www.islamastrolojisi.com "Adalet denge ve huzurun temelidir"

FATİHA EYLEM MANİFESTOSU www.islamastrolojisi.com
1-Etiklik (Eunsü)
2-Müteşekkirlik(Elhamdü)
3-Vicdanilik(ErRahim)
4-Sorumluluk(Yewmiddin)
5-Tevhit(İyyakena)
6-Meşru hedef ve Umutvar olmak(Sırat-ıMustakim)
7-Kimseyi taklit etmemek ve kendin olmak, samimi olmak(Gayrilmağdubi) #KABENİNHAYATŞİFRELERİ KİTABIMDAN ALINTIDIR...

5 Şubat 2018 Pazartesi

ERDOĞAN NEDEN VATİKAN'A GİDİYOR? AMACI HEDEFİ NEDİR?

Bir tarihin kapanıp diğernin açılması anlamına gelen İstanbul'un Fethi sayesinde Bizans Kütüphanelerini boşaltıp tüm kitapları Vatikan'a yollayan Akşemseddin hem fethin hem Avrupa ve Dünya tarihinin değişmesindeki en etkili gizli kahramandır. Bu sayede Da Vinci ve Martin Lutherin Avrupa'yı Bilimsel ve Dinsel reform ve rönesans ile değiştirmesinin önü açılmıştı. O dönemde Protestanlara yardım eden Osmanlı kendine Protestanlardan bir müttefik bulmuştu. Katoliklik Kuzey Avrupa'da tarihe karışmış ve bölge Osmanlının doğal Müttefiklik alanına girmişti. Vatikan bir daha asla Osmanlıya Müslümanlara Haçlı seferi ilan edememişti. (Bkz Bilinmeyen Tarihi gerçekler- Müslüman İllüminati. 2015 Baskı Istanbul Kalamaris Yayınları). 

Peki Erdoğan neden Vatikan'a gidiyor? Amacı hedefi nedir? 

Aslında cevap çok basit. Neden Putin Kazanda Grozni'de Cami açtıysa Erdoğan'da Bulgar Kilisesini bu nedenle açtı. Putin neden Tataristan Cumhurbaşkanını İslam İşbirliği Örgütüne Rusya federasyonunu temsilen yolladıysa Erdoğan'da bu yüzden Vatikan'a gidiyor. Ne Rusya federasyonu lideri Putin Müslüman oldu ne de Erdoğan Ortodoks yada Katolik oldu.

Derinleştirelim meseleyi...

Gerçi ben bunu yazdıktan sonra yakında gazetelerde bu konunun b.k.nu çıkarırcasına yazacaklar meseleyi. Ancak ben mevzuyu çok başka yere bağlayacağım.

Maduro'ya Venezuella'ya Latin Amerika Devrimciliğine Katolik Sol Amerikan karşıtlığına bağlayacağım meseleyi. 

Vatikan çok iyi biliyor ki ezici çoğunluğu Katolik olan dünyada en fazla Katoliğin yaşadığı Latin Amerika'daki SOL DEVRİMCİ DİNDARLIK Amerikan emperyalizminin baş düşmanıdır. Artık Küresel bir savaşın içindeyiz hep beraber. Venezuella'da olan bitene asla BANA NE YAA diyemeyiz. Venezuella Amerikan Emperyalimine direnişin önemli bir köşe taşı. Erdoğan'da Orta Doğu, Balkanlar ve Kafkasya'da Amerikan çıkarlarının tekerine taş koyan, Nato'nun Afganistandan aldığı uyuşturucuyu PKK ve Türkiye üzerinden geçirmesine engel olan kişi. Eskiden Türk Ordusu içindeki bazı hain darbeci ABD iş birlikçisi generaller gizliden PKK ile işbirliği içerisinde Nato gözetiminde Afgan uyuşturucusunun PJAK ve PKK üzerinden Avrupa'ya geçirilmesine göz yumuyordu. Bu olay kapandı Erdoğan zamanında. Trafiğin durması Dünya Uyuşturucu İpek Yolunun sekteye uğramasıydı konu. Erdoğan bu yüzden sevilmeyen adam...

Erdoğan, Ortodoks Rusların Sırpların Bulgarların gönlünü o kilise açılışıyla kazandıktan sonra ( İçimizdeki bazı geri zekalılar İsrail'e kızıp kızıp Aya Sofya'yı açalım demekte Fetö gazına gelip. Sanki RTE Orayı Cami yapmasını bilmiyor gibi Türkiyenin Ortodoks dünyasıyla düşman olabilecek tehlikeli isteklerine devam etmekteler. Oysa bize kötülüğü yapanlar Amerikan Protestan İllüminatisi ve Siyonizm. Bu şuna benziyor Yahudiye kızıp Kiliseyi Camiye çevirelim meselesi oluyor. Keşke anlaşılsa!) Erdoğan şimdi de Maduro ve Venezuella ile beraber Devrimci Katolik Solcu Latin Amerikalıların sempatisini almak üzere Vatikan'a da gidiyor görüşmeler yapmak için. Zira dünya değişmekte. Katoliklikte öyle. Şu an Katolikler ve Vatikan İllüminati'yle mücadele içindeler. Tapınak Şovalyeleri İllüminati ile ilişkilendirilip sunulması da halkımızın kafasını karıştırdı. Oysa Tapınak Şovalyeleri daha çok Katolik bir örgütken İllüminati ise Protestan Emperyalist Siyonist bir yapılanmadır Amerika ve Britanyanın bizzat yönettiği uluslararası bir örgüttür. Aslında bu Örgüt ile ABD'de mücadele edenler de var. Trump gibi mesela. Trump bu yüzden tüm Şeytan İllüminatisince yönlendirilmekte. O da ülkeyi kendisi yönettiğini sanmıyor zaten. Akıllı bir adam olduğunu da söyleyemeyiz. Konuşmaları ve tavırlarıyla ABD içinde İllüminayi temizleyebileceğini Erdoğanist söylem ve Kasımpaşalı tavırla konuyu halledeceğini sanan halk desteği asla çok olmayan bir adam.

Neyse, dönelim Erdoğan'a ve Vatikan ziyaretine. Muhtemelen AB içinde en büyük gedik olarak Katolikler diyebiliriz ve bunu da Erdoğan'ın gördüğünü düşünebiliriz. Zira Nato içinde İtalya bize en fazla Askeri ve siyasi destek veren ülke. Bu hem Askeri iş birliğinde böyle hemde siyasal konularda. 
Vatikan demek İtalya, Fransa, İspanya, Portekiz, Venezuella ile beraber tüm Latin Amerika Filipinler demek. Erdoğan Papa ile beraber Batı Avrupa içinde Dünyayı fesada boğan Şeytan İllüminatisine karşı Katolik dünyayı ve İslam Dünyasını birleştirerek Tek Gözlü Deccal Şeytani İllüminati'ye karşı ortak bir savunma hattı oluşturulursa bu durumtıpkı Mitolojileştirilerek anlatılan Tek Gözlü Deccal, Mehdi, İsa birleşmesinin geleneksel kayıtlarda da geçen durumunu aslında tevil etmiş olacak. 

Ben konuyu şu şekilde ele almaktayım, İsa'nın Mehdi ile beraber geri gelip dünyayı Deccalden kurtaracağına kurumsal düzeyde sembolizm üzerinden anlayıp görmek gerekir. 
Mehdi veya İsa'nın gelmesi değil mesele, mesele MEHDİYET ( İslam Dünyasının Birliği) ve İSEVİYET (Katolik ve Ortodoks Dünyasının Birliği) dediğimiz anlayışın DECCALİYET dediğimiz Şeytan İllüminatisi ile mücadelesi meselesidir. Erdoğan bir Mehdi değil bir Mehdiyet düşüncesinin ürünüdür ve bu mücadele bir kişi ile değil çağlar boyu sürecek bir anlayıştır ve bunun içinde her isteyen yerini alır. Fethullah Gülen Mehdi sanılan Deccal'in tohumudur. Hizmetini Şeytan İllüminatisine yapmıştır Tapınak Şovalyelerine de göz kırpmıştır.

Erdoğan'ın Vatikan ziyareti büyük bir açılımdır. Şu an Afrin'de Türkiye'ye karşı, Şeytan İllüminatisinin BATIDA ki tüm medya organları Türkiye aleyhine çalışmaktadır. Bunun kırılması gerekir. Bunun kırılması için Katolik ve Ortodoks dünya ile algoritmik bir çalışma başlatılması iyi ilişkiler içinde olunması kesinlikle şarttır. Bu ayrıca bir çok konuda barışın ve dünyanın selameti için gereklidir. Bilimin Şeytan İllüminatisine hizmeti bu sayede son bulabilir.

Erdoğan'nın omuzlarına binen yük sadece Türkiye Halkının Ümmetin değil. Tüm Ortodoks ve Katolik dünyanın bir blok halinde zalimlere karşı gelebilmesininde yolunu açacaktır. O ve Putin sayesinde Bosna Hersek'te az daha olabilecek bir iç savaştan kurtulunmuştur. Fetö Amerika adına Bosna'da faaliyetlerde bulunup iç savaş çıkartmak istemesinin ucunda Ortodoks Müslüman dünyası arasında güvensizliğin Rus Türk ilişkilerine yansıtılması amacı da vardı. Başaramadılar. Hem Putin hemde Erdoğan'ın Sırbistan ziyaretleri Bosnanın yeniden karışmasını engelledi.

Uluslararası ilişkiler asla tek yönlü ve boyutlu değildir. Türkiyede ağzı olan konuşuyor ve dil bilmiyor diş bilmiyor okumuyor araştırmıyor Ergün Diler ve Bekir Hazar'ı izleyip okuyup aynı ezberleri geveleyip kendini uzman Siyasetçi sanıyor....

Neyse. Şimdilik bu kadar...

Erdoğan'a Vatikan Gezisinde başarılar diliyorum. Onun başarısı ve mücadelesi ülkemizin başarısı ve mücadelesidir. Sevmeseniz bile destek vermek zorundasınız. Neye mi?

Ay Yıldızın ve İslam'ın hatırı var....


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.