelik ekonomik suikastler sonucunda GEZİ'den beri yaklaşık 800.000.000.- $ (Sekizyüz Milyar Dolar) para eridi. Fethullah Gülen ve adamlarının ülkemize verdikleri zarar şu ana kadar bu. 

Peki Türkiye ne yapmalı? 

Aşağıda ekonomik cihadı ve Batı'ya karşı top yekün mücadelede yapılması gereken konular bulunmaktadır. 

Eğer bu yedi madde yol haritası yapılırsa ancak o zaman Türkiye ayağa kalkabilir ve şeytan illüminatiyle baş edebilir. Aksi takdirde Dolar artmaya ve ülke ekonomisi erimeye başlar ALLAH KORUSUN.


Madem ekonomik suikast yapıyor D'ingiltere ve müttefikleri öyleyse;

1-İslam Merkez Bankası İstanbul'da kurulmalı, banka İslam ülkeleri ve nüfusunda büyük oranda Müslüman bulunan ve Türkiye'ye karşı gerçekten dostane davranan Rusya gibi ülkeleri de içine barındırmalı.


2- Kuveyt Dinarına endeksli İslam Dinarı üzerinden Ticarete başlanmalı ve Dolar ve Avro tüm petrol ticaretinden de def edilmeli.


3- Tüm İslam ülkeleri borsaları İstanbul'da Birleşik İslam Borsası oluşturmalı, bu borsada tüm İslam Ülkelerinin büyük şirketlerinin hisseleri işlem görmeli.


4- Yatırım ve yardım fonu oluşturulmalı, İslami Para Fonu ile İslam ülkeleri IMF zulmünden kurtulmalı.


5- Uluslararası İslam Üniversitesi:
Öğretim üyeleri konusunda en uzman olan, İstanbul'da dev Uluslararası İslam Üniversitesi oluşturulmalı. Bu üniversitenin dev bir kütüphaneside olmalı. Burası öyle bir okul olmalı ki Harvard, Oxford, Cambridge bile geride kalmalı. Bu okul tarih, coğrafya konularını revize etmeli. Orta Doğuya asla Orta Doğu dememeli, Arzı Merkez (Yani Dünyanın Merkezi demeli), Yunanistan'a Yakın Batı, Almanya'ya Orta Batı, ABD'ye Uzak Batı isimleri vererek D'ingilizlerin verdiği coğrafya isimlerini bile ters yüz etmeli mesela.


6- İslam Ülkeleri Ekonomik Birliği kurulmalı buna Tatatistan Cumhuriyeti üzerinden Rusya da katılmalı.


7- Bu yapılanmalara asla Feto ve Şeytani İllüminati unsurları sızmamalı. İslam'ın Kendi Bilderbergi kendi B'rinai B'rith'i oluşturulmalı.


İşte bu 7 konu, artık gayri resmi Halife olan RTE'nin elinde. 

5 Kasım 2016 Cumartesi

14 Kasım 2016 Süper Dolunay'ın Burçlara Etkileri


Koç: Burcu, yükseleni veya Ay burcu Koç olanlarda maddi konularda değişimin başlayacağının işaretidir. Uzun soluklu çalışmaların meyvelerinin alınacağı bir dönem başlamış durumdadır onlar için. Yapacakları girişim onların maddi kazanımları için bir açılım olacaktır. İnançlarıyla ilgili farklı bakışlarını kendilerine saklamalılar zira bu konuda bazı sıkıntılı çatışmalar yaşayabilirler. Varsa davalarını takip etmeliler.

Boğa: Burcu yükseleni veya ay burcu Boğa olanlarda özellikle Boğa’nın son haftasında doğanlar hayatlarında genel anlamda değişiklikler olacaktır. Şimdiye kadar yaptıkları çalışmaların sonuçlarını her alanda alabileceklerdir. Evlilik ve ortaklıklarında oluşabilecek sorunlara dikkat etmeliler.

İkizler: Burcu, yükseleni veya Ay burcu İkizler olanlar iç dünyalarında rahatlama sekineti bulabileceklerdir. Uzun zamandan beri aradıkları huzura kavuşmaları için biraz da sağlıklarına önem vermeliler. Sigara vb kötü alışkanlıkları olanlar bunu bırakmalılar.

Yengeç: Bu dolunaydan en fazla etkilenecek olan burç Yengeçtir çünkü zaten kendi yönetici gezegeniir. Burcu, yükseleni veya Ay burcu Yengeç olanlarda ise arkadaşlıkları çevrelerinin genişleyeceği ve ekip çalışmalarında kendilerini bulacakları bir dönemde olurken beklemedikleri gönül ilişkilerinin içinde olabilirler. Bu iş ve aşk konularında bazı konuları dengelemeleri gerekeceğinin işaretidir.

Aslan: Burcu yükseleni veya ay burcu Aslan olanlar kariyerlerinde ve iş konularında değişim ve yenilikler yeni başlangıçları işaret etmektedir. Diğer yandan aile ile konularda bazı anlaşmazlıklar ve sıkıntılarda baş gösterebilir. Aile ve iş konusunda çatışmalar huzurunu kaçırabilir.

Başak: Burcu, yükseleni veya ay burcu başak olanlarda yurt dışı, yüksek eğitim, inançsal konularda büyük değişim ve kapılar açılabilir. Beklenmedik geziler, yüksek tahsil, yurt dışına gidişler gündeme gelebilir. Kardeşler, iletişim vb konularda zorlanmalar yaşanabilir. Kardeşlerle bazı konularda ters düşülebilir yanlış anlamalar gerçekleşebilir.

Terazi: Burcu, yükseleni ve Ay burcu terazi olanlar ise uzun zamandır bekledikleri davaların sonucunu alabilirler, inançsal ve ahiret konularda yeni fikirleri kabul edebilirler, maddi konularda bazı harcamalar ekonomik olarak zor duruma bırakmaması için ihtiyatlı yürümeleri ve kendilerine de rezerv ayırmaları tavsiye olunur.

Akrep: Burcu Yükseleni ve Ay burcu Akrep olanlar evliliklerinde iş ortaklıklarında yeni açılımlar yaşayabilirler. Yeni başlangıçlar ve bitişler söz konusu olabilir. Türkiye’nin burcu da akrep olduğu için AB NATO ve ABD gibi ülkelerle daha önce yapmış olduğu anlaşmalar fiili olarak bitmese bile reelde bitebilir ve Türkiye yoluna kiminle devam edeceğine daha fazla karar verecektir.

Yay: Burcu, yükseleni ve ay burcu yay olanlar ise sağlık konularının öne çıktığı bir dönemi yaşayacaklar, sağlıklı beslenmeye önem verme, yeni bir işe başlama başkasının yanında çalışmayı düşünme daha fazla gündeme gelecektir. Diğer yandan içsek sıkıntı ve huzuru yakalamada bazı rahatsızlıkları hissederler, imkanı olan Yaylara gezmelerini özellikle yurt dışına çıkmalarını tavsiye ederim.

Oğlak: Burcu yükseleni veya ay burcu Oğlak olanların evli ve çocuklu olanlarda çocuklar daha fazla gündeme gelecek, onların sorunlarıyla ilgilenmeye odaklanacaklar veya çocuklarla ilgili bazı sorunlar onları üzecektir. Diğer yandan bekar olanlar yeni aşklara yelken açabilecekler. Diğer yandan arkadaşlar ve ekip çalışmalarında bazı aksilikler ve sıkıntılar olabilir.

Kova: Burcu yükseleni veya ay burcu kova olanlar yeni bir eve taşınabilirler yerlerini değiştirebilirler, aile ilgili özellikle anne baba veya evlat ile ilgili bazı konular gündeme gelebilir. Diğer yandan yeni bir kariyer oluşturmanın sıkıntısı ve derdine düşebilirler ve bu konuda yeni bir başlangıcı zor da olsa yaparlar bu konuda canları çok sıkılır.


Balık: Burcu yükseleni veya ay burcu balık olanlar iletişim, kardeşler ilişkileri konularında değişim yaşarlar, kardeşleriyle olan ilişkileri hassaslaşır ve dikkatli iletişimler kurulmazsa ilişkiler kopabilir, diğer yandan inançlar, yurtdışı konularında bazı değişim ve sıkıntılar yaşayabilirler. Bu yüzden kardeşler konusunda iletişime ve yurtdışı konusunda dikkatli davranmaya ihtiyaçları var.

31 Ekim 2016 Pazartesi

Fetö’cülerin kendilerini savunma dinamiklerine cevaplar ve çelişkilerinin Analizi FETÖ’nün İDDİALARINA CEVAPLAR


Fetöcüler AK Partinin geçmişi ve tarihsel sürecini güya tek tek analiz ederek takipçilerine karşı kendilerini temize çıkartma girişiminde bulunmaktalar. En aşağıda tam metni bulunan yazının eleştirisini madde madde yazdım. Bu İddiaları ele aldım. Lütfen dikkatle okuyunuz ki karşınıza bu iddialarla cesaret edip çıktıklarında lafı ağızlarına sokunuz.
1.    İDDİA: HİZMET HAREKETİNE İLİŞMENİN SEBEBİ NURCULUGUN ŞAHDAMARI OLMASINDANDIR HEDEF 100 YILLIK HEDEFTİR NURCULUĞU BİTİRMEK İŞTE O YÜZDEN ŞAHDAMAR KESİLMELİ ÇÜNKÜ ŞAHDAMAR KESİLDİMİ ADAM ÖLÜR.
CEVAP: Hizmet hareketi, Nurculuk FETULLAH GÜLEN’İN ve misyonunun tek elinde değil. Gülen’in Nurcu olduğu ve Hizmet misyonunu temsil ettiğine dair diğer diğer Nurcu cemaatler bu konuda hem ayrı fikirde bir tanesi hariç FETÖ’yü Nurcu hareketin bitirilmesi için kurulduğuna inanmakta. Emniyetteki Fetöcü polisler 28 Şubatta Darbecilerle bir olup bizzat Nurcuların bazı kollarına baskı uygulamışlardır. Bilakis Fethullah Gülen “Komünizmle Mücadele derneğinin” kurucusu olduğundan beri Türkiye’de İslamcılar ve Solcular arasında Batı’nın satılmış ajanı olarak görülmüştür. Onun Hizmet hareketi diye isimlendirdiği oluşum İngiliz Emperyalizminin Nurculaştırılmış din ayağıdır.
2.      İDDİA: “1300 Seneden beridir bekleniyordu çünkü o MEHDİ-İ AZAM'dı delili HZ Resullulah benden sonra 12 Halife çıkmadıkça kıyamet kopmayacaktır diye buyurmuştur 632de vefat etti 12 Halife'den sonra ise MEHDİ gelir ve madem her yüzyılda bir bir Müceddid gelecek her Müceddid 100 yıla hitap edecek buda toplam 1200 yıl yapar 632+1200=1832 ve son olarak MEHDİ gelir 1832+100=1932 üstad'ın mücadele yılları 1920-1960 yılları arasıdır bu 1932 yılınıda kapsadığına göre üstad'ın MEHDİ olduğunun bir delilidir”.
CEVAP: Mehdi konusu hemen her cemaatte gündeme gelmekte. Burada yapılan hesaplama Devlet Bahçeli’nin MHP’nin kuruluş yılı hesaplamasına benziyor. Herkes belli bir takım hesaplamalarla bazı mehdilik iddialarında bulunabilir ve bunu kendisine devşirebilir. Hele sorgulama imkanı olmayan cemaatlerse Allaha teslimiyetle cemaat liderine teslimiyet bir sayan kafalar her zaman madara olmaya mahkumdurlar.
3.      İDDİA: “..1946 dönemin adalet bakanı Fuat Sirmen mossadı telgraf yağmuruna tutuyor efendim SAİD NURSİ ve talebelerini durduramıyoruz diye sonra Amerika Türkiye'ye notayı veriyor ülkeye demokrasiyi sokun diye oda tamam”.
CEVAP: Mossad’ın kuruluş tarihi 1949, FuaT Sirmen hangi Mossad’ı telgraf yağmuruna tutuyor? İsrail bile daha 1946’da yok ki. Bu yalanları ancak sorgulama özürlü taraftarlarına inandırıyorlar. Azıcık Tarih araştırması yapın. Tabi soruları çalarak torpillerle bir yere gelince böyle abuk sabuk yazıları yazmaktalar.
4.      Adnan Menderes ülkeyi Natoya soktu ülkenin sınırlarına mayın döşedi Mustafa Kemal’ı koruma kanununu çıkardı İshak Alaton ile Üzeyir Garih dönmeleri ortaklaşa 1958de Alarko holdingi kurmuşlardı Adnan Menderes bunlara Ankara'da açtığı fabrikaların havalandırma ihalelerini verdi.. Adnan Menderes Yahudi dönmesidir
CEVAP: Nato’ya girmek sadece Menderesin fikri değil. “Yeni dünya kurulur Türkiyede bunun içinde yerini alır” İnönü doktrini gereğince alınmış bir karardır. O dönemde SSCB tehditine karşı tedbirdir. Alarko Holding’e iş verdi diye Menderes’i Yahudi ilan etmek ne kadar doğru. Kaldı ki Yahudi olmak suçmu? Unutmayalım ki Siyonizm’i hedef almalıyız Yahudileri değil. Kaldı ki FETUllah Gülen İsrail’i izin alınacak otorite olarak görür tanır.
5- Yıl 1965 seçimle Süleyman Demirel iktidara geldi Süleyman Demirel ki Londra mason locasından 33 derece almış adamdır peki ne oldu ne yaptı oda müspet hareket etti nurculugu rahatlatan yasalar çıkardı ve SAİD Nursi'ye inanmayanın imanı yoktur dedi.
CEVAP: Demirel, bırakın Nurculuğu islamın karşısında duran bir siyonistti. Nurculuğu desteklediğini söyleyerek buradan bir avantaj aşırmaya kalkmak hikayedir inandırıcı değildir.
6-“ Yıl 1979 yine Süleyman Demirel iktidara geldi (( aynı yıl İran'da Sünnilik yayılmasın diye Humeyni devrim yaptı )) geldikten sonra bu sefer SAİD Nursi'ye alim değildir diyenin alnını karışlarım dedi Amerika bu sözede tahammül edemezdi ve 1 yıl sonra 1980 darbesi ile yine hükümeti devrildi..”
Cevap: Tamamen kafa karışıklığı için yapılan bir analiz bu. İran devrimi ABD ve Batı hegamonyasını bitirmiş İran’ın Çin ve SSCB bloğunda yer almasını sağlamıştır. FETO’nun kuruluş amacı İran ‘devriminin etkilerinin Sünni Türkler arasında yayılmasını engellmek için kurulmuştur. Sızıntı dergisi 1 Şubat 1979’da Humeyninin İrana gelmesiyle aynı gün CIA desteği ile Türkiyede yayınlamaya başladı… PKK, ise Kültürü ve Dili İrana benzeyen Ümmetçi Kürtlerin devrimden etkilenmemesi ve komunist yurtseverlik üzerinden Kürt faşizminin verilmeye başlandığı anda 1979’dur.
7-“ yıl 1983 Turgut Özal bu sefer getirildi ama karşılığında kendisini oraya getirenlere birşey vermeliydi işte ilk önce bakir olan Türkiye piyasasını yabancı şirketlerine açtı sonra dediki Fethullah Gülen'in yurtdışındaki bütün faaliyetlerine kefil benim :) hayda buda olmadı diyerek zehirlendilermi??”
Cevap: Fetö, burada tam bir manüplasyon yapıyor. Zira Özal Türk okullarını İngiliz değilde Türk çıkarları için amacına uygun hareket edeceğini sanarak kefil oldu bir çok ülkeye. Fetö, 1994’den itibaren ABD’yi Orta Asyada övmüştür ve ABD’nin Dingiltere’nin sevilmediği ülkelerde Anglo Sakson ajanlığı yapmıştır.
8- “siz hiç Erbakanın bir kez olsa bile hz üstadın ismini zikrettiğini gördünüzmü hayır 1971de isviçreden getirildi çünkü Nurculuğa karşı savaşacak eleman Laz'ım hem Hocaefendi'yi sevmemesinin sebebi Hocaefendi'nin harikulade bir şekilde Nurculuğa hizmet etmesinden dolayıdır
Cevap: Fetö, Erbakanı ve gerçekte Nurculuğu asla sevmedi. Erbakana ve onun Anti emperyalist, anti Siyonist politikasına karşı Nurculuğu kullanarak İman hakikatleri Hizmeti kamuflajıyla karşı koydu ve Hizmeti götürttü kendisi gibi ABD’nin kucağına oturttu.
9-“ Erbakanla Erdoğan'ın 1980 darbesinde Silahlarla Nurcuları kovaladığını kim bilir??”
Cevap: Bunlarda yalan iftira o kadar çok ki buna cevap bile vermeye gerek yok. Ancak şunu sormak lazım “Madem öyle neden Erdoğanla beraber yürüdünüz? Neden 2010’a Fidan’ın MİT müsteşarı olmasına kadar desteklediniz. Yağan yağmurda niye beraber yürüdünüz?
10- “1980 darbesinden sonrada Avrupa baktıki Türkiye'de din yükseliyor Ve dedilerki insanlar Artık dindar hükümet ister işte AKP'nin başına tesettürü geçirip ülkenin başına getirdiler Akp hükümetinin geçmişini araştırın tümünün özellikle bayanlarının hepsinin geçmişte başörtüsüz olduğunu göreceksiniz”
 CEVAP: Şimdi de Avrupayı suçluyorlar. Oysa tek tek Avrupaya kaçtılar. AB, ABD, Britanya en başından beri onları 15 Temmuz için yetiştirdi. AK Partililerin başörtüsü yokmuş, sizin hocanız "Başörtüsü teferruattır" demedi mi? Tık cevap yok...


               11-9 yıl sonra Abdullah Gül Türkiye’nin ‘tarihi virajında’ yine CFR Dış İlişkiler Konseyi masasına oturdu. Görüşmeler GİZLİ olduğu için, toplantı konusu hakkında Türk milletine bir açıklama yapılmadı Davutoğlu’da 2010 yılında bu toplantıya katıldı Numan Kurtulmuş’ta 2013te bu toplantıya katıldı. Ve *Adalet ve İçişleri bakanlıkları ile MİT, Genelkurmay Başkanlığından isimler, Öcalan’la görüşüyor. *AKP, BDP’yle görüşüyor. BDP, Apo’yla görüşüyor. *PKK, ‘Türkiye ortak düşman!’ şiarıyla İsrail ve Ermenistan’la görüşüyor. *MİT müsteşarı Hakan Fidan ABD’de CIA ile görüşüyor. *CIA Direktörü Panetta, Fidan’la görüşme öncesi gizlice İsrail’e giderek MOSSAD Başkanı Dagan’la görüşüyor. *Bağdat Büyükelçisi Murat Özçelik, Barzani’yle görüşüyor. *PKK uzantısı STK’lar Barzaniyle görüşüyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül New York’da CFR ile görüşüyor. Muhalefet lideri Kılıçdaroğlu, Avrupa’da ECFR* üyeleriyle görüşüyor. Halkla kim görüşüyor? CIA uzmanları ve bağlı memurlar halkla en sıkı fıkı ilişki içinde olanlar...işte AKP'ninde ne yaptığını siz biliyorsunuz zaten ve en önemlisi AKP 1980 darbesinin bir ürünüdür darbe ile gelen darbe ile gidemez. Vesselam...
CEVAP: Hocaları Gülen Papanın elini öper bişey yok, buna ilmi siyaset derler, Siyonistlerin ve Emperyalistlerin maşalığını yapar kendi halkına kurşun sıkar bişey yok. AK Parti’nin kuruluşunda Siyonistler ve emperyalistlerle yürümek zorunda olduğunu daha önceki yazılarımda yazmıştım. Bunları yineleyecek değilim. Ancak FETÖ, çözüm sürecinin başarıya ulaşmasından korktuğunu yazmamış burada. Fetö, Dumanlıyı Diyarbakır’a gönderip seçim desteklenmesi karşılığında AK Partiyle köprülerin atılması gerektiği hiç konu edilmemiş Fetö tarafından. İşine geldiği gibi sallamışta sallamış, sallarken tarihsel dinamikleri göz ardı etmiş hep. Böylece daha kolay kendini temize çıkarmasını bilmiş. Oysa çok biliyoruz ki Hükümet içinde 15 Temmuza kadar Fetö'ye en yumuşak davrananlar Arınç, Gül, Davutoğlu'dur. 

Yemezler FETÖ…..  

Ayhan Özcimbit

Aşağıda Fetöcülerin Whatsapp'tan yayınaldıkları ve kendilerini haklı çıkartmak istedikleri yalan dolanlı yazının tamamı...

 FETÖCÜLERİN SOSYAL MEDYADA BİRBİRLERİNE YOLLADIKLARI YAZI

HİZMET HAREKETİNE İLİŞMENİN SEBEBİ NURCULUGUN ŞAHDAMARI OLMASINDANDIR HEDEF 100 YILLIK HEDEFTİR NURCULUĞU BİTİRMEK İŞTE O YÜZDEN ŞAHDAMAR KESİLMELİ ÇÜNKÜ ŞAHDAMAR KESİLDİMİ ADAM ÖLÜR. Evet Yıl 1877nin sonları Bitlis'in hizan ilçesinde ahirzamanın vazifeli adamı Bediüzzaman SAİD NURSİ HAZRETLERİ dünyaya gözlerini açtı ve 1300 Seneden beridir bekleniyordu çünkü o MEHDİ-İ AZAM'dı delili HZ Resullulah benden sonra 12 Halife çıkmadıkça kıyamet kopmayacaktır diye buyurmuştur 632de vefat etti 12 Halife'den sonra ise MEHDİ gelir ve madem her yüzyılda bir bir Müceddid gelecek her Müceddid 100 yıla hitap edecek buda toplam 1200 yıl yapar 632+1200=1832 ve son olarak MEHDİ gelir 1832+100=1932 üstad'ın mücadele yılları 1920-1960 yılları arasıdır bu 1932 yılınıda kapsadığına göre üstad'ın MEHDİ olduğunun bir delilidir ikincisi kim deccalı tanıtırsa Mehdi odur diye buyurmuştur işte 5nci şua evet madem bu hakikat böyledir o Zaman ahirzamanda ÇETİN sınavda başlamıştır. Yıl 1923 üstad Meclis'te m.kemal ile tartıştıktan sonra Meclis'ten ayrılıp ben siyaseten anlamıyorum diyor Ve Ankara'ya gittim. İslâm Ordusu'nun Yunan'a galebesinden neşe alan ehl-i imanın kuvvetli efkârı içinde, gayet müthiş bir zındıka fikri, içine girmek ve bozmak ve zehirlendirmek için dessasâne çalıştığı­nı gördüm. "Eyvah," dedim. "Bu ejderha imanın erkânına ilişecek! İşte iman mücadelesi başladı. Yıl 1935 Eskişehir hapishanesine bediüzzaman ve 120 talebesi beraber götürülürken m.kemal binbaşı ruhi beye kesin talimat veriyor SAİD NURSİ ve talebelerini tarayın diye ama ruhi bey üstadı görünce üstada aşık oluyor silah kaldırmaktan utanıyor.. yıl 1946 dönemin adalet bakanı Fuat Sirmen mossadı telgraf yağmuruna tutuyor efendim SAİD NURSİ ve talebelerini durduramıyoruz diye sonra Amerika Türkiye'ye notayı veriyor ülkeye demokrasiyi sokun diye oda tamam 🙂. Yıl 1948 CHP ülkeye demokrasi getirdi aynı yıl yine adalet bakanı Fuat Sirmen ismet İnönü'ye efendim Nurculuğa karşı dindar Kemalistler yetiştirelim diyor nasıl diyor ismet İnönü Sirmen'de diyorki imam hatip liselerini açarak Ve 1948de CHP imam hatip liselerinide açıyor sonra oda tutmuyor Amerika o Zaman demokrat partiyi durdurup iktidar yapalım dindar görünsün ama dine vursun evet demokrat parti kuruldu Adnan Menderes başa getirildi ilk iş ezanı aslına çevirmek tamam iyi sonra sonra Adnan Menderes ülkeyi natoya soktu ülkenin sınırlarına mayın döşedi m.kamalı koruma kanununu çıkardı İshak Alaton ile Üzeyir Garih dönmeleri ortaklaşa 1958de Alarko holdingi kurmuşlardı Adnan Menderes bunlara Ankara'da açtığı fabrikaların havalandırma ihalelerini verdi.. Adnan Menderes yahudi dönmesidir Osmanlı'yı Osmanlının son 350 yılında içine girerek çökerten köprülülerin yeğenidir demokrat parti Antalya vekili Fuat köprülü Adnan'ın halasının oğludur Ve Adnan'ın dayısı Nejat Evliyazade Türkiye'nin ilk futbol takımı altaysporun kurucusu Ve ilk oyuncusudur şans oyunlarını tjkyi ülkeye ilk getirendir adnanın dedesi ise İzmir'in üçüncü belediye başkanıdır.neyse sonra Amerika Adnan Menderes'in daimi olarak müspet hareketini görünce adamımız SAİD Nursi'ye mürid oldu diyerek darbe ile devirip idam ettiler Yıl 1965 seçimle Süleyman Demirel iktidara geldi Süleyman Demirel ki Londra mason locasından 33 derece almış adamdır peki ne oldu ne yaptı oda müspet hareket etti nurculugu rahatlatan yasalar çıkardı ve SAİD Nursi'ye inanmayanın imanı yoktur dedi işte Amerika bu söze tahammül edemedi 71 muhtırasıyla devirdiler.. PARANTEZ ((( Gülen, fikri önderi olan Said-i Nursi'nin avukatının destek çıktığı 1971 muhtırası döneminde Türk Ceza Yasası'nın 163. maddesinde tanımlanan irticai çalışmalarından dolayı, "Laikliğe aykırı olarak devletin içtimai, iktisadi, siyasi, hukuki temel nizamlarını kısmen de olsa dini esas ve inançlara uydurmak amacıyla cemiyet tesis, teşkil, tanzim veya sevk ve idare etmek, böyle cemiyetlere girmek veya girmek için başkasına yol göstermek" suçundan tutuklandı ve 3 yıl hapis cezası aldı.12 Mart 1971 muhtırası Nurcuları da tedirgin eden bir darbe oldu. Muhtıradan hemen sonra, 2 Nisan 1971 'de cemaatinin lideri Zübeyir Gündüzalp öldü. Otorite, kontrol ve yönetme yeteneğine sahip Zübeyir Gündüzalp'in boşluğu doldurulacak gibi değildi. Nurcu Yeni Asya cemaati için, 'Bundan sonra ne olacak?' kaygısı yeniden başladı. 12 Mart yönetimi genelde Nurcuları kollamasına rağmen, İzmir'de Fethullah Gülen ve Mustafa Birlik tutuklandı. Bekir Berk onları savunmak için İzmir'e gitti, itiraz dilekçelerini yazdıktan sonra Balıkesir'e geçti ve orada bir 'nur ayini' sırasında yakalandı. Tutuklanan Bekir Berk, İzmir Sıkıyönetim Komutanlığına sevkedildi. Bademli Askeri Hapishanesinde Nurculuktan içeriye alınan dört gruba mensup 53 kişi vardı. Bekir Berk ve diğerleri açıkça Nurcu olduklarını söyleyip müdafaa yaparlarken, Fethullah Gülen ve Mustafa Birlik Nurcu olduklarını gizlediler. Ama bunun bir faydası olmadı; Bekir Berk 1 yıl ceza alırken, Fethullah Gülen ve Mustafa Birlik üçer yıla mahkûm edildi. Diğerleri ise beraat etti. Ve sonra abilerden izin aldı abiler talebe hizmetine yönelecem deyince rahmetli Zübeyr abi kardeşim yolun açık olsun dedi..))). Yıl 1979 yine Süleyman Demirel iktidara geldi (( aynı yıl İran'da Sünnilik yayılmasın diye Humeyni devrim yaptı )) geldikten sonra bu sefer SAİD Nursi'ye alim değildir diyenin alnını karışlarım dedi Amerika bu sözede tahammül edemezdi ve 1 yıl sonra 1980 darbesi ile yine hükümeti devrildi.. yıl 1983 Turgut Özal bu sefer getirildi ama karşılığında kendisini oraya getirenlere birşey vermeliydi işte ilk önce bakir olan Türkiye piyasasını yabancı şirketlerine açtı sonra dediki Fethullah Gülen'in yurtdışındaki bütün faaliyetlerine kefil benim :) hayda buda olmadı diyerek zehirlendilermi?? Evet sonra sonra diğerleri tayin edildiler onlarda bir şey yapamadılar evet siz hiç Erbakanın bir kez olsa bile hz üstadın ismini zikrettiğini gördünüzmü hayır 1971de isviçreden getirildi çünkü Nurculuğa karşı savaşacak eleman Laz'ım hem Hocaefendi'yi sevmemesinin sebebi Hocaefendi'nin harikulade bir şekilde Nurculuğa hizmet etmesinden dolayıdır Ve bana anlatanlar hala sağlar erbakanla Erdoğan'ın 1980 darbesinde Silahlarla Nurcuları kovaladığını kim bilir yahut kim inanır??evet işte 1980 darbesinden sonrada Avrupa baktıki Türkiye'de din yükseliyor Ve dedilerki insanlar Artık dindar hükümet ister işte AKP'nin başına tesettürü geçirip ülkenin başına getirdiler Akp hükümetinin geçmişini araştırın tümünün özellikle bayanlarının hepsinin geçmişte başörtüsüz olduğunu göreceksiniz.. işte Abdullah Gülün 1997 de CFRnin toplantısına katıldı CFR’nin konusu Refah Partisiydi Bu toplantı sonrası Refah Partisi içinden AKP doğacaktı. Nisan 2001 de Abdullah Gül yine masonik Siyonist örgütün masasındaydı. Bu toplantıdan sonra AKP iktidara çıkacaktı. AKP sahneye çıkmadan önce yollardaki taşlar CHP ve MHP’ye temizletilecek, bunun için özel bir görevli Kemal Derviş Türkiye’ye gönderilecekti. Kemal Derviş ekonominin anasını ağlattı Ve 9 yıl sonra Abdullah Gül Türkiye’nin ‘tarihi virajında’ yine CFR Dış İlişkiler Konseyi masasına oturdu. Görüşmeler GİZLİ olduğu için, toplantı konusu hakkında Türk milletine bir açıklama yapılmadı Davutoğlu’da 2010 yılında bu toplantıya katıldı Numan Kurtulmuş’ta 2013te bu toplantıya katıldı. Ve *Adalet ve İçişleri bakanlıkları ile MİT, Genelkurmay Başkanlığından isimler, Öcalan’la görüşüyor. *AKP, BDP’yle görüşüyor. BDP, Apo’yla görüşüyor. *PKK, ‘Türkiye ortak düşman!’ şiarıyla İsrail ve Ermenistan’la görüşüyor. *MİT müsteşarı Hakan Fidan ABD’de CIA ile görüşüyor. *CIA Direktörü Panetta, Fidan’la görüşme öncesi gizlice İsrail’e giderek MOSSAD Başkanı Dagan’la görüşüyor. *Bağdat Büyükelçisi Murat Özçelik, Barzani’yle görüşüyor. *PKK uzantısı STK’lar Barzaniyle görüşüyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül New York’da CFR ile görüşüyor. Muhalefet lideri Kılıçdaroğlu, Avrupa’da ECFR* üyeleriyle görüşüyor. Halkla kim görüşüyor? CIA uzmanları ve bağlı memurlar halkla en sıkı fıkı ilişki içinde olanlar...işte AKP'ninde ne yaptığını siz biliyorsunuz zaten ve en önemlisi AKP 1980 darbesinin bir ürünüdür darbe ile gelen darbe ile gidemez. Vesselam...