www.islamastrolojisi.com "Adalet denge ve huzurun temelidir"

FATİHA EYLEM MANİFESTOSU www.islamastrolojisi.com
1-Etiklik (Eunsü)
2-Müteşekkirlik(Elhamdü)
3-Vicdanilik(ErRahim)
4-Sorumluluk(Yewmiddin)
5-Tevhit(İyyakena)
6-Meşru hedef ve Umutvar olmak(Sırat-ıMustakim)
7-Kimseyi taklit etmemek ve kendin olmak, samimi olmak(Gayrilmağdubi) #KABENİNHAYATŞİFRELERİ KİTABIMDAN ALINTIDIR...

20 Ağustos 2016 Cumartesi

MADEM ABD GÜLEN'İ VERMİYOR O ZAMAN TÜRKİYE ORTA DOĞU'DA DÜĞMEYE BASMALI

Cumhurbaşkanının son meydan okuması olan "Daeş Feto PKK topunuz gelin" çağrısından sonra PKK ve FETO toplu gelmeye başladılar bile. ABD diğer yandan PYD'yi sözde Daeş'e aslında Türkiye'ye karşı silahlandırmaya devam ediyor. 

Peki bundan sonra ne olacak? Biz ülke olarak ne yapmalıyız?

ABD ve LONDRA ne planlarsa planlasınlar ülke olarak halkımız ülkesine, devletine, bayrağına, seçtiklerine ve atadıklarına sahip çıkmalıdır. Birbirimize artık saçma sapan ayrılıkları bir kenara bırakıp sahip çıkmalıyız.

Peki devlet etrafında kurulan tuzaklara ve ülke içindeki hendeklere karşı ne yapmalı?

El Cevap: Ülkemiz son beş yıldır baş döndüren gündemler yaşamakta. RTE'nin Britanya'nın elinden Avukatlar ordusuyla kurtardığı 800 Milyar Dolar para Britanya'nın başta Gezi planlaması olmak üzere, 17-25 Aralık kumpasları sayısız girişimlerle (MIT Tırlarına operasyon Uludere, Reyhanlı, Hendek Savaşları, Rus Uçağının düşürülmesi  vb) bu para ekonomi içinde eritildi. Britanya bu paranın elinden gitmesine sinirlenip FETO NATO ve PKK unusurlarını üzerimize saldırttı.

Sonuç yüzlerce ölü ve yaralı...

Peki bunun sonucu olarak kazanan kim?

Kesinlikle BATI kaybediyor. Nasıl?

Türk Rus, Türk İran ilişkileri daha fazla gelişmeye başladı ve bu ülkemiz içindeki Amerikancıları ve Amerikancı Ciamaatleri korkutmaya ürkütmeye yetti bile. Fetocular şimdi o kendisi gibi F TİPİ cemaatlere gidip "Gördünüzmü? Biz size demedik mi Erdoğan ve yanındaki İrancılar ülkenin eksenini Doğu'ya kaydırmakta ülkemiz İran ajanlarının eline geçti" korkusunu fitnesini yaymaya çalışmaktalar. Bu cemaatlerde aslında alttan alttan FETO'nun destekçisidirler.

Türki neyapıp edip mutlaka ama mutlaka Suriye'de yakılan Britanyacı fitne ateşini Masaya ABD ve Britanyayı almadan Ruslar ve İranlılarla çözmelidir. Bu savaş son derece vahim ve daha fazla olumsuz sonuçlar üretmeden çözülmelidir.



Peki Suriye iç savaşı nasıl çözülebilir?

Madem ABD maşası Gülen'i iade etmiyor o zaman Türkiye aşağıdaki düğmelere tek tek basabilir....

1-Artık tehdit kesinlikle ESAD Rusya ve İran değil NATO FETO BATI LONDRA ALMANYA'dır. Bunu çok iyi gördü halkımız. Suriye üzerinden Feto/Nato ortaklığına ısmarlanan Anglo Amerikan Darbe girişimini 240 şehit ve 2000 yaralı gaziyle atlattık. Bu darbe bizim dış ve iç güvenlik konseptimizi tamamen değiştirdi.

2-Türkiye Rusya İran ve Çin orta Doğu'da kesinlikle beraber hareket etmeli ve askeri güçle DAEŞ ve PYD'yi Ortadan kaldırmalıdır. En ağır silahlarla füzeler ve roketlerle DAEŞ ve PYD askeri üsleri ve güçlerinin kökü kazınmalıdır. Bu sağlanırsa Suriye'de sorun daha çabuk çözülür. Bu sayede bölgeden ABD ve İngiliz güçleri atılmış olur.

3-Suriye sorunu çözülene kadar İncirlik Kapalı tutulmalıdır. Darbeye adı karışan CIA Ajanlarının İncirlikten kaçmasına engel olunmalıdır.

4-Suriye'de barış ancak ve ancak Türkiye, Rusya, İran ve Suriye arasındaki anlaşma ile sağlanır. ABD  NATO ve Britanya tamamen devreden çıkartılmalıdır. 

5-Kuzey Irak'ta Türkiye yanlısı Barzani'yi bu anlaşma çok rahatlatır. Hatta Barzani Irak ilişkilerine de yansır.

Bölgede çıban başı kesinlikle ABD ve AĞA ANASI LONDRA'daki kahpedir. Bu nedenle Türkiye, Rusya, Çin ve İran bölgenin çıban başı bu iki pisliği buradan atabilirse o zaman bir çok sorun da kendiliğinden çözülecektir. Suudi Arabistan'ın Britanya ve Amerikan baskısından kurtulması ve halka dayalı seçimli bir monarşinin kurulması da bölge barışı için gereklidir. ABD ve LONDRA'nın  karışmadığı Orta Doğu'da herşey çok ama çok kolay çözülür. 

Bu anlattığım strateji kesinlikle başta Washington'u ve Londra'yı korkutmakta, İsrail ise diğer korkan ülke zira bölgede Türk-Rus ortaklığı ile Daeş  PYD yok edilirse bu tüm BOP planlarını altüst eder. Bu durum RTE'nin BATI'ya attığı en büyük kazık olarak tarihe geçer.

Halk olarak bizim yapmamız gereken şu zorlu dönemde sabırlı olmalıyız. PKK ve hala devletin içinde saklanan FETO köpekleri organize şehir bombalama işlerini daha da arttırabilirler, terörü masum insanları katlederek yapabilirler, Alevi bölgelerini yada sünni dindar kesimlere, yada cemaatlere saldırılar düzenleyebilirler. Bu Allahsızlardan bu emperyalist köpeklerden her türlü kötülüğü bekleyebilirsiniz çünkü bunların gözü CİAmaatçilikle kör olmuş ve ırkçı faşizmle kör olmuştur. 

Nerede PKK ve FETO militanı var bilip te devlete söylememek vatan hainliğidir ve onların ekmeğine yağ sürmektir. Acırsak acınacak hale geliriz. Eğer söz konusu olan ülkemiz ve bağımsızlığı ise diğer tüm konular sadece furuğattır. 

Bu sözüm başörtüsüne furuğattır diyen FETOculara kapak olsun...







17 Ağustos 2016 Çarşamba

TÜRKİYE (Erdoğan) VE İSLAM DÜNYASI ŞEYTANİ İLLÜMİNATİYİ (LONDRA'YI) YENEBİLİR Mİ?

YURTTA MİLLET CİHANDA ÜMMET

2010 yılında yavaş yavaş başlayan, GEZİ'yle start alan ve yıllardır süren GÜLEN-ERDOĞAN, PKK-ERDOĞAN, MUHALEFET-ERDOĞAN mücadelesi 15 Temmuz gecesi yeni bir sürece girdi. Aslında bu mücadele kesinlikle Erdoğan'ın PKK-FETO-DAEŞ mücadelesi değil. Bu Mücadele Türkiye ve İslam Dünyası'nın BATI'yla olan mücadelesidir. Batı dünyasının silahlı ekonomik gücü ABD ve Beyni Londra yıllardan beri İslam dünyasına ve liderlerine otur-kalk-zıpla-hopla-yat-koş gibi emirler vermeye alışmıştı. Alışmıştı yetkisiz ve kendi izniyle onay alınarak atanan Cumhurbaşkanlarına, alışmıştı Londra'nın onayını alarak kurulan partilere, alışmıştı el pençe divan duran Başbakanlara.

Dik Durmak neden önemli?

Türkiye ve Lideri Erdoğan Batı'ya "Artık sizin karşınızda ne derseniz yapacak bir lider yok, artık yeni Türkiye'ye alışın" dedi. Bu mesajı alan Britanya Ajan gazetecileri John Hanahan gibileri Doğu Anadolu'ya yolladı. Daha şehir çatışmaları hendekler kazılmadan kalkışma ayaklanma fragmanları çekildi. YDG-H çılar "Alın bu yeni Türkiye" diye Britanyanın maşalığını daha çatışmalar başlamadan çekilen bu fragmanlarda gösterdiler. Zannetiler ki Türkiye teslim olacak. 

Londra ve köpekleri ABD NATO her pisliği çaşaları FETO PKK PYD DAEŞle yapmaya ve terörü yaymaya başladılar.

Erdoğanın elinde sadece iki şey vardı;

1-Samimiyeti

2-Bu samimiyet ve mertlikten dolayı onu seven Yurtta Milleti ve Cihanda Ümmeti.

Beni en çok düşündüren şey şu;

Emperyalizme, siyonizme ve onların başı olan ABD LONDRA'ya karşı bu şeytani İLLÜMİNATİ'ye karşı mücadelede ERDOĞAN'a Allah korusun birşey olursa ne olacak?

Erdoğan sonrasında gelecek olan lider Halkın bu güçlere karşı dik durmasını istemesine yanıt verecek mi?

Yeni lider bu kadar güzel şiir ve Kuran okuyarak milletin ve ümmetin kalbini çalacak bir hırsız olacak mı?

Lider odaklı bir Türkiye'den Misyon odaklı bir Türkiye'ye geçecek miyiz?

Bunu nasıl başaracağız?

Bu soruların cevaplarını tek tek irdeleyelim;

ÜLKE İÇİNDE YAPILMASI GEREKENLER;

1- Erdoğan kendisinden sonra tıpkı kendisi gibi bu misyona sahip insanları yavaş yavaş öne çıkarmalı. Benim yüreğimdeki liderler, Erdoğan'a ve ülkeye kast eden şerefsizleri defalarca kez durdurmuş olan MIT'in müsteşarı Fidandır. Yıldırım, Ala, Kurtuşmuş'ta bu misyonu yürütebilecek insanlar. Ancak asla Gül, Davutoğlu, Babacan vb AK Parti içindeki ABD ve Londra'ya yakın isimler olmaz. Onların liderliğinde tüm duruşlar kazanımlar tamamen elden gider.

2- MIT Müsteşarlığı kesinlikle MIT BAŞKANLIĞI gibi bir isimle tüm İstihbarat birimlerinin orkestra şefi olmalı. JİTEM, EMNİYET İSTİHBARAT, GN KURMAY ÖZEL İSTİHBARAT, DIŞ İŞLERİ İSTİHBARAT vb bir sürü istihbarat birimi İÇ ve DIŞ istihbarat olmak üzere MIT'in çatısında birleşmeli. Güçlü ordu güçlü ülke değil, GÜÇLÜ İSTİHBARAT GÜÇLÜ ÜLKE prensibi yürütülmeli.

3- Devlet kesinlikle Cemaatlerle arasına mesafe koymalı ve asla bir cemaati tutmamalı, çünkü cemaatler en sonunda cemaatçilik yapmakta ve ülke FETO örneğinde olduğu gibi ciddi sorunlar yaşamakta. Devlet okullarda KURAN'ın hem arapçasını hemde Tğrkçe anlamı ve tefsirini derslerinde verdirmeli, siyer dersleride doyurucu olmalı. Esmaül Hüsna ile öğrenciler Allahın Kişiliğini tanımalı. Devlet öğrencilerin ahlakının gelişmesine katkı sağlamalı. Ahlak Polisi gibi Ahlakı cinsellik algılamamalı sadece. Ticaret Ahlakı, eğitim ahlakı, çalışma ve sosyal düzende ahlak geniş şekilde okullarda işlenmeli.

4- Nükleer silah elde etmek ülkenin en önemli amacı olmalı. Bunu kullanmak için değil bunu caydırmak için elde etmeli. Nükleer silahı elde etmemizi sözde müttefikimiz özde düşmanımız NATO asla istemez. Bunu ancak Rusya sayesinde elde edebiliriz. Nükleer silah kadar Nükleer deniz altı ve Uçak Gemileri de kesinlikle olmazsa olmazlardan... Türkiye'nin uluslararası sularda gece gündüz 365 gün dolaşan Nükleer Uçak Gemileri olmalıdır. Bu caydırıcılık ve adaletin sağlanması için lazım. Nerede İngiliz köpekliği yapan Londraya değil ama Müslümanlara bolca saldıran Cihatçılar var, Türk uçakları yerle bir etmeli kamplarını. Ümmetin kendi barış gücü olmalı. Myanmar Arakan'da Nükleer üç tane uçak gemisi olan Türkiye'ye ne diyebilir? Katliam yapabilir mi ARAKAN'da? Türkiye sadece kendi içine değil artık dünya üzerinde gücünü adaletle göstermek zorundadır.


5- Kendilerini 30 sene önceki AET gibi sanan salak bir birlik olan AB, Türkiye olmadan yıkılmaya mahkumdur. Hele hele Erdoğan'a asla dayatma yapamazlar. Vizesiz seyehat Türkiyenin 1963 Ankara Anlaşması üzerinden hakkıyken AB bunu bile kullanmakta. Şu an hiç bir şeyi Türkiyeye koşul olarak dayatamaz. Dayatırsa Türkiye kendi içindeki Mültecilerin gitmek isteyenlerine yol vermelidir.

6- Avrasya Birliği Türkiye'nin ve Asya'nın güçlenmesi için gereklidir zaten AB'de ekonomiyi ve sosyal yaşamı canlı tutan Türklerdir. Eğer AB içindeki Müslümanlar ülkelerine geri dönsün AB ülkelerinin çöküşü daha hızlı olur.

7-Erdoğan kesinlikle ZİRAAT Bankasını yada HALK BANKASINI Ümmetin Bankası ilan etmeli. Sadece şu sözü söylesin yeter "Değerli İslam Ülkelerinde yaşayan Türkiye'yi seven gönül dostlarımız! Halk Bankasını Ümmetin Bankası ilan ediyorum. Sizden ricam Türkiye'ye destek vermek ve güçlenmesini istiyorsanız bu bankaya mevdualarınızı aktarınız, bu sayede Türkiye daha çok güçlenecektir. Bi defa şunu söyleyim, Türkiyenin güçlenmesi demek tümmm İslam coğrafyasının güçlenmesi demektir" desin ertesi gün Halk Bankasına para yağmaz ise ben de Ayhan değilim...

Erdoğan kesinlikle sadece Milletin değil Ümmetin kurtuluş umududur.

Ona bu konuda en büyük destek verecek kişi LONDRA'yı mahvetmek isteyen ve Erdoğan'ın Ümmetin gayri resmi Halifesi olduğunu çok iyi anlayan Vladimir Putin'dir.

Eğer bu mihval üzerinden gidilmezse, eğer Türkiye'nin Uluslararası arenada ADELET'e ve Siyasal ETikliğe dayanan gücünü göstermek için rota belirlenmezse stratejiler oluşturulmazsa bunun için adam yetiştirilmezse o zaman bize ANADOLU'yu ERDOĞAN sonrası dar ederler.

Rabbim Şeytana ve İLLÜMİNATİsine fırsat vermesin...

15 TEMMUZ GECESİ SOKAĞA ÇIKIP ABD NATO MAŞASI FETOCULARA KARŞI DURAN TÜM KARDEŞLERİM İÇİN AŞAĞIDAKİ EZGİYİ PAYLAŞIYORUM...

https://www.youtube.com/watch?v=220-9FqI86A


14 Ağustos 2016 Pazar

FETO'nun YENİ TAKTİKLERİ

Darbe sonrasında darbeye destek veren TSK içindeki Nato subayları aynı zamanda Feto subayları olduğunu ve NATO askeri üstlerinin tehlike arz ettiğini başta Darbe'nin planlandığı İncirlik üssünün kapanmasının gerektiğini dile getirmiştim. NATO şu an kendi adamları FETO ve DAEŞ'in korunması için Türkiye'de benim gibi ne kadar NATO FETO DAEŞ muhalifi varsa ve eli kalem tutan insanlara maşalarının SOSYAL MEDYA hesapları üzerinden ve aracılığı ile saldırmaya başladı.

Şu an yeni FETO taktiği olabildiğince "Ben Fetocu değilim bu fetocu, ben daeşçi değilim bu daeşçi" söylemlerinin yayılmasını sağlıyorlar. Önceki taktikleri etraflarına bakın ne söylüyorlardı ablaları "Ay ben bi Rüya gördüm Sayın Cumhurbaşkanımızın yüzü kapkaraydı, düşmanları onu eline almış" diyerek RTE'nin hakkında bile halkın kafasında şüphe uyandırıyorlardı. 

Şimdi kendi izlerini yok etmek için FETOcu değilmiş gibi görünerek çevrelerinde FETO aleyhine kim varsa olumsuz propaganda yapmaya ve hatta şikayet etmekteler. Devlet aslında kimin FETOcu olduğunu çok iyi biliyor. Bunların derdi Devleti oyalamak, izlerini kaybettirmek soruşturmaları itibarsızlaştırmak ve arkasından utanmadan "Devlet Fetocu olmayanları bile hapse attı ne zalim devlet" demek. İşte bu ve bunun gibi hainlerin dilleri her yere dönmektedir. Amaçları OHAL ortamından en az zaiyatla çıkmak yargıyı oyalamak ve izlerini kaybettirmek.

Peki devlet ne yapmalı?

Asılsız boş iftira atanların aslında kendisinin FETOcu olduğunu araştırmalı, böyle yaparsa asıl kimin fetocu olduğunu bilir.

Gün geçmiyorki bir FETOcuyu ülkemizin önemli Siber Ordusu Ayyıldız Tim açığa çıkartmasın. Komedyen Atalay'ın Fetocu olduğunu Ay Yıldız Tim olmasa bilebilir miydik? Asla bilemezdik. Elimizde kanıt yok adam kendisini REİSCİ diye tanıttı hatta 15 temmuzda daha REİS söylemeden biz sokağa çıktığımızda bu adamlar daha sonra Demokrasi mitinglerinde sahne aldı.

Benim Devlete tavsiyem Fetocu olmayanlara iftira atanların FETO'yla bağlantılarını araştırması. Bu şekilde hem boş ihbarda bulunan ve yargıyı polisi oyalayan Fetocular yakalanır hemde OHAL'de daha az emek harcanarak daha fazla FETOCU bulunur.

TÜRKİYE'NİN RUSYA İLE İTTİFAKI STRATEJİK Mİ TAKTİKSEL Mİ?

Darbe sonrası Türkiye'de oluşan NATO, ABD, AB ve BATI karşıtlığı hızla artmakta Türk halkı darbenin açıkça arkasında olan ve yalandan ağız ucuyla darbeyi kınayan ve hükümetin yanında olduğunu yine yalandan söyleyen batılı ülke ve ittifaklardan iğrenmeye başladı. 50 yıldır AB kapısında bekletilen hakkı olan vize serbestiyetini bile 72 şarta bağlayan FETO'nun darbesine NATO subayı statüsünde olan askerlerin katılması bir yandan NATO subayı olup diğer yandan FETO askeri olan hain subayların itirafları gün geçmiyor ki Türk halkını sinirlendirmesin.

Şu an İŞİD Suriye'de yenilmeye başladı çünkü İŞİD'e aktif ve gizli destek veren NATO İncirlik askeri üssünü kullanamıyor. Üsse giriş çıkışlar yasak. İncirlik askeri üssünde darbe planlayıcısı 50 CIA ajanının mahsur kaldığı söyleniyor. Gülen verilene kadar da o 50 darbe planlayıcısı ajanında mahsur kalacağı söyleniyor. ABD Genel Kurmay başkanı geldi o ajanları kurtaramadı deniyor.

Darbe esnasında Türkiyeyi ilk arayan ve NATO'nun bu darbesinden endişe duyan Vladimir Putin'di ve Erdoğan'a ilk yurt dışından gelen kişi de Kazakistan devlet başkanı Nazarbayevdi. Yine İran'dan siyasetçiler Türkiyeyi ziyaret ettiler. Aslında İran bile darbeden endişe etti çünkü Türkiye Suriyeleştirilseydi sıra İran'ın parçalanışına gelecekti bu nedenle İran Erdoğan'ın darbeden kurtulmasına sevindi.

Rusya ve İran ilişkilerine darbe vurmak amacıyla Arap Baharı ayaklarıyla çıkartılan Suriye iç savaşının asıl müsebbibi İngiltere'dir. İngiliz siyasetini takip ederek derin strateji saçmalıklarıyla İngilizlere destek veren ve aslında gizli bir Erdoğan Muhalifi olan Davutoğlu'da Suriye savaşının tetikleyicisi ve suçlularındandır. En az Britanya AB ve ABD kadar suçludur Davutoğlu. 2011 yılında bu savaşın Rusya'nın Tartus'tan çıkartılma amaçlı olduğunu ve Rusya'nın oradan asla çıkmayacağını ama Türkiye Rusya İran ilişkilkerine darbe vurmak için bu savaşın suni olarak İngiliz Londra stratejisi olduğunu belirtmiştim. Zaman malesef beni haklı çıkarttı. Tartusun daha nerede olduğunu bile bilmeyen o zamanki yazarlar bunu çok daha sonra köşelerine taşıdılar. 

Uludere olayında Emniyet istihbarattaki Fetocular TSK içindeki FETOculara verdikleri istihbaratla katliam yaptırdılar. Bir askerin burnu kanamazken amaç PKK'nın tekrar savaşa başlamasını sağlamaktı. Bununla Türk ekonomisine darbe vurmaktı. Dünya tarihi Gülen ve adamlarından daha hain bir kitle görmemiştir henüz.

Darbeden önce yazdığım ve Rusya'daki generallerin bazılarının da rus çeteleri aracılığı ile pekala Rus uçağının amblemlerini boyayla kapatıp TSK içinde de FETOculara bu uçağı vurdurabileceğini ve Rus Türk ilişkilerini baltalayarak Erdoğan'ın en sağlam destekçisi ile arasını açıp Erdoğan'ın yalnızlaştırılma çabası olduğunu da yazmıştım. Bunlar darbe sonrası daha iyi anlaşıldı. Rusya Şubat Ayında Fetocuları ciddiye almaya başladı, yavaş yavaş uçağı onların düşürdüğüne emin oldular. Yoksa Putin asla Erdoğanla tekarar masaya oturup bu kadar samimi pozlar vermezdi. 

Türkiyenin şu andaki Rusya İran yakınlaşmasını nasıl okumalıyız öyleyse?

1-Rusya ve İran Batı ve İngiliz İllüminatisi tarafındqan hedefe alındı. Ekonomileri petroldeki arz fazlalığı ile batırılmaya çalışılmakta. (Daha önce Britanyanın arz fazlasını nasıl yaptığını Kyoto anlaşmasını nasıl kullandığını yazmıştım).

2-Suriye yüzünden tüm İslam dünyasında çok berbat bir duruma düşen ve yalnızlaşan Rusya ve İran'ın Türkiye ile yakınlaşması hem Suriye üzerinde devam eden İngiliz ve Davutoğlu siyasetinin son bulması anlamına gelmekte. Davutoğlu ve sığ siyaseti olmadan Türk dış siyaseti çok daha iyi bir noktaya kesinlikle gelecektir.

3-Günlerdir İncirlik üssü pasif durumdayken NATO işide destek götürememektedir bu yüzden İŞİD Suriyede geri çekilmeye başladı. Gülen'in 1 ay daha Türkiyeye verilmemesi demek NATO'nun işide 1 ay daha destek verememesi demek bu ise Suriyede iç dengeleri değiştirecek.

4-Erdoğan'ın son Rusya ziyaretinden sonra Suriye'de ABD ve BAtı devre dışı kalmaya başlamışlardır ve İngilizler Kuzeyden incirlikten giremediği İŞİD'e destek olayına Kıbrıstaki Dikel'ya İngiliz üssünden ve Ürdün topraklarını kullanarak Güney Suriyeden İŞİD'e askeri lojistik destek veremeye devam etmektedir. Bu ise Türkiye'nin Suriye'de İngiliz ABD ve NATO desteği alan İŞİD'e karşı Rusya ve İranla beraber hareket etmesine yol açma ihtimalini ortaya çıkartmıştır. Türkiye'nin Rus ve İranlılarla beraber Suriye savaşını bitirecek olması ABD istihbaratçısı Darbenin planlayıcısı ve Darbe başarısız olunca Helikopterle Yunanistana götürülen CIA bilirkişisi ikinci Kissenger olan Graham Fuller'ı inanılmaz korkutmaktadır ve Suriye'den Türkiye çekilsin beyanatında bulunmuştur.

5-Türk Akımı projesi ABD ve Britanyanın asla istemediği İsrail'in kendi gazına alternatif olacağı için hiç ama hiç istemediği projeydi. Rusya Putin'in darbe gecesi Erdoğanı aramasının meyvasını Erdoğan'da Pilotların ailesinden özür dilemesinin meyvelerini mutlaka yiyecekler. Tarih boyunca Rusyaya fazla güvenilmemesi gerektiği düşünülmektedir, zaten başta Davutoğlu ve Arınç gibi isimler bu nedenle Erdoğan'na ve doğu siyasetine karşı çıktılar. Ancak Rusya ve Türkiye iki komşu ülke ve ilişkileri düşünülenden çok daha güçlü, zira onbinlerce çift var evlenen.Türkiye Rusyanın gazına , Rusya Türkiyenin boğazlarına, tarımına, sahillerine, sanayisine muhtaç. Bu ortaklık Taktiksel olmaktan çok stratejik ortaklık olmalıdır.

6-Türkiyenin kendi gücü ve bağımsızlığının korunması için; a) Kesinlikle Nükleer güce ihtiyacı var. b) Nükleer silahlara ihtiyacı var. c) Nükleer silahlarını en az 20.000 km uzağa atabilecek füze teknolojisine ihtiyacı var. Bunu Türkiyeye sağlayacak olan asla NATO değildir, ABD ve Britanya hiç değildir. Bu ülkeler ve bu pakt Türkiyenin asla dostu değil düşmanıdır. Bunu artık Türk halkıda devletide çok iyi anladı.

7-Kuşkusuz bu ittifaka Türkiyede karşı çıkanlar sadece Feto değil FETO ideolojisi ve dini bakışaçısına sahip diğer bir çok F Tipi cemaatlerdir. Devlet şu anda Darbeyi lanetleyen ama kendi adları asla FETO'nun ölüm listesinde olmayan bu cemaatlere dikkat etmelidir. Bu cemaatler her an ABD ve Britanya ile iş birliğine hazırdır ve ruhlarını bile satarlar. Çünkü Allahtan korkmadan yanmaz kefen satan bir kafa vatanı bile satar.


Darbeden kaç gün geçti BATILI liderlerden hiç biri hala Türkiyey geçmiş olsuna gelmedi. Tüm BATI Medyası Şeytani İllüminatinin elinde. Erdoğan ve PUTİN hedefteki iki adam. Hadislerde anlatılan Deccal varsa ki bu bana göre kesinlikle tek gözlü piramit ile sembolize edilen darbecilerin cebinden çıkan 1 dolardaki Deccaliyettir. Eğer bir mehdi varsa bu BATI'ya ve İLLÜMİNATİYE kafa tutan ve neye kafa tuttuğunu tam olarak bildiğini sanmadığım Mehdiyeti temsil eden Deli(!) Erdoğandır. Deccaliyete karşı duran Mehdi ise ona yardımcı olacak İSEVİYET ise olsa olsa ancak PUTİN olur. Bu nedenle Erdoğan ve PUTİN Türk Rus ortaklığını taktiksel değil stratejik düşünmek zorundadır. Türk halkı Batıya ve deccaliyete karşı artık Rusya ile stratejik ittifaklık yapmaya kendisini alıştırmalıdır....

Rabbim ülkemizi şeytanın ve dostlarının şerrinden korusun....



11 Ağustos 2016 Perşembe

PUTİN ve ERDOĞAN GÖRÜŞMESİNİN SONUÇLARI VE ETKİLERİ

Rusya, kendi uçağını düşüren unsurun FETO/NATO ortaklığını Şubat ayında öğrendiğinden itibaren yavaş yavaş bu haberleri değerlendirdi. TSK içinde FETO/NATO yapılanmasının 15 Temmuz'da ki darbesinden sonra Rusya aslında kendisinin ve Türkiye'nin ne çeşit bir tuzağa düşürüldüğünü üzüntüyle gördü. Gerçekten Rusya ve Türkiye Londra tarafından AB ve ABD kullanılarak yalnızlaştırılması sağlanacaktı. İki ülke birbirine düşürüldükten sonra Kissenger denen itin Putin'in yanına gidip "3. güç olarak Türkiye'yi oluşturmaktasın Erdoğan'a destek vermen Rusya'nın çıkarına değildi zaten, onun sonu geliyor" sözlerine rağmen Erdoğan halk tarafından ne denli sevildiğini ve hatta Erdoğan'ın Fas'tan Endonezya'ya Tataristan'dan Somali'ye kadar sevildiğini iyice gördü.
Erdoğan'ın kendisinin bile farkında olmadığı gayri resmi Halifelik gücü tüm Sünni alemi bağlayıcı bir güçtür. Bu gücün Nükleer güçten bile büyük bir etkisi olacaktı. Çünkü Rusya'da 30 milyona yakın olan ve nüfusu gittikçe artan ve Putin'e %97 oranında destek veren Müslüman Rus vatandaşlarının desteğinin de kaybedilmemesi gerekliydi.

Şii İran'la ilişkileri zaten iyi olan Rusya, Sünni dünyanın lideri olan Türkiye ve Erdoğan ile gücüne güç katacağını çok iyi biliyordu. Bu nedenle bu görüşme Putin'in en önem verdiği görüşmeydi çünkü karşısında sadece Türkiye Cumhurbaşkanı yoktu, aynı zamanda İslam dünyasının en sevilen lideri ve ona Batı'yla mücadelesinde en büyük desteği verecek adam birazdan elini sıkmaya gelecekti. Sadece siyasi bir liderle değil aynı zamanda aslında gayri resmi İslami dini bir kişilikle el sıkışacaktı. Kimsenin asla anlamadığı bu heyecanın nedeni işte buydu...

Görüşmeler Rusya'nın eski başkenti St Petersburg'ta oldu. Burası Rusya'nın sadece eski başkenti değil kültürel ve Rus kişiliği en belirgin olan bir başkentti. Sanatsal ve estetik bir yerdi. Ayrıca Erdoğan Konstantin Saray'ın da ağırlandı ki bu Rusya'nın ve Putin'in bu görüşmeye ne denli önem verdiğinin işaretiydi.

Peki gelelim bu görüşmeyi okumaya;

1-Adnan Menderes yıllar önce ABD ve Britanya'Ya karşı Rusya ile beraber yürümenin sinyalini verir vermez darbeyle şehit edilerek öldürüldü. Erdoğan'ın özrüyle başlayan yumuşama Batı'yı telaşa sürükledi. Uçak kumpasıyla yalnızlaştırılan ve paylaşılacak olan Türkiye'yi Rusya'nın ses çıkartmayacağı şekilde bitirmek istiyorlardı. ÖZÜR TAM ZAMANINDA VE HAYATİYDİ.

2-Rusya Erdoğan'ın mert ve halk desteği almış biri olduğunu ve Kissenger itinin planını geçte olsa anlamış bu yarım ağızla yapılmış özrü hemen kabul etti. Erdoğan'ın darbeyle yenilmesini asla istemedi ve kara gün dostu olduğunu her şeye rağmen Kurtuluş savaşında ve şimdi yine göstermişti. Rusya aslında Nato'dan daha güvenilir bir müttefik olduğunu Türkiye ve Türk halkına kanıtlamıştı.

3-AK Parti içinde Erdoğan siyasetine düşmanlar zaten bu yakınlaşmayı asla istemediler çünkü o AKP liler emirleri ABD den ve LONDRA'dan almaktaydı. Korkaklar da Erdoğan'a tavır aldı. Bunların arasında Müslüman görünümlü Başkabakanlık yapan hainler bile vardı. Allahtan RTE zamanında onun politikalarına RET getirdi de Türkiye uçurumun eşiğinden döndü. Bu kesim bu ziyaretle büyük bir darbe aldı.

4- Rus Türk ilişkilerinin gelişmesini, Türkiye'nin bağımsız ve güçlü bir devlet olabilmesi için Rusya'yı asla es geçmemesi gerektiğini hatta AVRASYA bloğunda yer alması gerektiğini Kemalist Milliyetçi Subaylarda çok istiyordu ki bunlardan bazıları FETO kumpasından kurtularak 15 Temmuz'dan sonra görevlerine iade edildi. Bu kesim halk desteği olan ve sevilen mert Erdoğanla Batı'ya ve FETO'ya karşı başlayan bu mücadeleyi de sonuna kadar destekliyor. Bu görüşme bu kesimi de kesinlikle memnun etmiştir. Bu kesimin Devletle beraber yürüyüşüne büyük destektir.

5-Uçak krizinden sonra kendisini Türkiye'ye karşı Rusya'nın dostu gibi gösteren FETO'ya, Rusya'nın onların gerçek yüzünü Uçak krizinde asıl sorumlu pislikler olduklarını öğrendikten sonra asla yüz vermedi. Rusya'nın Erdoğan'dan yana tavır alması da FETO'ya büyük bir darbeydi. Rusya FETO demenin NATO demek olduğunu öğrendiği için artık dış siyasetinde Kissenger ve FETO kumpasından kurtuldu. Çünkü Rusya bile TSK içinde onların ne denli güçlü olduğunu sonradan öğrenmişti.

6-Türk Akım'ı projesinin, Akkuyu Nükleer santralinin gerçekleşmesi demek Rus ve Türk iş dünyasının eskisinden daha güçlü olacağının işareti. Akkuyu Nükleer santrali NATO'yu korkutmakta çünkü Türkiye çok yakın bir zamanda kendi gücüne güç katacak NÜKLEER KITALARARASI BALİSTİK füze teknolojisinide kolaylıkla alabilecektir. Bir zamanlar ABD nin 90'lı yıllardaki sözde sosyal demokrat CHP li dış işleri bakanı aracılığı ile yapılan baskısıyla yok edilen Kazakistan'ın Nükleer Silah gücüne bu büyük katkı sağlayacaktır.

7-Ne olursa olsun bu darbe sonrasında Türkiye ve Türk halkı kesinlikle FETO destekçisi NATO'dan uzaklaşmıştır. Aylardır Erdoğan aleyhine bıkmadan usanmadan yapılan yanlı ve yanlış yayınlar yüzünden NATO ve BATI Türkiyeyi kaybettiğini anlayacak. GÜLEN'in teslim edilmemesi ise bunu dah da derinleştirecek.

8-Suriye'de sorunun karmaşıklaşmasına ve oluşmasına neden olan başkent kesinlikle LONDRA'dır. Londra siyasetini takipçiside 2011 yılında FETOcu müsteşarlardır. O müsteşarlar Suriye'deki savaşta NATO'nun siyasetinin takip edilmesini sağladığı için ayrıca suçludur. Sadece VATAN HAİNİ değil Suriyede İngiliz siyasetinin takip edilmesini sağladığı için ÜMMET HAİNİDirler.

9-CIA'nın Yunanistan'a kaçırılan Ajanı Graham Fuller, Türkiye'nin Suriyeden çekilirse daha kolay çözüm olacağını iddia etti. Bu alçak şerefsiz pislik bu saatten sonra ABD ve LONDRA'nın Suriyede elinin zayıflayacağını çok iyi anladı. Bu nedenle içindeki temenniyi strateji olarak tavsiye ediyor. Ona sözüm şu, kendi k.çını kurtardı kaçtı ama hala girişleri kapalı olan onlarca darbeci CIA Ajanı ne olacak İncirlikten çıkabilecek mi? Darbe öncesi aileleri ABD ye yollanmasaydı aileleriyle beraber mahsur kalacaklardı. Sadece bu bile ABD nin Darbeyi bildiği yönettiği bu yüzden haber vermediğini anlamamıza aptal değilsek sağlar...

10-Rusya Azerbaycan ve İran görüşmesinde Türkiye yoktu ama aslında gönül olarak vardı. Rusya İran ve Türkiye Avrasya işbirliği ekseninde NATO'nun gücünü kesinlikle zayıflatır. Türkiye bir yandan Rusya ve Avrasya ekseniyle ilişkilerini güçlendirirken diğer yandan NATO'dan yavaş yavaş kopmalıdır. Çünkü NATO olduğu sürece ülkemizin bağımsız ve güçlü olması mümkün değildir. Bunun en büyük kanıtı NATO'nun ortak silah üretiminde KNOW HOW'ı Türkiyeye vermeye yanaşmamasıdır.

11-Rusya Suriye de olan savaş yüzünden SÜNNİ dünyada Şİİ yanlısı gibi görünüyordu. Suriye sorununu Türkiye ile beraber çözmesi demek PKK sorununun da çözülmesi anlamına gelir. İŞİD'in gücü abrtılmaktadır İŞİD'in tüm gücü dünyanında bildiği gibi Londra ve Washingtondan gitmektedir. Orta Doğu bundan sonra Batı'ya kapanacaktır. Sömüremeyen ABD kendi derdine düşecek kısa zamanda eyaletler arası savaşlar çıkacaktır. Çünkü milli birliğini kurduğu terörist örgütlerle sağlamaktadır ABD.

12-Bu anlaşma başta Enerji olmak üzere Tarım Sanayi, İnşaat vb tüm sektörlerde canlanma demek. İlerde AVRASYA Birliği kendi ortak parabirimini oluşturma kararını gerçekleştirirse durum AB ABD ve LONDRA için çok daha kötü olacaktır.

Kuranda bulunmayan ve bazı hadislerde bulunan MEHDİ konusu gerçekse bu kimliği ve kişiliği en iyi ERDOĞAN taşımaktadır. MEHDİ'nin MESİHle iş birliği yaparak tek gözlü deccalı yok etmesi konusu ise burada oturmaktadır. Putin İseviyeti temsil etmekte. İkisi, doların üzerinde bulunan tek gözlü Deccal'ı (Şeytani İllüminati) yok edecekler inşallah...

Rabbim bu dava da yar ve yardımcımız olsun...

9 Ağustos 2016 Salı

Hz Muhammed'in Eğitim Metodolojisi ve İslami Pedagojik Anlayışının Temeli ve Analizi

Hz Muhammed'in eğitim anlayışının ip uçlarını kurmuş olduğu ilk Kuran Evi olan Müslüman İllüminatinin (İslami Aydınlanmanın) hücre evi Erkam'ın Evi'nden biliyoruz ve kendi ev halkına davranışından anlıyoruz.

Çocuk sahabeler olan Hz Zeyd, Hz Fatıma, Hz Ali, Hz Aişe'ye davranışı nasıldı? Diğer Mekkeli ve Medineli Müslüman ve yahudilere davranışı nasıldı?

Bu yazımda bunu anlayacağız ve inginç tespitlerde bulunacağız.

Daha önce Zeyd'in adının neden ZEYD diye isman Kuran'da adı geçen tek sahabe olduğunu ayrıntısıyla yazmış Tv'lerde bunu söylemiş ve Hz Muhammed'İn Mezarı Neden Medine'de diye Müslüman İllüminati kitabımda da ZEYD konusunu açmıştım. Ancak konu çok önemli ve Zeydle de ilgili olduğu için burada da vurgular yapmak zorunda kalacağım.

Bilindiği gibi Zeyd köle olarak Yemen'den çocuk kaçırıcıların kaçırıp Hz Muhammed'e sattığı bir çocuk. Hz Muhammed onu satın alır almaz hemen özgür bıraktı. Onu yanında evladı veya kardeşi gibi tuttu. Peki aklımıza şu soru gelebilir. "Hz Muhammed madem o kadar iyi birisi neden Zeyd'i yanında tuttu? Neden onu ailesine bulup götürmedi? Neden Zeyd'in yurdundan uzakta kalmasına razı geldi?

İşte bu sorular esaslı sorular. Malesef İslam dünyasında soru sorulması sorgulanması günah sayıldığı veya hoş karşılanmadığı için Müslümanlar İslam coğrafyasının gönül sınırlarını daha geniş alanlara yayamadılar.

Hz Muhammed'den kaçtane idi?
1- Arap Muhammed
2-Erkek Muhammed
3-Haşimi Muhammed
4-Kul Muhammed
5-Peygamber Muhammed
6-Arkadaş Muhammed
7-Baba Muhammed

Uydurulan Muhammed Kimlikleri
1-Kainatın Efendisi Muhammed
2-Kainatın yaratılış sebebi Muhammed
3-Nepotik Allahın Şefaatçi Muhammedi


Size bir kaç çeşit Muhammed örneği sunmam gerekiyordu çünkü son üçü geleneksel İslamın uydurduğu ve asla ilk yedi Muhammed'e bakamadığı onu anlayamadığı içinde sünneti penis derisinden veya odun ucundan, tabak kenarındaki aryan yemeklerden başka kısımda aramayıp bunu Sünneti Seniye sanma zavallığından kurtulunmadığı için görülememiştir. Oysa ilk 7 Muhammed tamamen Hz Muhammed'in Kişiliğini ve gerçek varlığını ortaya koymuştur.

1- Arap Muhammed: Mesela Hamza'nın katledildiği ve burnunun ağzının yanaklarının ve kalbinin kesildiğini gördüğünde "Derhal hepsinin ölülerine aynısını yapın " diyen kinci bir ARAP şahsiyeti ortaya çıkar. Ancak bu şahsiyet Kuran'la vahiyle uyarılır ve yapacağı şeyden vazgeçer.Hz Muhammed'in sakalı, saçı cübbesi vb tüm geleneksel Arap kıyafetleri sünnet değildir. Çünkü bunun benzeri Ebu Cehil'de ve Ebu Lehab'de de vardı. O dönemde sürekli traş olabilmek için jilet ve su pek yoktu. Peki bu konudaki Sünnet neydi? Elden geldiğince Müşrik ve Münafıklardan farklı olmak demektir. Mesela Alija İzzetbegoviç ve tüm boşnaklar sakallarını traş eder neden? Çünkü geleneksel Ortodoks Sırplar sakal bırakır da bu yüzden.

2-Hz Muhammed kendisinden yaşça büyük bir kadınla evlendi ve zengin bir kadındı o. Ayrıca onun vefatından sonra da bekar yaşamamış o zamanki Arap örfüne göre çok kadınla evlenmişti. Bazı hadislerden anladığımıza göre de "Bana bu dünyada en çok Namaz ve Kadınlar sevdirildi" derken bir erkek olarak cinsel hayatının da gayet renkli geçtiğini evliliğindeki kadın sayısından ve değişik ırklardan evlenmesinden bilmekteyiz. Ancak bu o dönem için yadırganacak bişey değilken işin tuhaf tarafı günümüzde erkeklerin bir çoğu zenginse ikinciyi üçüncüyü imam nikahıyla almakta yada dini yanı pek umursamıyorsa bir kaç tane sevgilisi olmaktadır. Hz Muhammed'in erkek yanını ve bulunduğu topluma göre gayet normal sayılan ve savaşlar dolayısıyla azalan erkek nüfusu ve dul kalan ve yetim çocuklarla ortada kalan kadınların sosyal güvence açısından evliliğe olumlu bakmalarıda sosyal yapı göz önünde bulundurulduğunda gayette normal sayılabilir. Ancak bu konu Türkiye'de şu an ki örfle adetle asla bağdaşmaz. Şu anki örf bağdaşmıyor diye de asla Hz Muhammed'in o dönem için normal olan evliliklerini saçma sapan eleştirilerle itibarsızlaştırmaya kalkmakta doğru olmaz. Şunun altı çizilmesi lazım; Hz Muhammed o kadar çok evlenmesine rağmen hiç bir eşini dövmemiş ve hiç birisine asla hakaret etmemiş kalplerini kırmamıştır. Onlara ev işlerinde yardımcı da olmuştur ki bunu kolay kolay Türk erkekleri Kürt erkekleri yapmaz. Ancak onlar Hz Muhammed'in kalbini defalarca kez kırmışlardır. Bu Hz Muhammed'in bir KOCA olarak eğitim yanını ortaya koymaktadır.

3-Hz Muhammed Haşimi soyundandı ama asla kendi kabilesi olan Haşimilere torpil geçmedi. Hatta Kuran Haşimi amcasının cehenneme atılacağını haber verir ama Yemenli Zeyd isman Kuranda geçtiği için yücelir. Zeyd, tüm çocukluğu boyunca asla Hz Muhammed'den dayak yememiştir. Hakaret işitmemiştir. Zeyd Abdullah Muhammed'i kendi öz babası anası gibi hatta daha fazla sevmiş asla Yemene gitmemiş ölene kadar İslam için çalışmış çerpışmış ve Şehit olarak ölmüştür. Burada Hz Muhammed'in insanlara yaklaşımının ırk ve klan üzerinden olmadığını net görmekteyiz.

4-Hz Muhammed'in KUL yönü onun kişiliğinin özetidir ve Kelimei şahadette Muhammed ilahlaşmasın Camilerde secde edilen tarafta ismi konmasın, Kainatın efendisi sayılmasın, yaratılışın gayesi diye varlığı asla abartılmasın diye ÖNCE ABDUHU sonra RASULUHU konmuştur. Hz Muhammedin kul yönü onun baba, asker, insan, komşu, dost, arkadaş, eş yönünü tamamen kuşatır. Bu nedenle zaten ölçülü ve dengeli davranma konusunda Mekkenin en iyisi olan Hz Muhammed Peygamberliğin sorumluluğunuda elbette taşır diye Mekke'de elçilik ona verilmiştir. Kul olmak basit bazı ibadetlere sığdırılamaz, belli farzlarla kısıtlanamaz. Kul olmak hayatın içinde dengeli yaşamak, Allah yokmuş gibi hayat sürmemektir. Allahın varlığından dolayı tatmin olmuş bir kalp sukuneti ve sekineti (Allah rızasından başka hiç bir şeyi kaybetmekten endişe etmeme) ile yaşama sanatına KULLUK diyoruz. Malesef bir çok cemaat kendi belirledikleri sınırlar dahilinde hareket etmeyi ve cemaat liderine uyarak yürümeyi Kulluk olarak görmektedir. Cemaatler yazılı kaynakların yaygın olmadığı dönemlerde önemli işler gördüler ama bilgi bu kadar yaygınken Cemaat ancak belli ibadet ritüelleri ile ruhsal orgazm yaşamak için değil yada manevi lezzet peşinde koşmak amacıyla değil yetime ve yoksula yardım ederken bile içi acıyıp tıpkı oruçta olduğu gibi bunu İlahi bir eziyet olarak katlanılması gereken bir konu olduğunu anlamalıdır. Yusuf'un yaşadıklarını biz yaşasak o kadeşleri gebertmiş o iftiracı kadının kafasına da sıkıp Ahmet Kaya gibi olmadan giderdik.

5-Peygamber Muhammed'den anlaşılması gereken var olan mesajın hal diliyle, konuşarak yaşayarak aktarılması konusudur. Bugünkü aktarılmaya çalışılan sarıklı cübbeli kadını siyah torbanın içine koyup gezmek aslında tamamen Yahudi gelenekleri ve hırıstiyan geleneklerine göre yaşamaktır. Zira Çarşaf giyenlere saygı duysamda bu giysinin geleneksel Yahudi ve Hıristiyan giysisi olduğunu ve sıcak çöllere uygun olmayan tamamen eziyet için gelenekselleşen müslümanın uydurduğu bir giysidir. Oysa siyah Kutuplarda giyilir, Beyaz ise çöllerde giyilir. Bu yüzden nica samimi güzel yürekli bacılarımız malesef yaz sıcağında pişmekteler. Keşke beyaz giyseler. Bu arada Medinede asla siyah çarşaflı sahabe annemiz yoktu. Hepsi de beyaz giyiyordu. Yüzleri de görünüyordu. Camilerde çıkıp Hz Ömerin bile yanlışlarını söylüyordu.  Bu arada, Beyaz renk güneşi yansıtır ve serin tutar...

6-Hz Muhammedin arkadaş ve dostluğuda kalp çalmaktaydı. Çünkü zerre kadar kibir ve zerre kadar afra tafra satmak yoktu. Başta FETO lideri olmak üzere hepsinin en çok oturduğunu ve sürekli konuştuğunu görüp bir kere olsun eşit ve adil yaklaşımları göremediğimiz bu türlü davranışları ortaya koyamayan liderlerin kibirleri paçalarından akmakta.
Ebu Zer Hz Muhammedi Darül Erkamda ziyaret eder. İçeri girer bir de bakar ki herkes sohbet içinde gayet samimi mükemmel bir dostluk ortamı ve gözleri Hz Muhammed'i arar acaba hangisi Muhammed der kendi kendine ve kimin Muhammed olduğunu anlayamayınca da "Hanginiz Muhammed?" diye sorar. Bu bir devrimdir. Çünkü yabancı birinin gelip bir mecliste orada kimin lider olduğunu anlayamaması konusu yeryüzünde Peygamberlerin en büyük sünnetiyken biz hala sünnet diye beş parmağımızı kedi gibi yalıyoruz yemekten sonra. Bu kafa Sünnetten ne anlar? Arkadaşını kazılama, ticarette madik atma işte sana en büyük sünnet be yaw...

7-Kızı Fatmaya tek bir tokat vurmayan Hz Muhammed kalbinde kızına karşı nasıl bir sevgi beslediğini bakın kendi kızına ne dediğinden görelim "Babasının Annesi", düşüne biliyormusunuz? yeryüzünde kaç baba kendi kızını annesi gibi severken onu küçültmeden yücelterek ama şımartmadan bu kadar güzel sevebilir?
Kuşu ölen bir çocuğa baş sağlığına giden kaçtane lider vardır şu dünyada?
Zeyd'e ve Ali'ye çocuk değil yetişkin gibi davrandığı için tüm Mekke'nin gençleri Hz Muhammed'in yanına koşar. Biz ne yapıyoruz gençlere? Onları adam yerine koymuyoruz, bişey anlatmıyoruz ama çocuklar büyüdüklerinde de herşeyi bildiklerini sanmalarına da kızıyoruz. Günümüzde Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde Türk yada Kürt olsun gençlerin adam yerine konmadığını görürüz. CIA yıllar önce kurduğu PKK'ya bu konuda eğitim vermiş ve sosyolojik yapının göz önünde bulundurulması sayesinde gençleri adam yerine koyan ve onlara YDG-H da görevler vererek kendi benliklerini Yurtsever diye adlandırdıkları Kürt Faşizmi kolayca yedirilmiş ve her biri üstü örtülü Türk ve İslam düşmanı olmaya itilmiştir.
Gerek FETÖ olsun gerekse diğer birçok F tipi cemaatler yada PKK olsun gençlerimizin bu türlü yanlış yollara girmemesi yukarıda omurgasını anlatmaya çalıştığım hususlarlar ile Muhammedsel bir yaklaşım ile yeni nesillerin Okullarda camide ve kışlada eğitim alması son derece önemlidir. Bu sayede ülkemiz ve İslam coğrafyası daha da güçlenecektir.

Lütfen uçtu kaçtı hikayelere değil başta Kuran ve Kuran'ın ilkelerine uyan kaynaklara ve düşüncelere yönelelim aksi taktirde burnumuz b.ktan kurtulmaz...